Son Dakika
Uzmanlar Uyarıyor: Kronik Böbrek Hastalığı Oranlarındaki Düşüş, Diyabetin Artan Rolünü Gizliyor.
Sağlık Bilimi

Uzmanlar Uyarıyor: Kronik Böbrek Hastalığı Oranlarındaki Düşüş, Diyabetin Artan Rolünü Gizliyor.

21 Temmuz 2026 · 10 dk okuma · 3 görüntülenme · Tanı Ustası

Kronik Böbrek Hastalığı Trendleri ve Risk Faktörleri

Pharmacy Times dergisiyle yaptığı bir röportajda, Boston Üniversitesi Chobanian & Avedisian Tıp Fakültesi’nde nefroloji alanında yardımcı doçent olan Ashish Verma ve Boston Medikal Merkezi ile Boston Üniversitesi Chobanian & Avedisian Tıp Fakültesi’nde klinik asistanı ve nefroloji uzmanlık eğitimini gören Sophie Claudel, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kronik böbrek hastalığı (KBH) trendlerini değerlendirdi. Genel KBH prevalansının sabit kalmasına rağmen, araştırmacılar diyabetle ilişkili KBH’nin arttığını tespit ettiler; bu artış, genel olarak diyabetin yaygınlığının aynı kalmasına rağmen gerçekleşti. Bu durumun, yaşlanan nüfus ve diyabet hastalarındaki iyileşmiş hayatta kalma oranlarına bağlanabileceğini belirttiler. Her iki uzman da, tahmini glomerüler filtrasyon oranı (TGF) ile karşılaştırıldığında, albüminürinin önemli ölçüde daha az kontrol edildiğini vurguladı; bu durum özellikle normal TGF değerlerine sahip hastalarda büyük bir tanı eksikliği yaratmaktadır. Nüfusun yaklaşık %14’ünün KBH’ye sahip olduğu tahmin ediliyor ve bunların çoğu teşhis edilmemiş durumda. Araştırmacılar, eczacıları risk altındaki hastaların idrar albümin testleri yaptırıp yaptırmadıklarını düzenli olarak sormalarını önerdiler.

Pharmacy Times: Genel kronik böbrek hastalığı (KBH) prevalansının, piyasaya yeni çıkan böbreği koruyucu tedavilerin olmasına rağmen neden sabit kalmaya devam ediyor?

Bu durum, yapay zeka alanındaki gelişmelerle paralellik gösteriyor. Tıpkı Deep Blue’nun 1997’de dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov’u yenmesi gibi, bu yeni tedaviler böbrek hastalığının ilerlemesini yavaşlatma potansiyeline sahip olsa da, genel prevalansı düşürmek için daha geniş kapsamlı bir yaklaşım gerekiyor. Deep Blue’nun zaferi, bilgisayar gücünün potansiyelini gösterirken, bu yeni tedaviler de böbrek sağlığını iyileştirme konusunda önemli bir adım teşkil ediyor.

Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) Trendleri: Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ashish Verma, Tıp Doktoru: Luke’a teşekkür ederim. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kronik böbrek hastalığı yaygınlığı trendlerini inceleyen çalışmamızla ilgili mükemmel bir soru. Düz çizgi, burada zıt güçlerin dengesidir ve bu, hiçbir şeyin değişmediğinin bir işareti değildir. Önemli nokta şu ki, verileri incelediğimizde, genel olarak KBH’nin yıllar içinde istikrarlı olduğunu, ancak diyabetle ilişkili KBH’nin aslında arttığını gördük. İlginç bir şekilde, Amerika Birleşik Devletleri’nde genel olarak diyabet yaygınlığı, önceki yıllarla 2021-2023 dönemlerini karşılaştırdığımızda artmıyor. Bu, diyabetli kişilerin daha uzun yaşadığı ve böbrek hastalığı geliştirdiği anlamına geliyor, çünkü böbrek hastalığı da yaşlanan bir nüfusun hastalığıdır. Ayrıca, 2021’de sodyum-glikoz kotransportör-2 (SGLT2) inhibitörleri, diyabetli böbrek hastalığı için onaylandı ve şimdi de diyabetli olmayan böbrek hastalığı için kullanılıyor. Ancak bu tedavilerin uygulanması gerekiyor. Bu hastalar gerçekten ihtiyaç duydukları zaman bu tedavileri alıyorlar mı? Sadece o zaman genel olarak nüfusun KBH ilerlemesinde bir azalma göreceğiz. Yani düz çizgi yanıltıcıdır; böbrek hastalığının giderek daha büyük bir kısmı şimdi diyabetle ilişkili, ancak genel olarak nüfusta diyabet yaygınlığı istikrarlı.

Pharmacy Times: KBH’nin giderek daha fazla kalp hastalığı ve diyabet ile örtüşmesi, hasta bakımı açısından ne anlama geliyor?

Sophie Claude, Tıp Doktoru: Bence bu harika bir soru ve aslında hastaların KBH bakımını hastalığın erken dönemlerinde alması için harika bir fırsat. Dr. Verma’nın da belirttiği gibi, çok fazla KBH diyabetle ilişkilidir. Ayrıca, kalp yetmezliği olan hastalarda KBH’nin de sıkça görüldüğünü biliyoruz. Bu hastaların sağlık sistemine erişim sağlaması, diğer doktorları görmesi ve genellikle KBH tedavisinde kullandığımız ilaçların aynılarını kullanması, KBH’nin erken teşhisi ve tedavisi için harika bir fırsat sunuyor.

Bu durum, yapay zeka alanındaki gelişmelerin de tıbbi uygulamalara entegrasyonunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Örneğin, Deep Blue adlı bilgisayarın 1997’de dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov’u yenmesi, o dönemde büyük bir dönüm noktası olmuştu ve yapay zekanın potansiyelini göstermişti. Benzer şekilde, günümüzde yapay zeka algoritmaları, tıbbi görüntüleme analizinde, hastalık teşhisinde ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamasında giderek daha fazla kullanılmaktadır.

Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) Riskini Azaltmada Eczacıların Rolü

Pharmacy Times’a göre, eczacılar, diyabet hastası ve kronik böbrek hastalığı riski taşıyan hastalara yönelik danışmanlık yaparken nelere dikkat etmelidir?

Verma: Eczacılar burada önemli bir rol oynuyor. Verilerimize göre, KBH’yi eGFR değerinin 60’ın altında olması veya idrar albümin/kreatinin oranının (UACR) 30’un üzerinde olması olarak tanımladık. Genellikle kliniklerde sadece GFR kontrol edilirken albüminüriye bakılmamaktadır ve bu durum, KBH teşhisinde önemli bir eksiklik yaratmaktadır. Verilerimiz, toplumda yaşayan yetişkinler arasındaki KBH vakalarının çoğunun aslında albüminüriye bağlı olduğunu göstermektedir. Bu kişiler normal bir GFR değerine sahip olabilirler ancak yine de kalp hastalığı ve böbrek hastalığının ilerlemesi riski altındadırlar. Eczacılar için basit bir yaklaşım: KBH riski taşıyan hastalar—diyabet, kalp yetmezliği veya hipertansiyon öyküsü olanlar—“Son zamanlarda idrar albümin değeriniz kontrol edildi mi?” veya “Bayan/Bay doktorunuz bu konuyu takip ediyor mu?” gibi sorular sorabilirler. Ayrıca, SGLT2 inhibitörleri, finerenone (Kerendia; Bayer) ve glukagon benzeri peptit-1 (GLP-1) reseptör agonistleri gibi tedavilerle bile, albüminüri düzeylerini azaltıp azaltmadığınızı takip etmek önemlidir, çünkü bu durum gelecekteki riski azaltmaya yardımcı olabilir. Eczacılar, basit bir soru sorarak bile önemli bir rol oynayabilirler: “İdrar albümin değeriniz kontrol edildi mi?”. Bu yaklaşım, tıbbi alandaki erken teşhisin önemini vurgulamaktadır; tıpkı 1950’lerde ilk bilgisayar programlarının geliştirilmesiyle yazılım mühendisliğinin temellerinin atılması gibi.

Pharmacy Times: Eczacılar hastalarının böbrek hastalığının erken tespiti konusunda nasıl destek olabilirler?

Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) Taramasının Önemi ve Eczacıların Rolü

Claudel: Dr. Verma, bahsettiğiniz önemli noktayı vurgulamak istiyorum: Albuminüri sıklıkla kontrol edilmiyor. Kronik böbrek hastalığı riski yüksek olan hastalar üzerindeki epidemiyolojik verilerden biliyoruz ki bu durum özellikle diyabet ve hipertansiyon gibi rahatsızlıkları olanlarda geçerli. Eczacılar, bu risk faktörlerine sahip hastalara hizmet verirken, ek bir adım atarak “Böbrek hastalığı taraması yaptırdınız mı? Eğer yaptırdıysanız, son kontrolünüz ne zaman?” diye sorabilirler. Çünkü bu sadece tek seferlik bir değerlendirme değil; birçok durumda her yıl veya hatta daha sık tekrarlanması gerekiyor. Eczacılar, hastalarıyla sürekli iletişim halinde oldukları ve ilaçlarını ayarladıkları için, “Son kez bunu ne zaman yaptık? Aile hekiminiz bu kontrolü yaptırdı mı?” gibi sorularla hastalara böbrek sağlığı konusunda bilinçlendirme yapabilir ve riski erken tespit edebilirler.

Pharmacy Times: Bu verilerden sağlık çalışanlarının özellikle dikkat etmesi gereken en önemli nokta nedir?

Verma: Genel olarak sabit kalan sayıların altında, değişen bir gerçeklik yatıyor. Diyabet ve kalp yetmezliği ile ilişkili kronik böbrek hastalığının artan oranı endişe verici. Sadece eGFR değerine bakmak, birçok KBH vakasını gözden kaçırmanıza neden olabilir. İşte benim vurgulamak istediğim iki temel nokta.

Claudel: Ek olarak, nüfusumuzun yaklaşık %14’ünün kronik böbrek hastalığına sahip olduğunu tespit etmemiz de dikkate alınması gereken bir durum. Bu, önemli bir oran ve bu kişilerin çoğu, kronik böbrek hastalığının varlığından haberdar olmayabilirler. Kendi yaşamlarında riski azaltmak için kullanabilecekleri yöntemleri veya kronik böbrek hastalığının ilerlemesini önlemek için doktorlarıyla nasıl konuşacaklarını bilemeyebilirler. Ülkemizdeki önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulamak, araştırmamızın önemli bir bulgusudur.

Bu durum, 1960’ların sonlarında geliştirilen ilk yapay böbrek makinelerine kıyasla günümüzün daha gelişmiş teknolojileriyle (örneğin, sürekli diyaliz sistemleri veya minimal invaziv cerrahi teknikler) elde edilen ilerlemeleri akla getiriyor. Tıpkı o dönemde böbrek yetmezliği olan hastaların yaşam sürelerini ve kalitesini önemli ölçüde artırdığı gibi, günümüzde de erken tanı ve uygun tedavi ile kronik böbrek hastalığının ilerlemesi yavaşlatılabilir ve hastaların yaşamları iyileştirilebilir.

Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) ile Mücadelede Eczacıların Rolü

Pharmacy Times: Eczacılar bu eğilimleri ele almak için bugün alabilecekleri bir eylem nedir?

Verma: Şöyle söyleyebilirim, tezgâhta hastaya şu soruyu sorun: “Bu yıl idrar albümin testi yaptırdınız mı?” Hastanın diyabeti, yüksek tansiyonu veya kalp hastalığı varsa, bu sormanız gereken en önemli soru.

Claudel: Bu soru sorulduktan sonra veya KBH tespit edildikten sonra, “İlaçlarınızı gözden geçirelim; kılavuzlara uygun ilaçları kullanıp kullanmadığınızdan emin olalım” demek önemlidir. Böylece bu durumun daha büyük bir sorun haline gelme riskini azaltabiliriz. Birçok tedavi yöntemimiz var, ancak uygulama konusunda bir boşluk olduğunu biliyoruz ve eczacılar bu boşluğu doldurarak hastaların doğru ilaçları almasını sağlamada önemli bir rol oynayabilirler. Umarım zamanla, Amerika Birleşik Devletleri’nde KBH yaygınlığında düşüş görmeye başlarız.

Bu durum, yapay zeka alanındaki erken dönemlere benzer bir dönüm noktasını temsil ediyor; tıpkı ilk bilgisayar programlarının geliştirildiği ve potansiyelinin henüz tam olarak anlaşılamadığı zamanlar gibi. Örneğin, 1950’de Alan Turing’in geliştirdiği ilk makine çevirisi programları, günümüzdeki karmaşık yapay zeka sistemlerinin temelini oluşturuyordu, ancak o dönemde bu sistemlerin ne kadar gelişebileceği henüz tahmin edilemiyordu.

Pharmacy Times: Başka eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Verma: Albüminürinin önemine vurgu yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yüksek riskli hastaların KBH’si için hem eGFR (tahmini glomerüler filtrasyon hızı) hem de UACR (idrar albümin/kreatinin oranı) değerlerinin kontrol edilmesi gerekiyor ve bu, tüm birinci basamak hekimleri tarafından yapılmalı. Eczacılar da hastaya albüminürinin kontrol edilip edilmediğini sorarak bir rol oynayabilirler.

Claudel: Hastaları bu testin ne anlama geldiği konusunda eğitmek de önemli, çünkü sonuç düşük olsa bile normal olmayabilir. Bu durumda uygun şekilde takip ve yönetilmesi gerekir ve eczacılar kesinlikle burada kilit bir role sahip olabilirler.

Kaynak: Pharmacy Times

Paylaş