İlk kez yönetmen koltuğuna oturan Alex Ullom, bu bitmek bilmeyen yolculukla çağımızın tarifsiz huzursuzluğunu gözler önüne seriyor. “It Ends”, türün sınırlarını aşan, genç neslin korkularını en iyi şekilde yansıtan bir yapım.
Horror (dehşet) türü, izleyicilerin sınıflandırmakta zorlandığı bir alan. Filmleri belirli akımlara ayırmak bazen zihinsel olarak tatmin edici olabilir; örneğin, vücut dehşeti, slasher filmler veya “yükseltilmiş” horror gibi. Ancak bu sınıflandırma, bazı durumlarda esnek olmayan bir yaklaşıma yol açabilir. Özellikle filmin içeriği çok geniş veya çok spesifik olduğunda.
Zaten, son zamanlarda başarılı olmuş filmlerin (örneğin, “It Ends” hakkında Slant Magazine’deki röportaj) “Gen Z horror” olarak etiketlenmesi üzerine tartışmalar başladı. Bazıları, bunun Hollywood’un genç izleyicilerin ilgisini çekerek kar elde etme çabasının bir sonucu olup olmadığını sorguluyor. Bu filmlerin başarısının basit bir formüle dayanabileceği ve bu formülün sürekli ilgi ve büyük gelir sağlayacağı düşüncesi kolayca ortaya çıkabilir. Ancak “It Ends” gibi yapımlar, türün basit sınıflandırmalara meydan okuduğunu gösteriyor.
Yönetmen Alexander Ullom, “Slant Magazine’deki röportajında“, “Backrooms” ile yapılan karşılaştırmaların, “Gen Z’nin nereye gittiği konusunda kesin bir yön olmadığı” gerçeğini yansıttığını belirtiyor. Ayrıca, “Bu geçiş halindeki durumun rahatlatıcı olduğu çünkü bu durumun artık bizim varoluş biçimimiz haline geldiği” ifade ediyor. Bu, filmin temelindeki kaygıları özetleyen ve genç yetişkinliğe adım atan bir grup arkadaşın, sonsuza dek sürecek bir yolda ilerlediği hikayeyi anlatıyor.
Seyircileri, bekledikleri gibi yalnız ve Sisyphean (sürekli tekrar eden) bir kaderle karşı karşıya olacaklarını ima ederek, “It Ends” geniş bir gece gökyüzü, ağaçlar ve terk edilmiş beyaz bir cip ile başlıyor. Daha sonra, hikayeye farklı bir zaman diliminde dahil oluyor; karakterler apartman kompleksinin önünde park edilmiş aynı araca biniyor (izleyicilerin aşina olacakları bir manzara). Yeni mezun olmuş Day (Akira Jackson), Fisher (Noah Toth) ve James (Phinehas Yoon), gerçek dünyaya adım atıyorlar. Yüksekokul arkadaşı Tyler (Mitchell Cole) onlara yolculuklarında eşlik ediyor. Sohbet ederken, Tyler ormanlık bir yola sapıyor ve grup, yolculuğun asla sona ermeyeceğini fark ederek paniğe başlıyor.

Başlangıçta beklenen kafa karışıklığı ve korku hakim; karakterler, yolculuklarında yönlerini bulmak için arabayı durdurduklarında, ormandaki gizli kalmış kişilerin saldırısına uğruyorlar. Bu durum, yoğun bir gizem ve bilinmezlik duygusu yaratıyor. Ancak bu atmosfer, zamanla farklı bir korkuya dönüşüyor: sonsuz monotonluk. Anlaşılmaz kaosun norm haline geldiği, kabusların gündelik hayatın bir parçası olduğu durumlarda ne olur? Cevap basit: hiçbir şey olmaz. Kendi ölümünüzün kaçınılmazlığı karşısında ironik danslar yapın; telefonlarınızda absürt memler paylaşın; çaresizliğinize rağmen bağırın. “It Ends”, horror türünün her zaman iyi yaptığı şeyi yansıtıyor: dünyadaki kaygılarımız hakkında korkuyla yüzleşmek için bir alan yaratmak.
Filmin genç oyuncularının karakterleri, geçmişleriyle ilgili ipuçları vererek, bu durumun onlara nasıl etki ettiğini gösteriyor. Tyler’in üniversiteye gitmemesi nedeniyle yaşadığı dünya yorgunluğu, Day’in intihar düşünceleriyle mücadelesi ve James’in hayatı hakkındaki önceden belirlenmiş planlarının onu cevaplar aramaya itmesi gibi detaylar, karakterlerin derinliğini ortaya çıkarıyor. Film, oyuncularından duygusal bir yolculuk bekliyor ve onlar da bunu başarıyla yerine getiriyor.

Filmin görsel dili de bir dönüşüm geçiriyor; ilk yarısı, gerilim dolu anları yansıtan yoğun yakın çekimler, karanlık gece aydınlatması ve hızlı düzenlemelerle dolu. Ancak karakterler, ormanın mantığını anlamaya başladıklarında, görsel tarz değişiyor. Film daha aydınlık hale geliyor, orman 2010’ların sonlarının popüler gençlik filmlerinin sıcak atmosferini yansıtıyor ve tempo yavaşlıyor. Derin odaklanma bazen monoton bir etki yaratabiliyorken, yönetmenin görsel anlatımda karakterlerin durumlarıyla olan ilişkilerinin nasıl değiştiğini ifade etme çabası açık.
“It Ends”in temel alegorisi, toplumun temellerinin çökmekte olduğu bir zamanda yetişkinliğe adım atmak anlamına gelen karmaşık duyguları yansıtıyor. Film, sektörün bu yapımı ve benzerlerini “Gen Z horror” kategorisine dahil etmesi olası olsa da, horror türünün her zaman iyi yaptığı şeyi gösteriyor: dünyadaki kaygılarımız hakkında korkuyla yüzleşmek için bir alan yaratmak.

“It Ends”, şu anda sinemalarda.
Kaynak: Inverse