Son Dakika
Skulptur Projekte Münster’da Hew Locke ve Oscar Murillo yer alacak.
Genel

Skulptur Projekte Münster’da Hew Locke ve Oscar Murillo yer alacak.

21 Temmuz 2026 · 5 dk okuma · 3 görüntülenme · bekir

Skulptur Projekte Münster’in Yeni Dönemi İçin İlk Sanatçılar Açıklandı

Saygın on yıllık sanat etkinliği Skulptur Projekte Münster, 2027 yılının haziran ayında kapılarını açacak bir sonraki edisyonu için ilk beş sanatçıyı belirledi. Hew Locke ve Oscar Murillo, gelecek yaz sergilenecek yeni eserler arasında yer alıyor.

Bu duyuru, Zagreb merkezli küratörler Ivet Ćurlin, Nataša Ilić ve Sabina Sabolović‘ten oluşan kürasyon kolektifi What, How & for Whom (WHW) tarafından yapıldı. Sanat yönetmenleri olarak görev yapan trio, bir basın toplantısında konuşurken, etkinliğin son halindeki 2017’deki edisyonundan bu yana küresel bağlamın daha da karmaşık hale geldiğini vurguladı. Küratörler, “siyasi tartışmaların artık bir müzakere değil, sıfır toplamlı bir mücadele olarak görülmediği” bir dönemde, sanatın anlamlı ve bazen de beklenmedik diyalogları kolaylaştırma gücünü yeniden ortaya koymayı umduklarını ifade etti.

WHW’nin ilham kaynaklarından biri, İngiliz yazar China Miéville‘in 2009 tarihli The City & the City adlı romanı oldu. Romanda, iki farklı topluluğun aynı şehirde yaşarken, kentsel çevrelerini tamamen farklı şekillerde deneyimlemeleri anlatılıyor. Bu durum, kentsel alanların sosyal düzenleri nasıl oluşturduğunu ve sürdürdüğünü anlamak için bir araç olarak kullanıldı. Küratörler, bu bölünmelerin artan gelir eşitsizliği, yükselen sağcı hareketler ve ifade özgürlüğüne yönelik tehditlerle daha da karmaşık hale geldiğini belirtti.

Küratörler, “sanatın kamusal alana girdiği zaman kimlerin davet edildiği” sorusunu yeniden değerlendirmek ve bu daveti daha geniş bir kesime açmak amacıyla, uzun yıllar boyunca yerel tarihçiler ve kentsel planlamacılarla görüşmeler gerçekleştirdi. Toplamda yaklaşık 30 sanatçıya, şehre özgü projelerle yanıt vermeleri için davet gönderilecek ve etkinlikten önceki aylarda daha fazla sanatçı duyurulacak.

Bu yaklaşım, 20. yüzyılın başlarında yaşanan benzer bir tarihsel döneme işaret ediyor. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma sürecinde farklı etnik ve dini grupların aynı coğrafyada yaşarken birbirleriyle olan ilişkileri karmaşıklaşmış, farklı çıkarlar ve ideolojiler çatışma ortamı yaratmıştı. Bu durum, sanatın bu türden toplumsal bölünmeleri aşmaya yönelik bir potansiyele sahip olduğu gerçeğini akla getiriyor.

Sanat ve Tarihin Buluştuğu Mekanlar: Münster Sanat Projeleri

Münster’de gerçekleştirilecek olan sanat projelerinden biri, 16. yüzyılın sonlarında yerel tüccarlar için bir buluşma yeri olarak inşa edilen Haus der Niederlande binasında, Locke tarafından yapılacak büyük ölçekli bir enstalasyon. Guyanalı-Britanyalı heykeltıraş Locke’un eserleri, ulus kavramının daha geniş güç yapıları içindeki yerini sürekli olarak sorguluyor ve genellikle tarihi sembolik nesnelere süsler veya renkli kostümler ekleyerek bu konuyu vurguluyor.

Bosnalı sanatçı Selma Selman, eski bir mezarlık olan Hörster Friedhof‘u devralarak, aile tarihini değerlendirmek için bir alan olarak yeniden yorumlayacak. Sanatçının hurda malzemelerden yapacağı eserler, aynı zamanda küresel piyasaların sürekli değişen dinamiklerinde neyin değerli kabul edildiğine dair geniş kapsamlı bir yorum sunacak.

Kentsel yaşamı destekleyen tarım sistemleri de Polonyalı sanatçı Iza Tarasewicz‘in odak noktası. Sanatçı, doğa ve mevsimsel döngülerden ilham alarak Gut Kinderhaus için bir enstalasyon planlıyor. Bu yapı, önceden bir çiftlik olan ancak şimdi engelli bireyler için bir yaşam alanı olarak kullanılan bir yer.

Bu bağlamda, Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı coğrafyalardaki tarım uygulamaları ve bunların kentsel yaşam üzerindeki etkileri akla geliyor. Örneğin, İstanbul gibi büyük şehirlerde, imparatorluğun farklı bölgelerinden gelen ürünlerin taşınması ve dağıtılması karmaşık bir lojistik ağı gerektiriyordu. Bu durum, günümüzde sanatçının odaklandığı tarım-şehir ilişkisine benzer şekilde, o dönemdeki kentsel yaşamın temelini oluşturuyordu.

Macar sanatçı Róza El-Hassan ise Münster’deki iki farklı konumda göç ve yerinden olma temalarına ilişkin projeler planlıyor. Bu mekanlardan biri şehrin botanik bahçesi, diğeri ise 20. yüzyılda inşa edilmiş ve demografik olarak çeşitli topluluklara ev sahipliği yapan bir konut alanı olan Berg Fidel.

Skulptur Projekte Münster: Çağdaş Sanatın Önemli Bir Platformu

1977’de kurulan Skulptur Projekte Münster, çağdaş sanatın kamusal alandaki en eski ve en önemli sergilerden biri olarak kabul edilir. On yıllık periyotlarla düzenlenen bu etkinlik, sanatçılar için kariyerlerinde önemli bir dönüm noktasıdır. Sanatçılara, iddialı ve mekana özgü eserler yaratmaları için önemli ölçüde özgürlük ve kaynak sağlanmaktadır. 2017’deki sergide, Pierre Huyghe, Cosima von Bonin ve Nicole Eisenman gibi isimler yer alırken, 2007 yılında Bruce Nauman’ın “Square Depression” adlı eseri nihayet hayata geçirildi; bu eser, ilk sergide reddedilen bir teklifti. İlk sergide ise Joseph Beuys, Donald Judd ve Claes Oldenburg gibi önemli isimler yer almıştı.

Skulptur Projekte Münster, 13 Haziran – 3 Ekim 2027 tarihleri arasında Münster’in farklı noktalarında gerçekleşecek. Bu etkinlik, sadece sanat dünyası için değil, aynı zamanda şehir planlaması ve toplumsal etkileşim açısından da önemli bir deneyim sunmaktadır. Örneğin, Brezilya’daki “Instituto Inhotim”, benzer şekilde açık hava müzesi konseptini benimseyerek, hem sanata erişimi kolaylaştırmakta hem de bölgedeki turizmi canlandırmaktadır.

Kaynak: Artnet News

Paylaş