Caroline Webb, yeni kitabı “Leadership Intelligence: Science-Backed Strategies for Mastering 21 Everyday Management Challenges” (Liderlik Zekası: 21 Günlük Yönetim Zorluğunu Uzmanlaşmak İçin Bilimsel Olarak Desteklenen Stratejiler) üzerinden yöneticilerin günlük işlerinde karşılaştıkları zorluklarla başa çıkarken beyinlerinin doğal çalışma biçimiyle uyumlu hareket ederek daha iyi liderler olabileceklerini aktarıyor. Yönetim danışmanlığı ve koçluğun öne çıkan isimleri arasında yer alan Webb, davranışsal bilimin, insanların nasıl düşündüğü ve zorluklara nasıl tepki verdikleri dair anlayışı artırarak yöneticilerin iş yerinde daha düşünceli, esnek ve etkili olmalarına yardımcı olabileceğini vurguluyor.
Webb, üst düzey koç olarak davranışsal bilimden elde edilen bulguları yöneticilere yönelik pratik önerilere dönüştürüyor. McKinsey & Company’de önce ortak (partner) olarak görev yapan Webb, bugün şirketin liderlik alanında kıdemli danışmanı olarak çalışıyor.
Liderlerin gerçeği anlamak için emek vermesi gerekir
Araştırmalar, insanların yöneticilerinin zorlandıkları ya da işlerin yolunda gitmediği konuları, yönetim yalnızca bilmek istemediklerini ve bunu çözme konusunda yardım etmeyi gerçekten arzuladıklarını çok net biçimde belli edene kadar yöneticilerine anlatmak istemediğini gösteriyor. Bu nedenle liderler, gerçekte neler olduğunu anlamak için çoğu zaman ciddi bir emek harcamak zorunda kalıyor.
Bunun üstüne doğrulama yanlışı (confirmation bias) adı verilen olgu, beynimizin dikkatini zaten gerçek sandığımız şeyleri destekleyen bilgiler yönünde yönlendirmesine neden oluyor. Bu durum, özellikle karmaşık ve yabancı ortamlarda gerçeğin gerçek hikayesini kaçırmanın kolay olduğunu açıklıyor.
“360 derecelik görüş” alışkanlığını geliştirmek
Bu bağlamda Webb, önemli bir konuyu derinlemesine incelediğinizde “360 derecelik görüş” (360-degree vision) adı verilen bir alışkanlığı geliştirmeyi denemenizi öneriyor. Bu alışkanlık, duruma dair tam bir tabloyu elde etmek için dört farklı biçimde görmeye dayanıyor.

Behavioral science can make us better leaders by helping us work with, rather than against, the way our brains naturally operate. With a better understanding of how people think and respond to challenges, we can become more thoughtful, adaptable, and effective at work.
Caroline Webb
Bu yaklaşım, yöneticilerin kendi varsayımlarına körü körüne güvenmek yerine olayları çok yönlü biçimde değerlendirmesini ve böylece daha doğru kararlar almasını hedefliyor. Yönetim alanında uzun yıllardır çalışan uzmanlara göre, davranışsal bilimden beslenen bu tür pratik stratejiler, liderlerin günlük yönetim zorluklarıyla başa çıkma biçimini köklü şekilde iyileştirebiliyor.
Bilimsel temelli yaklaşımın yönetimdeki yansıması
Webb’ın ortaya koyduğu bu beş temel içgörü, 21 günlük yönetim zorluğunu aşmak için tasarlanan kapsamlı çerçevenin bir parçasını oluşturuyor. Yöneticilerin insan davranışının doğasını anlamayı yönetimin merkezine koyması, ekip içinde daha sağlıklı iletişim ve daha sürdürülebilir sonuçlar yaratma potansiyeli taşıyor.
Kitabın odak noktası, soyak teorilerden çok günlük pratik uygulamalara yönelmesiyle dikkat çekiyor. Yönetim dünyasında sürekli güncellenen bekişsel bulgulardan beslenen bu tür yaklaşımlar, yöneticilerin kendilerini ve ekiplerini daha etkili biçimde nasıl yönlendirebilecekleri dair somut bir rehber sunuyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.





Söz sizde.
Deneyiminizi, sorularınızı ve katkılarınızı paylaşın. E-posta adresiniz yayımlanmaz.