


Peru’nun görkemli Cordillera Negra Dağları, binlerce yıllık sırlarını ve kadim medeniyetlerin ayak izlerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Peru Ulusal Üniversitesi Santiago Antunez de Mayolo bünyesinde çalışmalar yürüten arkeolog Ilder Cruz Mostacero ve ekibi, bölgede yaklaşık M.S. 1200 yılına kadar uzanan Huaylas yerleşkesine ait önemli bulgulara ulaştı.
Yapılan kazılarda elde edilen veriler, Huaylas halkının sadece hayatta kalmaya çalışan bir topluluk değil, aynı zamanda karmaşık bir sosyal yapı ve ileri düzey bir şehir planlaması içinde yaşayan bir medeniyet olduğunu kanıtlıyor. Kazı alanında gün ışığına çıkarılan seramikler, ölü gömme mimarisi örnekleri ve görkemli monolitler, bölgenin kültürel derinliğini gözler önüne sererken; metal üretim atölyeleri, fırınlar ve hammadde işleme için kullanılan değirmen taşları, dönemin teknolojik kapasitesini açıkça ortaya koyuyor.
Özellikle dikkat çeken bir diğer unsur ise yerleşkedeki altyapı çalışmaları oldu. Binaları birbirine bağlayan yollar ve gelişmiş drenaj sistemleri, Huaylas halkının kentsel planlamaya büyük önem verdiğini gösteriyor. Arkeolog Cruz Mostacero, buluntuları şu sözlerle özetliyor: “Sadece mimari yapıları değil, aynı zamanda devegillerin (camelid) yününü işlemek için ayrılmış özel alanlar ve bu yünleri ipliğe dönüştürmek için kullanılan çok sayıda iğne ağırlığı da bulduk.”
Bu buluntular, Huaylas toplumunun ekonomik modelinin merkezinde devegillerin yer aldığını teyit ediyor. Bu hayvanlar sadece tekstil üretimi için birer hammadde kaynağı değil, aynı zamanda diğer gruplarla ticaret yapmak amacıyla kullanılan kritik birer ulaşım aracıydı. Bu tür bir ticaret ve hayvancılık odaklı ekonomik model, aslında tarih boyunca farklı coğrafyalarda benzer dinamiklerle karşımıza çıkmıştır. Örneğin, Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarından Anadolu’nun yüksek platolarına kadar uzanan geniş bir kuşakta, göçebe hayvancılığın yerleşik ticaret yollarıyla harmanlandığı ve uzak bölgelerle ekonomik bağlar kuran toplulukların benzer stratejiler geliştirdiği görülmüştür. Huaylas halkı da tıpkı bu kadim ticaret ağlarının parçası olan diğer medeniyetler gibi, zorlu coğrafyaları aşarak kendi kültürel ve ticari ağlarını inşa etmişlerdir.
Zamanın akışıyla bölge, daha sonra İnka İmparatorluğu tarafından kontrol altına alınmış ve muhtemelen erken kolonyal dönemde terk edilmiştir. Bugün Cordillera Negra’nın zirvelerinde yankılanan sessizlik, bir zamanlar canlı, ticaretle uğuşan ve gelişmiş bir sosyal dokuya sahip olan Huaylas medeniyetinin hikayesini saklamaya devam ediyor.
Peru’nun kıyı çölünde antik bir krallık tarafından oluşturulan gizemli delik dizileri hakkında daha fazla bilgi edinmek için “Return to Serpent Mountain” makalesine göz atabilirsiniz.

Kaynak: Archaeology