Amerika Birleşik Devletleri Tüketici Bilgi Bürosu ve Amerika Birleşik Devletleri Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre, 2026 yılının Haziran ayında, 22 ila 27 yaş arasındaki yeni mezunların işsizlik oranı %5.7’ye ulaşmıştır. Aynı yaş grubundaki gençlerin genel işsizlik oranları ise %7.2 olarak kayıtlara geçmiştir. Bu oranlar, tüm çalışanların işsizlik oranının (%4.7) üzerinde bulunmaktadır.
Ancak durum bundan da karmaşıktır. Birçok Gen Z’li genç, iş görüşmelerine katıldıklarında, defalarca mülakata çağrılmakta, uzun süren deneme süreçlerinden geçirilmekte veya hatta alım yapan uzmanlar tarafından tamamen göz ardı edilmektedir. Medyada sıklıkla, gençlerin iş bulma sürecindeki hatalarına odaklanılırken, alım yapan uzmanların davranışlarının da gençlerin umutlarını kırmadığına dair yeterince vurgu yapılmamaktadır.
Gençler, iş görüşmeleri sırasında ve sonrasında çeşitli engellerle karşılaşmaktadır. Bu durum, bazıları tarafından “son darbe” olarak algılanabilecek bir beklenti yaratmaktadır.
“En can sıkıcı olan şey, bir iş görüşmesi veya ön eleme için geri çağrılmak, kendime ilgi gösterildiğini duymak ve ardından bir hafta ya da iki hafta boyunca tamamen göz ardı edilmek,” diyor Atlanta’da yaşayan 23 yaşındaki iş arayan Patrick Daniel.
Daniel, referanslarını gönderdikten, alım uzmanıyla iletişimde kaldıktan ve hatta şirketi hakkında bilgi sahibi olduğunu gösterdikten sonra bile, bu şekilde karşılandığını belirtiyor. Bu tutarsız deneyim, Daniel’in iş arama stratejisini önemli ölçüde etkilemiştir. Son bir yıldır, daha çok networking (kişisel ağ kurma) ve yüz yüze iletişimlere odaklanmayı tercih etmektedir.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın