Singapur’daki araştırmacılar, silikon çiplerin aksine, bilgi işlem için yaşayan insan nöronlarını kullanan yeni nesil bir veri merkezi prototipi geliştirdi.

Proje, Ulusal Singapur Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin (NUS Medicine) öncülüğünde başlatıldı. Üniversite, prototipin geliştirilmesi için veri merkezi şirketi DayOne ve biyolojik bilişim start-up’ı Cortical Labs ile iş birliği yaptı.
NUS Yaşam Bilimleri Enstitüsü’nde kurulan Biyolojik Veri Merkezi, 20 adet CL1 biyolojik bilişim ünitesinden oluşuyor. CL1, dünyadaki ilk ticari ve kodlanabilir biyolojik bilgisayar. 800.000 laboratuvarda yetiştirilmiş insan beyin hücresinden güç alıyor.
NUS Tıp Fakültesi Nörobilim profesörü Rickie Patani, bu sistemin dünyadaki ilk bağımsız olarak çalışan, biyolojik entegrasyona sahip sunucu olduğunu belirtti. “Bu ortaklık, bilişimin nasıl algıladığımızda ve daha geniş bilimsel potansiyelinde gerçek bir değişimi temsil ediyor,” dedi.
Geleneksel veri merkezleri, silikon işlemciler ve genel amaçlı merkezi işlem birimlerine (CPU) dayanır. Genellikle, bulut bilişim, web barındırma ve veritabanı depolama iş yüklerini yönetmek için standart hava soğutma sistemleri kullanılır.
Biyolojik bilişim ise, veri işlemede “wetware” yani biyolojik materyalleri kullanır. Bu, kök hücrelerden yetiştirilen yaşayan nöronlardan oluşur. Nöronlar, mikroelektrot dizileri aracılığıyla bilişim donanımına bağlanır. Bu bağlantılar, elektriksel sinyallerin biyolojik hücreler ve dijital sistemler arasında iletilmesini sağlar.
Bu yaklaşımın iki önemli avantajı bulunuyor. Patani, “Yaşayan insan nöronlarını kök hücrelerden yetiştirerek ve bunları titiz bir mühendislikle birleştirerek, sadece silikona daha verimli bir alternatif oluşturmuyoruz; aynı zamanda öğrenme ve adaptasyonun biyolojik kaynaklarını anlamamıza yardımcı olacak bir platform yaratıyoruz,” diye ekledi.
Ekip, sistemi 6 Ağustos’ta sergiledi. Etkinlikte, mikroelektrot dizisi entegrasyonu ve gerçek zamanlı sinir ağı aktivitesi gösterildi. 80’den fazla misafir, CL1 ve Cortical Cloud ünitelerinin çalışmasını gördü.
NUS Tıp Fakültesi, yaşayan hücrelerin bakımını sağlayacak uzmanlığı sağlıyor. Ekip, nöronları yetiştirecek ve Patani’nin gözetiminde bakımlarını yapacak. Araştırmacılar, biyolojik bilişimin, geleneksel dijital bilgisayarların gerektirdiği güç miktarının çok daha azıyla çalışabileceğine inanıyor.
Bu durum, yapay zeka teknolojilerinin veri merkezi elektrik tüketimini artırdığı bir dönemde önemli olabilir. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre, veri merkezlerinin elektrik talebi 2025 yılında %17 arttı.
Cortical Labs’a göre, bu teknoloji özellikle sınırlı miktarda verinin bulunduğu durumlarda yapay zekayı tamamlayabilir. Yaşayan sinir sistemleri, sınırlı bilgiden öğrenme ve koşullar değiştikçe uyum sağlama yeteneğine sahiptir.
Cortical Labs’ın kurucusu ve CEO’su Hon Weng Chong, “Bu, insanlığın ihtiyaç duyduğu teknolojiler için daha sürdürülebilir bir yol sunmakla ilgili,” dedi. Ayrıca, bu teknolojinin ilaç keşfi, insansı robotik, siber güvenlik ve sahtekarlık tespiti gibi alanlarda potansiyel uygulamaları bulunuyor.
Ayrıca, bu teknoloji nörolojik hastalık araştırmalarını destekleyebilir ve yeni ilaçların geliştirilmesini hızlandırabilir. DayOne CEO’su Jamie Khoo ise, projenin biyolojik bilişimin pazara sunulmasına yardımcı olabileceğini belirtti.
“Dünyanın en sürdürülebilirlik odaklı pazarlarından birinde, dünyaca ünlü ortaklarla, öncü bilimsel araştırmaları pratik etkiye dönüştürmeye katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz,” dedi.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın