1903 yılında Dayton, Ohio’daki iki kardeş, uçakların uçabileceği fikrini kanıtladı. Bir asırdan fazla sonra, bölgesel ulaşımda sessiz bir devrim, tam olarak aynı topraklarda yeniden canlanıyor.
2017 yılında MIT sınıf projesi olarak doğan ve havacılık alanında faaliyet gösteren startup Electra, Ohio’nun Springfield şehrinde yeni nesil hibrit elektrikli uçak üretimine hazırlanıyor. 850 milyon dolarlık dev bir yatırımla desteklenen şirketin yeni 96 dönümlük üretim tesisi, bölgeye yaklaşık 2000 yeni iş imkanı getirmesi bekleniyor.
Hibrit uçak, kısa pistlerde kalkış ve iniş yapabilmek üzere tasarlanmış. Sekiz adet elektrikli kanat motoru ve küçük, yüksek verimli bir gazlı jeneratör ile çalışıyor. Bu teknoloji sayesinde, uçak 1930 kilometre menzile sahip ve yaklaşık 320 km/saat seyir hızına ulaşabiliyor. Ayrıca, minimal pist gereksinimleri sayesinde, futbol sahaları, otoparklar ve gemiler gibi alışılmadık yerlerden de kalkış ve iniş yapabilmesi mümkün.
“İnsanların 72 ila 480 kilometre arasındaki mesafelerde seyahat etmelerine yardımcı olmak, bu teknolojinin odak noktası,” diye açıklıyor Electra Teknoloji Geliştirme Direktörü Chris Courtin. “Bu, birçok yolcu için sürüş veya ticari uçuşlara göre daha iyi bir seçenek olabilir. Bu aralıkta çok sayıda insan seyahat ediyor ve mevcut kara ve hava ulaşım sistemlerinde büyük zorluklar bulunuyor. Bu teknoloji, bu insanlara önemli faydalar sağlayabilir.”
Şirket, bölgesel hava taşımacılığını yeniden düşünmek için, dikey kalkış ve iniş (eVTOL) konseptleri yerine ultra-kısa kalkış ve iniş (eSTOL) tasarımına odaklanmış. Bu sayede, 150 kilometrelik bir yolculukta yaşanan saatlerce süren trafik sorununu veya aynı mesafedeki ticari uçuşlarda karşılaşılan havaalanı prosedürlerini ortadan kaldırıyor.
Şirketin hibrit tasarımı, burnunda bulunan küçük ve verimli bir gaz jeneratörünü, gövdede bulunan bataryalarla birlikte kullanarak sekiz adet elektrikli motoru çalıştırıyor. Bu sayede oluşan ek hava akışı, kanatlarda “blown lift” olarak bilinen bir etki yaratıyor ve uçağın son derece dar alanlarda kalkış yapabilmesini sağlıyor.
Bataryalar, kalkış için gereken ek gücü sağlarken, ana motor sadece sabit uçuşu sağlamakla görevli. Bu sayede yakıt tasarrufu sağlanıyor ve tamamen elektrikli uçaklara göre çok daha uzun menzil elde ediliyor.
MIT’deki ilk testlerin ardından 2019 yılında kurulan şirket, EL2 adlı iki kişilik prototip uçağıyla konsepti doğruladı. Bu uçak, 2023 yılından bu yana 200’ün üzerinde test uçuşu gerçekleştirdi. Şimdi ise şirketin yeni yatırımları sayesinde, Springfield ve Clark County’deki üretim tesislerinde ticari amaçlı dokuz yolcu kapasiteli uçağın seri üretimine başlanacak.
Electra, geleneksel havaalanları ve tren istasyonlarını atlayarak yolculara önemli ölçüde zaman tasarrufu sağlayacak. Ayrıca, uzak kırsal bölgeleri doğrudan büyük merkezlere bağlayarak, mevcut pist trafiğini artırmadan küçük alanlara iniş yapma imkanı sunacak.
İlginç bir şekilde, uçağın gücü sekiz adet daha küçük pervaneye dağıtıldığı için, diğer uçaklara veya helikopterlere göre çok daha sessiz çalışıyor. Bu sayede hem işletme maliyetleri düşüyor hem de gürültüye duyarlı kentsel ve kırsal alanlar için uygun hale geliyor.
Şirket, önümüzdeki yıl 96 dönümlük bir üretim tesisi inşa etmeyi planlıyor. İlk etapta yıllık 400 adet dokuz yolcu kapasiteli uçağın üretilmesi hedeflenirken, daha sonra bu kapasitenin yılda 800’e çıkarılması planlanıyor.
Şirket, sadece büyük merkezlere yapılacak seferlerin yanı sıra, geleneksel havaalanlarının yerini alarak mevcut futbol sahaları büyüklüğündeki alanların düşük maliyetli yolcu taşımacılığı, kargo teslimatı, askeri lojistik ve insani yardım faaliyetleri için kullanılmasına olanak sağlayacak.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın