Nova-C
Nova kalıntıları, klasik novaların ani füzyon patlamaları sonucunda geride bıraktıkları maddelerden veya tekrarlayan novalarda meydana gelen çoklu püskürmeler neticesinde oluşan bulutsu yapılardır. Bu yapılar, kısa yaşam süreleri boyunca yaklaşık 1000 km/s gibi yüksek hızlarla genişleyen kabuklar oluşturur. Oluşan bu soluk bulutsular, genellikle ana yıldızlarından yansıyan ışıkla aydınlanır; örneğin Nova Persei 1901‘in küresel kabuğunda gözlemlendiği gibi. Bazı durumlarda ise T Pyxidis sisteminde olduğu gibi, genişleyen kabarcıklarda hapsolmuş enerji bu yapıların görünürlüğünü sağlar.

Nova kalıntılarının oluşumu için genellikle ikili yıldız sistemleri gereklidir. Bu sistemler; bir beyaz cüce ile bir ana kol yıldızı, altdev veya kırmızı devin etkileşimi ya da iki kırmızı cücenin birleşmesi sonucu meydana gelir. Bu yapısal dinamikler nedeniyle, tüm nova kalıntılarının ikili yıldız sistemleriyle ilişkili olduğu kabul edilmektedir. Teorik olarak bu durum, bulutsu şekillerinin hem merkezdeki ana yıldızların özelliklerinden hem de novalar tarafından dışarı püskürtülen maddenin miktarından doğrudan etkilendiği anlamına gelir. Bu çeşitlilik, nova bulutsularının geometrik formlarını astrofizikçiler için oldukça ilgi çekici bir araştırma alanı haline getirmektedir.

Nova kalıntıları; süpernova kalıntıları veya gezegenimsi bulutsularla karşılaştırıldığında çok daha az enerji ve kütle içerirler. Bu düşük enerji yoğunluğu nedeniyle, bu yapılar genellikle sadece birkaç yüzyıl boyunca gözlemlenebilir durumdadırlar. Ancak günümüzde CCD gibi gelişmiş görüntüleme teknolojileri ve farklı dalga boylarında gerçekleştirilen kapsamlı gözlemler sayesinde, yeni keşfedilen novalarda çok daha fazla nova kalıntısı tespit edilebilmektedir.
Görsel Kaynağı: Wikimedia Commons