iPhone‘larda işlevsel hale gelen Siri yapay zekasıyla Google‘ın Gemini asistanını karşılaştırmaya karar verdim. Beklentim tersine çıktı: Kısa bir sürede yeni nesil Siri’nin günlük rutinine daha doğal biçimde yerleştiğini, Gemini’nin ise telefonumdaki diğer uygulamalarla bağlantısı kopuk kaldığını gözlemledim.
Teknoloji haberlerini kapsayan kariyerinde bu türden karşılaştırma denemeleri yapan editörün değerlendirmesine göre, Google’ın yapay zekasının güçlü ve zayıf yönlerinin aslında aynı şeyden geldiği görülüyor. Gemini’nin en dikkat çeken açığı üçüncü taraf uygulamalarla entegrasyon eksikliği.
Google ekosistemi içinde görev yönetiminde son derece başarılı olduğunu belirten editör, son on yılda bu kadar sıkı hizmet bütünleşimini ilk kez gördüğünü söylüyor. Spark’a çok adımlı araştırma yaptırıp bulguları NotebookLM’ye (yeni adıyla Gemini Notebook) aktarabilmek veya Sheets içinde değişiklik yapılmasını istemek için yüzlerce karmaşık formül öğrenmeye gerek kalmadığını vurguluyor.

Ancak üçüncü taraf araçlarla işler değişiyor. Editör, yıllardır kullandığı görev yönetim uygulaması TickTick’e bir ekleme yapmamı istediğinde Gemini’nin bunu reddettiğini, benim için çok sınırlayıcı bulduğum Google Tasks’a kendince karar verdiğini aktarıyor.
Deneyimin tamamen bölgeye bağlı olduğu da vurgulanıyor. Kullandığım deneyimle tam tersi sonuçlar almanız mümkün, çünkü uygulama içi entegrasyonlar tıpkı Google’ın kademeli yazılım yayımlamaları gibi bölgeden bölgeye değişiyor.
Kuzey Amerika’da Gemini; Instacart ile market alışverişi, Angi ile ev hizmeti uzmanı bulma ve Zillow ile kiralık ev turları gibi hizmetlerle çalışabiliyor. Editör bu bölgelerde yaşamadığı için söz konusu araçların günlük hayatında yer almadığını, hatta bunları ancak bu haber için araştırırken duyduğunu belirtiyor.
Google’ın Hindistan pazarını tamamen görmezden geldiği söylenemiyor. Yaklaşık bir milyar aktif Android cihazına sahip olduğu belirtilen pazar, Gemini’nin çok sayıda yerel dilde konuşlandırılması ve Google Pro aboneliğinin bazı operatör paketleriyle sunulması için yeterli sebep olmuş. Yine de editöre göre yapay zeka, evinin dışındaki hiçbir şeyle konuşamamanın verdiği kısırlıkla boğuşuyor.
Editör, iPhone’daki Siri ile Pixel’indeki Gemini’yi yan yana kullanırken iki cihazda belirgin kullanım farkları gözlemledi. Pixel’de Gemini’nin bilgi almak ve Google ekosistemi içinde görev yapmak için kullanıldığını; telefon ekranını okuyup kişisel verilerle birleştirerek sonuçlar gösterebildiğini ve gerekirse Takvim gibi bir Google uygulaması içinde işlem yapabildiğini aktarıyor. Bu da editöre göre, WhatsApp üzerinden mesaj gönderme gibi işleri zaten yapabilen daha doğal bir Google Arama/Asistan sürümü.
Siri’nin ise yalnızca bilgi çekmek yerine doğrudan harekete geçmeye daha hazır hissettirdiği belirtiliyor. TickTick ile günlük görevleri takip ettirebilmek ve her istekte uygulamanın adını belirtmeden bu kayıtları ekleyip yönetebilmek mümkün olurken, sürtünmesiz kullanım hatırlatma uygulamasını açmaktan çok daha doğal bir deneyim sunduğu ifade ediliyor.
Blinkit gibi günlük kullanılan yerel uygulamalarla (Hindistan’ın Instacart karşılığı) çalışan Siri’nin yalnızca sesle sepete ürün eklemeye yardımcı olması, editörün haftada birkaç kez kullandığı bir özellik olarak aktarılıyor.
Geliştiricilerin rolünün de sadece yarı önem taşıdığı vurgulanıyor. Google’ın MCP bağlantılarını etkinleştirmesinin, geliştiricileri otomatik olarak yeni özellikleri hayata geçirmeye yönlendirmeyeceği belirtiliyor; bu durum geliştiriciler için ne kadar değerli olduğuna ve Google’ın belirli pazarlara dair niyetine bağlı.
Google’ın kuralların uygulanmasında tarihsel olarak daha gevşek davrandığı, üçüncü taraf uygulamaların renkli uygulama simgelerini hayata geçirmesinin ne kadar sürdüğü hatırlatılıyor. Apple’ın ise bu alanda daha sıkı olduğunu ve şartları karşılayan uygulamalara App Store’dan tanıtım gibi pasif teşvikler sunduğu; Hindistan ekibinin de yerel geliştiricilerle yakın çalışarak ülkenin en büyük yemek teslimatı hizmetlerinden birinde Siri entegrasyonunu hayata geçirdiği aktarılıyor.
Google’ın da bu konuda yakaladığı belirtilirken, şirketin Amazon ölçeğinde Hint online perakendecisiyle Gemini’i çalıştırmayı planladığı iddia ediliyor. Editör buna umutlu bakmakla birlikte Google’ın gaz pedalına basması gerektiğini, rakibinin yalnızca Apple olmadığını hatırlatıyor.
Yapay zekanın sohbet yeteneğinin artık ayırıcı özellik olmadığı vurgulanırken, 2027’ye girerken yapay zekayı akıllı kılacak şeyin diğer uygulamalar içinde harekete geçme ve bunu ne kadar sorunsuz yaptığı söyleniyor. Claude ve ChatGPT’nin daha geniş uyumluluk ve daha az bölgesel kısıtlama açısından hem Apple hem de Google’ın çok önünde olduğu belirtiliyor.
Google’ın Son uygulama için MCP bağlantılarını etkinleştirdiği, böylece evdeki akıllı cihazların ChatGPT, Claude veya protokolü destekleyen herhangi bir yapay zeka ile kontrol edilebileceği aktarılıyor. Sağlam bir hamle olarak nitelenen bu adımın kurulumunun tutkuncu düzeyinde uğraş gerektirdiği ve Home Premium aboneliğine bağlı olması nedeniyle geniş kitlelere ulaşmanın zor olduğu ifade ediliyor; editör buna klasik “bir adım ilki, iki adım geri” hareketi diyor.
Google’ın yapması gerekenin her pazarda mümkün olduğunca çok ana akım uygulamayı sisteme dahil ederek Gemini’nin günlük ihtiyaçlara yönelik kullanılabilirliğini artırmak olduğunu vurgulayan editör, daha da önemlisi üçüncü taraf araçlarla uygulama içi etkileşimin kullanıcılar için Gmail içinde iş yapmak kadar sorunsuz olması gerektiğini belirtiyor.
Bu sürtünmenin kaldırılmasının Gemini’yi alışkanlıkla kullanmaya yönlendireceğini; yapay zekanın daha verimli bir yol olduğu için kullanılmasını istediğini, rastgele bir sabah bağımlı olacağımı beklemekten çok daha fazlası olduğunu ekliyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.





Söz sizde.
Deneyiminizi, sorularınızı ve katkılarınızı paylaşın. E-posta adresiniz yayımlanmaz.