## Cilt Kolajenindeki Erken Dönem Değişiklikleri Tespit Etmek İçin Yeni Bir Yöntem Geliştirildi
Uluslararası bir araştırma ekibi, Hiroşima Üniversitesi’ndeki araştırmacıların öncülüğünde, insan cilt kolajeninde görünür hasar belirtileri ortaya çıkmadan önce meydana gelen ince, erken dönem değişiklikleri tespit edebilecek yeni bir yöntem geliştirdi. ACS Nano dergisinde 16 Temmuz 2026 tarihinde yayınlanan çalışmada, dermal kolajenin moleküler yapısının ve süpermoleküler kiralitenin (yapısal el-yüzlü olma) gerçek fiber ağının incelmesi veya parçalanması öncesinde bozulduğu gösterildi.
Kolagen, cildin yapısını ve mekanik dayanımını destekleyen son derece düzenlenmiş bir ağ oluşturan hiyerarşik bir malzemedir. Geleneksel görüntüleme yöntemleri, liflerin incelmesi veya bağlantı kaybı gibi görünür bozulmaları kolayca tespit edebilir. Ancak bu yapısal başarısızlıklar, doku yeniden yapılanmasının geç aşamalarını temsil etmektedir.
Ali Haider, çalışmanın ilk yazarı ve Hiroşima Üniversitesi’nin Uluslararası Sürdürülebilirlik Enstitüsü ile İlişkili Knotted Chiral Meta Matter (WPI-SKCM²) bölümünde araştırma görevlisi olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bulgularımızı şöyle düşünmek mümkün: Geleneksel görüntüleme yöntemleri, kolagen yapısının ‘tuğlalarını’ gösterebilir, ancak bu tuğlaların nasıl düzenlendiğindeki ince değişiklikleri kaçırabilir. Bu, bir kitabın sayfaları hasar görmeden veya kaybolmadan önce kelime ve cümlelerin düzenlenmesindeki değişiklikleri tespit etmeye benziyor.”
Bu gizli örüntüleri ortaya çıkarmak için ekip, gelişmiş optik görüntülemeyi kiral spektroskopisi ile entegre etti. Bu yöntemler arasında senkrotron radyasyonunun ultraviyole dairesel dikrotizmi (SR-VUVCD) ve çok boyutlu kuantum kaskad lazeri titreşimli dairesel dikrotizmi (MultiD-QCL-VCD) yer almaktadır. Bu çerçeve, hem kolajenin varlığını hem de kiral yapısal uyumunu aynı fiziksel doku kesitinde haritalamak için kullanıldı.
Sonuçlar, kolagen kütlesi ile yapısal düzen arasındaki belirgin ayrışmayı gösterdi: örneklerde, süpermoleküler kiralite uyumu ciddi şekilde bozulmuş olsa bile, dokular hala büyük miktarda kolajen içeriğine ve kapsama sahip olduklarını koruyorlardı.
Katsuya Inoue, WPI-SKCM²’de profesör ve çalışmanın ortak yazarlarından biri olarak şunları belirtti: “Bu makalenin temel mesajı, kolajenin sadece görünür bir lif ağı olarak değil, aynı zamanda birden fazla ölçekte organizasyona bağlı olan hiyerarşik bir malzeme olarak görülmesi gerektiğidir. Çalışmamız, morfolojiden tek başına görülemeyen bu gizli organizasyondaki değişiklikleri ortaya çıkarabilecek gelişmiş korelatif yöntemlerin varlığını göstermektedir.”
Araştırmacıların amacı, moleküler kiraliteyi, süpermoleküler organizasyonu ve makroskobik doku mimarisini entegre eden kapsamlı bir çerçeve oluşturmaktır. Bu, tıbbi müdahaleler, yara iyileşmesi ve biyomalzeme tasarımı için fikir sağlayabilir ve araştırmacıların geri dönüşü olmayan makroskopik bozulma meydana gelmeden önce doku bütünlüğünü değerlendirmelerine olanak tanıyabilir.
Çalışmaya Ali Haider, Yusuke Kochi, Andrew K. Schulz, Kuya Aoyama, Aiko Sada, Hisako Sato, Elisabetta Matsumoto, Malcolm Kadodwala, Koichi Matsuo ve Katsuya Inoue katılmıştır. Bu ekip, Hiroşima Üniversitesi’ndeki (WPI-SKCM², Lisansüstü İleri Bilimler ve Mühendislik Fakültesi, Kiralite Araştırma Merkezi ve Senkrotron Radyasyonu Bilimi Araştırma Enstitüsü dahil), Max Planck Institute for Intelligent Systems, Kyushu University, Kumamoto University, Ehime University, Georgia Teknoloji Enstitüsü ve Glasgow Üniversitesi’ndeki araştırmacılardan oluşmaktadır. Bu uluslararası işbirliği, Japonya, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’tan uzmanları bir araya getirerek dünyanın dört bir yanından bilgi birikimini projenin hizmetine sunmuştur.
Bu çalışma, WPI-SKCM², Institut Henri Poincaré, LabEx CARMIN ve Alexander von Humboldt Vakfı tarafından desteklenmiştir.

Kaynak: News-Medical