Son bir yönetim kurulu toplantısında, bir üye “medya ilişkilerine ağırlık vermeliyiz” önerisinde bulundu. Bu öneri üzerine ortam gerildi; çünkü çoğu kişi için “medya ilişkileri“, yanıltıcı pazarlama taktiklerinin eş anlamlısıydı.
Konu olan şirket, gerçekten etkileyici teknik işler yapıyor; bu işler, şirketin bulunduğu kategoriyi tanımlayacak nitelikte. Ancak, bu başarıdan haberdar olanlar sadece şirketin yakın çevresiyle sınırlı.
Toplantıda daha sonra, kurucudan şu soruyu sordum: Daha önce, benzer bir teknik başarıya ulaşan başka birileri oldu mu?
Kurucu, “Hayır,” diye yanıtladı. “Bu, dünya çapında bir ilk olacak.”
Derin teknoloji ve fiziksel yapay zeka (AI) alanlarında faaliyet gösteren birçok kurucunun, teknik başarılarıyla övünmek yerine, pazarlama becerileriyle değerlendirilmekten endişe duyduğunu görüyorum.
Yazılım dünyasında, satış ve pazarlama materyallerinin ürünün yeteneklerini aşması yaygın bir uygulamadır. Hatta, bu strateji genellikle ürün-piyasa uyumunu test etmek için teşvik edilir. Ancak, bu yaklaşımın uç noktalara taşınması, ciddi hatalara ve hatta dolandırıcılığa yol açabilir. Cluely gibi, yıllık gelir rakamlarını yanlış beyan eden; Delve gibi, sahte uyumluluk denetimleri iddialarıyla karşı karşıya kalan ve en infamusu ise Theranos gibi şirketler, pazarlamanın altyapısını oluşturacak somut verilere sahip olmamasının tehlikelerine dair önemli dersler sunmaktadır.
Birçok kurucu, sessiz kalarak teknolojinin kendisinin konuşmasını umuyor. Ancak, sessizlik bir strateji değildir ve kendi risklerini de beraberinde getirir. Bir şirket, pazarlama faaliyetlerine girişip girmeyebileceğine bakılmaksızın, insanlar şirketi hakkında bir fikir edinirler; ancak bu fikir, daha az bilgiye dayanır. Bu risk, ürünlerin olgunlaşması yıllar alabilen ve pazarın henüz kategoriyi anlamadığı teknoloji şirketleri için özellikle yüksektir.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
[…] […]