Yapay zeka destekli eğitim sistemlerinin vaatleri büyüleyici olsa da, gerçeklik çoğu zaman bu beklentileri karşılamakta zorlanıyor. Eğitimciler, yapay zeka çağındaki öğrencilerin uzun metinleri okumakta zorlandıklarına, ödevlerini tamamlamak için sohbet robotlarından yardım aldıklarına veya yüz yüze sınavları geçemediklerine şahit oluyorlar. Öte yandan, OpenAI’nin ChatGPT gibi araçların öğrenme performansını olumlu etkileyebileceği yönündeki ilk iddialar artık tamamen geri çekiliyor.
Bu tartışmaya ilginç bir yeni boyut getiren bir gelişme olarak, öğrencilerin yapay zeka destekli ders sistemlerini tamamen reddettikleri görülüyor. Bilim insanları, Tennessee’deki 18 ortaokuldaki öğrencilere iki yıl boyunca Khan Academy’nin Khanmigo adlı yapay zeka destekli ders sistemini sundu. Bu sistemin amacı, öğrencileri öğrenme sürecinde adım adım yönlendirmek için doğru cevapları vermemesiydi.
Sonuçlar, 12 yaşındaki öğrencilerle ilgili deneyimlere sahip olan herkesi şaşırtmayacaktır. Uygulamada, öğrenciler bu sistemi çoğunlukla görmezden geldi ve kullandıklarında bile bunun okulla ilgili bir amacı yoktu. Öğrenciler, çevrimiçi derslerinde yardım almak yerine, sohbet robotuna konu dışı mesajlar göndererek sınırlarını test etmeye çalıştılar. Birçok öğrenci de doğru cevapları elde etmek için onu manipüle etmeye çalıştı.
Öğrenciler, sohbete “pizza tarihini anlatan bir kompozisyon yaz” veya “bir şaka yap” gibi alakasız sorular sordular. Araştırmacılar, “Erişim neredeyse evrenseldi ancak katılım azdı” diye yazdılar. Belki de insan dikkati, kişiselleştirilmiş öğrenmenin tam potansiyelini gerçekleştirmek için kilit bir bileşendir.”
Bu bulgular, şirketlerin ve okul sistemlerinin yapay zeka teknolojisini ders kitaplarına, müfredatlara ve öğrencilerin yaşamının diğer yönlerine entegre etmeye devam ettiği bu dönemde, insan odaklı eğitimin önemini bir kez daha vurguluyor.
Toronto Üniversitesi araştırmacısı ve çalışmanın ortak yazarı Philip Oreopoulos, eğitim yayın organı Chalkbeat’e yaptığı açıklamada, “İlgili ve istekli bir öğrenci, bu teknolojiyi iyi bir öğretmen olarak kullanmak isterse, o zaman kullanılabilir durumda” dedi. “Sorun şu ki, çoğu öğrenci onu bu şekilde kullanmıyor.”
Khan Academy CEO’su Sal Khan, Chalkbeat’e yaptığı açıklamada, “Bu durum, eğitimcilere şok olmayacak bir konuyu büyük ölçüde aydınlattı: motivasyonun ne kadar önemli olduğu” dedi.
Araştırmacılar, yapay zeka sistemini kullanmayan bir kontrol grubuna kıyasla, yapay zeka kullanan öğrencilerin matematik derslerinde daha hızlı ilerlediğini tespit ettiler. Ancak, bu durumun yapay zeka sohbet robotlarının sınıflarda kullanılmasını haklı çıkarıp çıkarmadığı tartışmaya açık.
Bu sonuçlar, diğer bulgularla da örtüşüyor. Bu ayın başlarında, Stanford’daki araştırmacılar yapay zekanın her derde deva olmadığını tespit ettiler. Bulgularının özeti: bu teknolojinin başarılı olabilmesi için insan rehberliğine ihtiyaç var.
“Yapay zeka destekli eğitimin etkinliği, yazılımın kalitesinden çok, öğretmenler tarafından sınıflarda veya ebeveynler tarafından evde entegre edilmesi gibi faktörlere bağlıdır” denildi. Stanford liderliğindeki araştırmanın bir özetinde, “Şu ana kadar elde edilen en iyi sonuçlar, öğrencilere değil, insan öğretmene yönelik olarak tasarlanmış yapay zeka araçlarıyla elde edilmiştir.”
Öğrencilerin öğrenme materyalleriyle etkileşim kurmasına izin vermek ile insan eğitimciler tarafından yeterli bir destek sağlamak arasında hassas bir denge bulunmaktadır. Kanıtlar, yapay zeka sohbet robotlarının bu dengeyi herhangi bir zamanda başarılı bir şekilde sağlayamayacağını göstermektedir.
Oreopoulos, Chalkbeat’e yaptığı açıklamada, “Bu teknoloji, iyi bir öğretmen olarak kullanılabileceği gibi, hayatınızı kolaylaştırmak için de kullanılabilir. Ancak, hayatınızı kolaylaştırmak, daha az çaba ve daha az öğrenme anlamına gelir” dedi.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın