Yapay zeka (YZ) alanında, Avrupa Birliği (AB), küresel ölçekte kapsamlı bir yasal çerçeve sunan ilk düzenleme olan YZ Yasası ile öncülük ediyor. ABD ise henüz federal düzeyde bir yasa çıkarmamış olsa da, yürütme kararları, kurumların rehberlikleri ve eyalet düzeyinde çıkarılan yasalarla bu alanda faaliyet göstermekte. İlk bakışta ABD’nin daha aktif gibi görünse de, YZ yasalarının ağırlığı değerlendirildiğinde tablo değişiyor. Örneğin, Kaliforniya’daki bir “derin sahte” düzenlemesi ile AB’deki yüksek riskli YZ sistemleri konusundaki düzenleme aynı seviyede görülmemelidir. Tek bir AB maddesi, onlarca eyalet yasasının toplamından daha fazla yasal etkiye sahip olabilir ve tüm sektörler üzerinde sonuçlar doğurabilir.
Her iki sistemin de açıkça yasakladığı teknolojiler karşılaştırıldığında da farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Örneğin, AB YZ Yasası’nın 5. maddesi, sosyal puanlama, kamu alanlarında gerçek zamanlı yüz tanıma, iş yerlerinde duygu tanıma ve profil temelli suç tahmini gibi sekiz kategoriye ait YZ uygulamalarını yasaklamaktadır. Bu kategorilerdeki bazı kullanımlar, örneğin acil durumlarda kayıp kişileri bulmak için yüz tanımaya izin verilmesi gibi istisnalara tabi tutulmuştur.
Buna karşılık, ABD federal hükümeti herhangi bir YZ teknolojisini doğrudan yasaklamamıştır. Daha önce yürürlükte olan yönetim, federal kurumları ve mahkemeleri, kiracı seçimi veya konut fırsatlarını duyurma gibi belirli YZ uygulamalarına odaklanmıştır, ancak altta yatan araçları yasaklamamıştır.
YZ’nin olmadığı bir içerik düzenlemesi de mümkün değildir. Bu nedenle, telif hakkı yasaları da YZ düzenlemelerinin bir parçasıdır. ABD, dört faktörlü “adil kullanım” doktrinini kullanırken, AB ise 2019 tarihli DSM Direktifi kapsamındaki istisnaların kapalı bir listesine dayanmaktadır. AB YZ Yasası’nın 4. maddesi, hak sahipleri tarafından aktif olarak engellenmemiş veriler üzerinde ticari YZ eğitimi yapılmasını sağlamaktadır. Bu durum, Atlantik Okyanusu’nun diğer tarafında geçerli değildir.
Ekonomistler, ilgili düzenlemeleri ürünün fiyatına eklediği maliyetlerle ölçmektedir. Özellikle işe alım, kredi puanlama veya sağlık hizmetleri gibi yüksek riskli YZ modelleri için, AB YZ Yasası uyumluluğunun sektörlerde önemli artışlara neden olduğu tahmin edilmektedir.
ABD’de, yıllık uyum maliyeti 50.000 ila 150.000 ABD doları arasında olup, bu maliyetler büyük ölçüde YZ eğitimi ve dağıtım için veri mimarisi ile ilgilidir ve Kaliforniya Tüketici Gizliliği Yasası gibi eyalet gizlilik yasalarından kaynaklanmaktadır. Bu kapsam dışındaki eyaletlerde ise uyum yükümlülüğü doğrudan YZ yasaları yerine, veri yönetimi düzenlemelerinden kaynaklanabilir.
Bu ölçüte göre, yüksek riskli YZ sistemleri için AB’de YZ’nin piyasaya sürülmesi ABD’ye kıyasla yaklaşık iki ila üç kat daha maliyetlidir. Bu durum, 2008 ile 2021 yılları arasında Avrupa’da kurulan ve tek boynuzlu at (bir milyar dolarlık özel şirket) olarak kabul edilen şirketlerin yaklaşık %30’unun Avrupa Birliği dışına taşınmasına ve bugün ABD merkezli YZ şirketlerinin küresel YZ risk sermayesinin yaklaşık %75’ini çekmesine neden olmuştur. Bu durum, Avrupa şirketleri için ise sadece %6’lık bir paya sahiptir.
Denas Grybauskas, Oxylabs’in yönetim kurulu başkanı ve strateji sorumlusudur. 4 Eylül Pazartesi günü saat 11:59 PT’de sona erecek olan En Yenilikçi Şirketler Ödülleri için erken kayıt süresi dolmaktadır. Başvurunuzla öne çıkın.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın