Küçük yaşlardan itibaren çoğumuza aşılanan özgüven ve kendi kendine yeterlilik alışkanlıkları, okul yıllarından üniversite dönemine kadar birebir çalışmaya dayalı bir eğitim sistemiyle pekişiyor. Grup çalışmaları oldukça sınırlı ölçüde yapılıyor ve bir öğrencinin yardım istemesi durumunda öğretmenler de cevabı kolayca vermiyor; çoğu zaman dolaylı yanıtlar vererek öğrencilerin yardım isteme isteğini kırıyorlar. Bu alışkanlıklar öyle derinlere yerleşiyor ki, yetişkinlik ve iş hayatına girildiğinde bile sürdürülüyor. İşte tam da bu nedenle, ciddi bir yardıma ihtiyaç duyulan anda insanlar ne istediklerini sormaya alışkın değil ve burada bazı ipuçları yol gösterici olabiliyor.
Bir projede yardım istemekte çekincelenmenin temel nedenlerinden biri, insanların hayır demesinden korkmak. Bu noktada kendinize sormanız gereken ilk soru, tam tersi bir durumda sizden biri aynı yardımı istese ne yanıt vereceğiniz. Çoğu zaman iyi bir iş arkadaşı olarak yardım etmeyi göze alacağınızı görürsünüz. Bu yüzden insanların sizden yardım istediğinde size hayır diyeceğini varsaymak doğru değil.
Yardım Etme Eğilimi Beklentiden Çok Daha Yüksek
Aslında araştırma sonuçları, insanların başkalarına yardım etmeye beklediğimizden çok daha istekli olduğunu gösteriyor. Cornell Üniversitesi sosyal psikoloji profesörü ve araştırmacı Vanessa Bohns ile çalışma arkadaşlarının yürüttüğü araştırmalar, insanların yardıma çok daha açık olduklarını ortaya koyuyor. Bu bulgu, birinin sizden hayır demesinden korkarak yardım istemeyi bırakmanız gerektiğine işaret etmiyor.
Yine de hayır deseeler, sizden yardım istediğiniz için size kızmaları olası değil. Yardıma ihtiyacınız varsa yardım isteyin. Sorumluluktan kaçmıyorsunuz; sadece işi tamamlamaya çalışıyorsunuz. İş bir ekip sporu ve başarılarımızın temeli birbirimize dayanmamıza dayanıyor.
Vanessa Bohns, Cornell Üniversitesi Sosyal Psikoloji Profesörü
Bu yaklaşımın ardında, çoğumuzun bir kuruluş için net katkıda bulunan kişiler olmak istemesi yatıyor; yani sadece alıcı değil, aynı zamanda veren tarafta yer almak istiyoruz. Yardım isteklerinizden iyi hissetmenin en iyi yolu, ihtiyaç duyduğunuz yardımı önceden ödemekten geçiyor. Yardım etmeye koşan biri olarak bir ün oluşturmak, bu yolun temelini oluşturuyor.

Yardımı Önceden Ödemek: Yardım Etmeden Yardım İstemek
Bu ilk adım, başkalarının yardım isteklerini kabul etmek anlamına geliyor. Ancak aynı zamanda yardım sunabilecek fırsatları aramak da bunu içeriyor. Kuruluş içindeki insanlara yardım ettiğinizde, yalnızca güvenilir biri olarak görülmemizi sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda diğer insanların üzerinde çalıştığı konuları da öğrenme fırsatı buluyorsunuz. Bu da size özel rolünüzün ötesinde işletmenin diğer yönleriyle tanışmanıza olanak tanıyor. Bu deneyim, ileriye dönük yeni roller ve sorumluluklar üstlenmek istediğinizde size fayda sağlayacak.
Kısacası, özgüvenli bireyler olarak geliştirdiğimiz bu alışkanlıklar iş hayatında bizi yardım istemekten alıkoyabiliyor. Ancak bir iş arkadaşından yardım isterken, insanların yardım etmeye ne kadar istekli olduğunu bilmek bu korkuyu ortadan kaldırabiliyor. Yardım etmek, yardım istemenin de kapısını açan bir döngü oluşturuyor ve bu döngü hem bireysel hem de ekip başarısına katkı sağlıyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.





Söz sizde.
Deneyiminizi, sorularınızı ve katkılarınızı paylaşın. E-posta adresiniz yayımlanmaz.