Geçtiğimiz hafta, şirketin CEO’su Garrett Langley, yapay zeka destekli gözetleme ağının kötüye kullanılmasına ilişkin bağlantı“>Washington Post tarafından yayınlanan bir soruşturma sonucunda ortaya çıkan en az 50 olayın ardından “piyango” bir özür dilemişti. Bu olgular, polis memurlarının Flock‘un kameralarını kadınları takip etmek için kullandığını gösteriyordu.
Ancak bağlantı”>Vanity Fair ile yaptığı bir röportajda günler sonra, Langley, Nancy Guthrie’nin kaçırılması olayının, şirketin kameraları tarafından çözülebileceğini ima eden bir yorum yaparak alaycı bir tavır sergiledi. Bu açıklama, ülkenin dört bir yanındaki şehirlerin bağlantı”>Flock ile olan sözleşmelerini iptal etmeye başladığı bir dönemde yapıldı.
Medya kuruluşları, Flock’un bu konudaki düşüncelerini ve daha birçok soruyu öğrenmek isterken, şirket işbirliğine yanaşmıyor. Sorulara yanıt vermek yerine, iletişim ekibi Çarşamba günü itibarıyla gazetecilere, “iyi zamanlanmış” bir “molaya” ihtiyaç duyduklarını bildiren e-postalar gönderdi. Bu e-postada tuhaf bir hafifletme çabası da yer alıyordu.
“Flock ile iletişime geçtiğiniz için teşekkür ederiz. Medya ekibimiz şu anda ‘çimlere dokunuyor’ ve mola veriyor,” deniliyordu e-postada. “Kameralarımız gibi, biz de 7/24 çalışamayız, bu yüzden atıştırmalık yapıp tutarlı cümleler kurma yeteneğimizi yeniden kazandığımızda size geri döneceğiz.”
Bu sevimli ve tuhaf tonun arkasındaki amaç neydi? İletişim uzmanları neden bu kadar garip bir kendini küçümseyen retoriğe başvurdu? Amaç, kurumsal gözetleme devletinin yüzsüz yapısının da insanlar tarafından işletildiğinin hatırlatılması miydi?
Flock’un iletişim ekibine hak vermek gerekirse, gerçekten de çok şeyle uğraşıyorlar. Şehirdeki toplantılar, Flock sistemlerinin konuşlandırılmasına şiddetle karşı çıkan sakinlerle dolup taşıyor. Aktivistler kameraları söküyor veya engelliyor ve bir sosyal medya kampanyasıyla Halloween’in, kostümlü insanların kameraları hedef aldığı devasa bir “De-Flock” partisine dönüştürülmesi bağlantı”>yaygınlaşmış durumda.
Kameralar sadece masum insanları takip etmek için değil, aynı zamanda aşırı tepki veren polis müdahaleleriyle rastgele kişilere de neden oluyor. Örneğin, bir bağlantı”>gazeteci bu durumdan muzdarip olmuştu. ICE ve Sınır Devriye ekipleri, deport edilecek kişileri bulmak için Flock ağına erişebiliyor. Ayrıca, Flock’un araç plaka okuyucuları olduğunu iddia etmesine rağmen, kameralar genellikle konut alanlarında ve topluluklarda bağlantı”>görülüyor ve hatta bağlantı”>havuzların üzerinde bulunuyor.
Evet, belki de Flock’un iletişim ekibindeki “sevimli” çalışanlar, bu durumları 7/24 savunma çabalarından dolayı bir mola vermeye ihtiyaç duyuyor. Kimin istemez ki?
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın