Amerika Birleşik Devletleri’nde başarılı toplu taşıma sistemlerinden bahsederken, çoğu zaman New York ve Chicago gibi büyük şehirlerin akla gelmesi kaçınılmaz. Ancak, ülkenin geri kalanındaki kamu ulaşımının mevcut durumu göz önüne alındığında, bu durum bir stereotip oluşturuyor. Peki ya, bu tür dünya standartlarında raylı ve otobüs sistemlerini ülkenin dört bir yanına yaymanın bir yolu olsaydı?
İşte tam da böyle bir yol var ve bunun için sadece bir imza yeterli.
Transportation Research Part A: Policy and Practice dergisinde yayınlanan, Amerikan ve Çin araştırmacıları tarafından ortaklaşa yürütülen yeni bir çalışmaya göre, federal fonlar toplu taşıma sistemlerine yapılan yatırımlar, yolcu sayısını ve ulaşılabilirliği etkileyen en önemli faktör.
Çalışmada, 2010 ile 2019 yılları arasında ABD’deki 417 kentsel alanın gelişimi incelenmiş ve üç farklı model kullanılarak, farklı kaynaklardan sağlanan fonların küçük, orta ve büyük metropollerdeki yolcu sayıları ve ulaşım imkanları üzerindeki etkileri ölçülmüştür. (ABD Federal Toplu Taşıma İdaresi, küçük kentsel alanları 50.000 ila 199.999 nüfus arasındaki yerleşimler olarak sınıflandırırken, büyük kentsel alanların nüfusu 200.000 veya daha fazla kişidir.)
Araştırma, tüm büyüklükteki şehirlerdeki yolcuların federal fonlardan faydalandığını gösterse de, hükümet sübvansiyonlarının büyük şehirlerde “küçük veya orta ölçekli gelişmekte olan ulaşım pazarlarında” olduğu kadar etkili olmadığı tespit edildi. Bu bölgelerde, sübvansiyonlar daha küçük kuruluşların araç filolarını genişletmesine ve kaynak havuzunu artırmasına yardımcı oluyor.
“Büyük metropol alanlarında, eklenen her bir doların yarattığı yeni yolcu sayısı, küçük veya orta ölçekli bir şehirdeki kadar değil,” Houston Üniversitesi’nde Endüstriyel ve Sistem Mühendisliği alanında Yardımcı Doçent olan ve çalışmanın ortak yazarlarından biri olan Kailai Wang, yaptığı açıklamada belirtti.
Araştırmacılar, bunun New York veya San Francisco Körfezi gibi metropollerdeki şehir ve eyalet hükümetlerinden sağlanan fonların önemini azaltmadığını vurguluyor. Aksine, özellikle şu anda araç kullanmaktan başka alternatif sunmayan küçük, gelişmekte olan şehirlere yönelik federal fonların büyük önemini vurguluyor.
Bu tür ulaşım seçenekleri hayata geçirildiğinde, sadece yolcular değil, tüm şehirler de trafik sıkışıklılığını azaltarak, emisyonları kontrol altına alarak ve düşük gelirli sakinlere uygun fiyatlı bir alternatif sunarak fayda görecek. Elbette bu, federal vergi gelirlerinin küçük bir kısmının belirli şehirlere yönlendirilmesi anlamına gelebilir; ancak her yıl savaş için 1,5 trilyon doların üzerinde harcayan bir ülke olarak, Amerika Birleşik Devletleri kesinlikle bunu karşılayabilir.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın