Pearson ile American Council on Education (ACE) işbirliğiyle bu sonbahar yayımlanan yeni bir raporda, Amerika’daki üniversite sistemlerinin eğitimini yarım bırakıp geri dönen öğrencilere yönelik stratejileri ve bu süreci canlandırmanın yolları ele alınıyor. Rapora göre, 65 yaş altındaki Amerikalıların 37 milyondan fazlasının bazı üniversite kredilerine (kredili ders saatine) sahip olsa derecesi bulunmuyor; iş gücüne daha fazla nitelikli insan gereken bu dönemde, söz konusu 37 milyon kişi Amerikan işverenleri için değerlendirilmeyi bekleyen en büyük yetenek havuzlarından biri olarak öne çıkıyor.
Bu yetişkinlerin çoğu geleneksel öğrenci kalıbına uymuyor. Veliler, sahada çalışan işçiler, gaziler, bakıcılar ve zaten bir kariyer inşa eden profesyonellerden oluşan bu grup, yükseköğretime yönelmeye hazır olduklarını göstermiş; belirli bir dönemde kayıtlı olmuş ancak hayatın onları eğitimin yolundan çıkarmış. Finansal baskılar, rekabet eden sorumluluklar ve yeterlilik endişeleri genellikle eğitim yolculuklarını ortada kesiyor. Kariyer ilerlemesi, kişisel tatmin ve aile hedefleri ise geri dönüş için güçlü itici güçler olarak öne çıkıyor.
Geleneksel Modelden Uzaklaşma Çağrısı
Rapor, yükseköğretimin zorluğunun net olduğunu vurguluyor: Bu öğrencileri tekrar sisteme kazandırmak istiyorsak, onların gerçekliklerine ilk başta uyum sağlamayan aynı sistemlerin onları geri getirmesini bekleyemeyiz. Onlar için esnek yollar gerekiyor; bu yollar çalışma saatlerini, bakıcı sorumluluklarını ve önceki öğrenme deneyimlerinden kazanılan kredileri göz önünde bulundurmalı. Öğrencilerin hayatlarının geri kalanına dur demeği onların yaşamına uyum sağlayan eğitim modelleri gerekli.
Yıllardır yükseköğretimin büyük bölümü tam zamanlı, kampüs bazlı öğrencilerin ihtiyaçları etrafında şekillenmişti. Ancak eğitimi yarım bırakıp geri dönenler farklı bir yaklaşım istiyor. Üniversiteler bu dönüşü sağlamak için program tesliminde esneklik, daha güçlü veri altyapısı ve önceki öğrenme, iş deneyimi ile askeri eğitimden kazanılanların tanınmasının genişletilmesi gibi üç temel alanda anlamlı adımlar atabiliyor.

Bu öneriler, öğrenci başarısını nasıl düşündüğümüzde temelden bir değişimi temsil ediyor. Bir üniversiteye sekiz yıl önce iş lisansının büyük bölümünü tamamladıktan sonra ayrılan bir profesyoneli düşünün; bugün önemli ölçüde iş deneyimi, işveren eğitim programları ve talep gören teknik beceriler biriktirmiş olabilir. Onlardan baştan başlamalarını istemek mantıklı değil.
Tom ap Simon, Pearson Yükseköğretim ve Sanal Eğitim Başkanı
Rapor, kurumların kanıtlanmış yetkinlikleri tanıyan, lisans tamamlamayı hızlandıran ve öğrenmeyi doğrudan kariyer sonuçlarına bağlayan yenilikçi yollar bulması gerektiğini vurguluyor. Teknolojinin de önemli bir rol oynadığı belirtiliyor; dijital eğitim, yapay zeka ve kişiselleştirilmiş eğitimdaki gelişmeler yükseköğretimi daha duyarlı hale getirebiliyor. Öğrenme deneyimleri artık bireysel ihtiyaçlara uyum sağlayabiliyor, talep üzerine destek verebiliyor ve öğrencilerin kendilerine uygun bir hızda ilerlemesine yardımcı olabiliyor.
Nitelikli İş Gücü İçin Hızlı Bir Çözüm
Bu konunun kampüsün ötesinde de büyük önemi var. Amerika artan bir nitelik (beceri) kriziyle karşı karşıya; farklı sektörlerdeki işverenler yetenek arıyor. Öte yandan milyonlarca yetişkin zaten kısmi üniversite deneyimi ve değerli iş bilgisine sahip ancak yeni fırsatların kilidini açabilecek derecede bir belgeye sahip değil. Eğitimini yarım bırakan öğrencileri tekrar sisteme kazandırmak, iş gücünü güçlendirirken ekonomik hareketliliği de geliştiren en hızlı ve etkili yollardan biri olarak değerlendiriliyor.
Dönüş dönemi eğitimin yalnızca 18-22 yaş aralığına özgü olmadığını hatırlatmalı. Öğrenme ömür boyu sürüyor. Yükseköğretimin bir sonraki nesil liderleri, öğrencilerin yaşamaları boyunca eğitim sisteminin içine ve dışına hareket ettiğini anlayıp sistemleri buna göre tasarlayacaklar. Fırsat büyük; milyonlarca Amerikalı üniversiteye kaydolarak ilk adımı zaten atmış durumda. Bu sonbahar yükseköğretim, onları bitirmelerine yardımcı olmak için ne yapması gerektiğini değerlendirmeli. Cevbin milyonlarca kişinin hayatını zenginleştirebileceği ve iş gücünün ile ekonominin geleceğine yön verebileceği belirtiliyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.





Söz sizde.
Deneyiminizi, sorularınızı ve katkılarınızı paylaşın. E-posta adresiniz yayımlanmaz.