Altı dekettir Polaroid, Seiko ve Apple gibi şirketlerde ürün tasarımı ve üretimiyle uğraşan deneyimli bir tasarım mühendisi, ABD’nin iPhone üretimine yönelik baskıları değerlendirdiği analizinde, bu talebin imkansız olduğunu savunuyor. Yazar, ABD’nin hem tutum hem altyapı hem de kaynak açısından iPhone’ın yerel üretimine hazır olmadığını ve bu mücadelenin onlarca yıl önce kaybedildiğini belirtiyor.
Makalede öne çıkan temel iddia şu şekilde özetleniyor: Amerika Birleşik Devletleri, Çin veya Tayvan ölçeğinde tüketici teknoloisi üretimine yatırım yapmadı. Ülke Ar-Ge, tasarım ve yenilikçiliği önceliklendirdi; düşük kârlı üretim işini ise önemsemedi.
Buzdolabından soğutma teknolojisinden savunma sanayiinere uzanan bir geçmiş
Sovyetler Birliği ile Soğuk Savaş döneminde ABD hükümetinin yaptığı yatırımlar ve sağladığı teşvikler havacılık ve savunma sanayiine yönlendirildi, tüketici elektroniğine değil. Bu süreçte ülkenin üretim tabanı, kitle üretiminden ziyade askeri spesifikasyonlara odaklanan müteahhit şirketlerin egemenliğine girdi.
Tüketici elektronik ürünlerinin üretilmesi ise tam tersine; tedarikçilerden oluşan bir altyapı, rekabetçi işçi maliyetleri, geniş işgücü ve esneklik gerektiriyor. Çin ve Tayvan’daki bu kaynaklar, birçok ABD şirketinin teknoloji alanında dünyayı domine etmesini sağladı. Çin dünyanın üreticisi olurken, aslında dünyanın yenilikçileri olmalarına da yardımcı oldu.
Tasarımdan üretime uzayan yavaş süreç
Yazar, 1966’da Polaroid’e katıldığında yıl milyonlarca satılan tüketici kameraları tasarladığını anlatıyor. Tasarım tamamlandıktan sonra iş iç üretim grubuna devrediliyor; ancak aylar sonra küçük tasarım değişiklikleri talepleriyle geri dönülüyordu. Amaç, birkaç kuruş tasarruf etmekti.

Piyasaya çıkış süresine pek önem vermeyen bu yavaş ve tekrarlayan süreçte yazar, neden agresiv bir tasarım takvimine uymak için bu kadar çok çaba sarf edip de ürünün nihayet sevkiyatına kadar beklemek zorunda kaldığını soruyordu. Analistler ve sektör liderleri, özellikle rekabetçi ve hızlı değişen pazarlarda piyasaya çıkış süresini ürün başarısının kritik bir faktörü olarak vurguluyordu.
Piyasaya çıkış süresi, rekabetçi ve hızla evrilen pazarlarda bir ürünün başarısı için kritik öneme sahip. Biz neden sürecin geri kalanında, tasarım aşamasındak kadar yaratıcı olamadık?
[Analistler ve sektör liderleri]
Bu sorunun ardından yazar, ürünlerin piyasaya daha hızlı çıkışını sağlayacak yollar aramaya başladı.
Mevcut baskı ve gerçeklik
Günümüzde Apple’a iPhone’ların ABD’de üretilmesi yönünde artan baskılar altında, yazar tüm deneyimlerinden hareketle bunun imkansız bir talep olduğunu savunuyor. Ülkenin ne bu tutumu, ne altyapıyı ne de kaynakları mevcut. Kaybedilen bu mücadele geri getirilemez nitelik taşıyor.
Makale, yerel üretim talebinin gerisindeki teknik ve tarihsel gerçekleri; tedarik zinciri, işçi maliyetleri ve üretim esnekliği gibi unsurları öne çıkararak, ABD’ninin tüketici teknoloisi üretimindeki rolünü yeniden gözden geçirmeye çağırıyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.





Söz sizde.
Deneyiminizi, sorularınızı ve katkılarınızı paylaşın. E-posta adresiniz yayımlanmaz.