
Teknoloji dünyasının devlerinden IBM, geliştirdiği en hızlı kuantum işlemcisi olan Nighthawk r2’yi duyurdu. Bu yeni nesil işlemci, önceki nesle göre 25 kat daha fazla devreye sahip ve 7.500’den fazla kapı barındırıyor. IBM, bu sayede sistemin ölçeği veya doğruluğu üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan işlem hızı konusunda önemli gelişmeler kaydetti ve gelecekteki iyileştirmeler için zemin hazırladı.
Kuantum bilişim, günümüzün en hızlı süper bilgisayarlarının bile yıllar alacağı hesaplamaları saniyeler içinde tamamlayabilme potansiyeline sahip, teknolojinin geleceği. Kuantum bilişimin öncülüğünde, iklim değişikliği, ilaç keşfi, yeni malzeme araştırması, temiz enerji gibi birçok alanda çığır açıcı çözümlerin kapısı aralanacak.
Hem araştırma üniversiteleri hem de start-up’lar kuantum bilgisayarlar geliştirmeye odaklanırken, Google ve IBM gibi ticari şirketler de ticari ölçekte kuantum bilgisayarlar inşa etmeyi hedefliyor. IBM, 2033 yılına kadar bir milyar devreye ve 2000 kübite sahip kuantum bilgisayarlar inşa etme yol haritasını kamuoyuyla paylaşmıştı.
Bu hedefe ulaşmak için önemli bir adım, 100 milyon kapıya sahip, hata toleranslı bir bilgisayarın 200 kübit üzerinde çalıştırılması. Nighthawk r2’nin 2026 yılında 7.500 kapıyla piyasaya sürülmesi de bu yol haritasının bir parçası.
Peki, Nighthawk r2 nedir?
Kuantum bilişimin hızına odaklanırken, genellikle gözden kaçırılan küçük bir gecikme süreci bulunuyor. Bu süreç birkaç mikrosaniye sürüyor ve önemli bir darboğaz oluşturuyor. Bu durum, kuantum devresindeki kübitlerin bir sonraki hesaplama turuna başlamadan önce temel duruma dönmesi gereken “koşullu sıfırlama” olarak adlandırılıyor.
Tam bir sıfırlama için, bir kuantum sisteminin her çalıştırmada yüzlerce mikrosaniye boşta kalması gerekiyor. Nighthawk r2 ile IBM, koşullu sıfırla işlemi, yüksek dinamik aralıklı bir bağlantı aracılığıyla gerçekleştirilen “dağıtıcı sıfırlama” yöntemiyle değiştirdi. Bu yöntem sayesinde, programlanabilir bir bağlantı, her kübiti istenildiği anda temel duruma getirebiliyor. Bu sayede, kübitin enerjisini ne kadar süre koruyabildiği (T1) 200 mikrosaniyeden yaklaşık 25 nanosaniyeye düşürülüyor.
Her kübitin bağlantı aracılığıyla ayrı olarak kontrol edilebildiği için, komşu kübitleri etkilemeden her bir kübit ayrı ayrı sıfırlanabiliyor. Bu sayede, devre çalıştırmaları arasındaki boşta kalma süresi en fazla bir mikrosaniyeye düşürülüyor ve işlem hızı Heron’dan 25 kat daha hızlı olan 100.000 devre/saniyeye ulaşıyor.
Daha Hızlı ve Daha İşlevsel
Bilim insanlarının uzun zamandır belirttiği gibi, hızın tek başına yeterli olmadığı bir gerçek. Daha yüksek işlem hızı, aynı zamanda hesaplamalarda daha fazla hata oluşma riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum, elde edilen sonuçların güvenilirliğini azaltabiliyor.
IBM’in yeni kuantum işlemcilerindeki daha hızlı sıfırlama işleminin bir diğer avantajı da, sistem her çalıştırmada temel durumda başladığı için başlatma hatalarında %25’lik bir azalmaya yol açması. Ayrıca, bu işlemci, çoğu kübitin dört komşu kübite bağlı olduğu kare ızgara mimarisine sahip, bu da önceki nesillere göre bir iyileştirme.
IBM, Nighthawk r2 kuantum işleminin sadece devreler arası değil, aynı zamanda çalışma sırasında da dağıtıcı sıfırlama özelliğini kullanabildiğini ve bu sayede verimlilik artışı sağladığını duyurdu. Daha yüksek devre hızı, aynı kaynak tahsisiyle daha fazla iş yükünün tamamlanabilmesi anlamına geliyor, bu da araştırmacılar için büyük bir avantaj.
IBM ayrıca, Nighthawk r2 kuantum işleminin artık Quantum Platform üzerinde kullanıma sunulduğunu bildirdi.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın