Son aylarda, henüz geliştirme aşamasındaki obezite ilacı retatrutide’in korsan versiyonları, alışveriş merkezlerindeki sağlık merkezlerinden sosyal medya pazaryerlerine kadar her yerde görülmeye başlandı. Axios’un haberine göre, bu ilaç henüz Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından değerlendirilmediği gibi onay da almadı; bu durum, ABD genelindeki kamu sağlığı uzmanlarını alarma geçirdi.
Farmasötik dev Eli Lilly tarafından geliştirilen retatrutide, üç farklı metabolik yolu aynı anda etkileyen bir ilaç. Bu yollar arasında, bilinen GLP-1’in yanı sıra, GIP ve glukagon reseptörleri gibi daha özel hücre proteinlerini de içeren iki farklı mekanizma bulunuyor.
Bu üçlü etki kombinasyonunun amacı, hastanın iştahını azaltmak, vücudun insülin seviyelerini kontrol altına almak ve yakılan kalori miktarını artırmak.
Obezite ilaçlarına ilgi duyanlar için bu özellikler oldukça cazip olabilir. Ancak, erken dönem sonuçları umut verici görünse de, Lilly’nin kendi yatırımcı duyurularında belirtilen ortalama 71.2 poundluk kilo kaybı rakamları, özellikle kâr odaklı bir ilaç şirketinden gelen bilgilere şüpheyle yaklaşmayı gerektiriyor.
Şu anda piyasada bulunan retatrutide versiyonlarının güvenilirliği ise büyük bir soru işareti. Lilly’nin FDA başvurusu 2027 yılına kadar planlanmış durumda; bu da şu anki tüm versiyonların son derece riskli olduğunu gösteriyor. Tıp araştırmacıları, retatrutide’i laboratuvar tedarik şirketlerinden temin edebilirken, ABD’de hiçbir sağlayıcı, bu ilacın kilo verme amacıyla reçete yazmaya yetkilendirilmemiş durumda.
Korsan versiyonlara yönelmek ciddi sonuçlar doğurabilir. ABC Australia’nın haberine göre, sahte bir retatrutide şişesinin kullanımı, bir hastada ciddi karaciğer hasarına yol açtı. Hasarın nedeni, “kontamine” bir partiden kaynaklanabilir; ancak klinik testlerin erken aşamalarında olduğu için Avustralya sağlık yetkilileri kesin bir teşhis koyamadı.
Kesin olan bir şey var: düzenlenmemiş peptitlerin kullanımı bazı ciddi riskler barındırıyor. Hastayı tedavi eden karaciğer nakli uzmanı Marie Sinclair, kullanıcıların “sarılık belirtileri gösterebilir ve bu durum hastalar için çok korkutucu olabilir; aynı zamanda ciddi rahatsızlıklara yol açabilir” dedi.
Eli Lilly, sahte versiyonları satan çeşitli sağlık merkezlerine, bir eczaneye ve diğer ilaç satıcılarına karşı altı dava açtı.
Collaborative for Evidence-Based Medicines’in ilaç uygulamaları konusunda uzmanı ve öğretim üyesi John Hertig yaptığı açıklamada, “Umut verici olmak, kanıtlanmış olmak anlamına gelmez” dedi. Ayrıca, yeni bir tedavinin yarattığı heyecan ve tüketici talebi, ilacın güvenli ve etkili kullanımının nasıl sağlanacağına dair gerekli bilimsel verilere ulaşılmadan önce piyasaya sürülmesini haklı çıkaramaz.
Hertig’in devamında yaptığı açıklamada, “Hastalar, titiz araştırmalarla desteklenen tedavilere ihtiyaç duyarlar; henüz bilimsel çalışmalar tamamlanmadan pazarlanmaya sunulan ürünlere değil” dedi.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın