Kennedy Merkezi’nde Sanatın Zirvesi: Lobi İlişkileri ve Etik Soru İşaretleri
Washington’ın seçkin çevrelerinden isimlerin Aralık ayında Kennedy Merkezi’nin opera binasına akın ettiği gece, ülkenin en özel sanat etkinliklerinden birine ev sahipliği yapıldı: Kennedy Merkezi’nin yıllık onur gecesi. Bu siyah-elbise gerektiren davet, Başkan Donald Trump tarafından düzenlenmişti ve biletlerin önceliği, merkeze 75.000 doların üzerinde bağış yapanlara verildi. Bu yılki etkinliğin onurluları arasında Hollywood efsanesi Sylvester Stallone, rock müziğin ikonik grubu Kiss ve Grammy Ödülü sahibi disco kraliçesi Gloria Gaynor yer aldı.
O akşam, dikkatlerden uzak kalan iki hükümet yetkilisinin varlığı, gala yayıncısının geleceği için kritik öneme sahip düzenleyici kararlar almıştı. Bu iki isim, CBS ve ana şirketi Paramount’un kaderini etkileyen kararlarıyla tanınıyordu.
Beş ay önce, Federal İletişim Komisyonu (FCC) Üyesi Olivia Trusty, Paramount’un Skydance Media ile yaptığı 8 milyar dolarlık tarihi birleşmeyi onaylayan kritik oyunu kullandı. Şimdi, bu komisyon üyesi ve konuğu, Paramount tarafından kendisine hediye edilen biletlerle, yıldızlarla dolu bu kutlamanın tadını çıkardılar. Bu durum, ProPublica’nın elde ettiği etik beyan kayıtlarına göre, biletlerin değeri 12.000 doların üzerindeydi.
Birleşmeyi onaylayan diğer FCC üyesi ise, özel bir VIP bölümden etkinliği izledi. FCC Başkanı Brendan Carr ve eşi, Paramount CEO’su David Ellison ve CBS’den diğer yöneticilerle birlikte, 125.000 dolardan satışa sunulan bu özel bölümde yer aldı. Bu durum, Kennedy Merkezi’nin bilet rehberinde belirtilmişti.
Paramount’un Carr’a bu özel koltukları hediye edip etmediği henüz net değil; zira FCC, geçen yılın finansal beyanlarını henüz kamuoyuyla paylaşmadı. Ancak geçmişteki beyanlar, Carr ve Trusty’nin son on yılda CBS veya ana şirketi tarafından verilen Kennedy gala biletlerini kabul eden yedi FCC komisyon üyesinden ikisi olduğunu gösteriyor. Etik uzmanları ProPublica’ya yaptıkları açıklamada, bu durumun etik açıdan ciddi bir çıkar çatışması oluşturduğunu vurguladılar; zira komisyon, söz konusu televizyon ağını düzenleme yetkisine sahipti. Carr’ın önceki finansal beyanlarına göre, 2017’deki görevine başlamasından bu yana en az yedi kez bilet kabul etmiş ve bu da toplamda 63.000 doların üzerinde hediye aldığı anlamına geliyor.
Bu durum, günümüzün düzenleyici kurumları ile özel sektör arasındaki ilişkiler hakkında önemli soruları gündeme getiriyor. Özellikle de, bir kurumun geleceğini etkileyebilecek kararlar alan kişilerin, aynı zamanda bu kurumu düzenleyen bir yapının parçası olması etik açıdan ne gibi sorunlar yaratabilir?
Kaynak: Arstechnica