Geleneksel gemi yapımı, uzun süren işçilik, özel ahşap çerçeveler ve yüksek başlangıç maliyetleri anlamına geliyordu. Artık, gereken sadece bir dijital plan ve erimiş kompoziti dışarı püskürten devasa bir nozul.
Maine Üniversitesi’nin Gelişmiş Yapılar ve Kompozitler Merkezi (ASCC), saatte 72 kilometre hıza ulaşabilen 30 metrelik bir tekne olan 3Dirigo X’i denize indirdi. Bu, büyük ölçekli 3D baskının sadece bir teknoloji gösterisinden çok daha fazlası olduğunu kanıtlıyor; savunma ve ticari sektörlerin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
2019’da Guinness Dünya Rekoru unvanını kazanan ilk 3Dirigo teknesi, devasa bir 3D baskılı teknenin yüzebildiğini kanıtlamıştı. Yeni geliştirilen 3Dirigo X ise, açık deniz koşullarının zorluklarına dayanacak şekilde tasarlanmış önemli bir ilerleme sunuyor.
Hız, üretimde de kritik öneme sahip. İlk olarak büyük ölçekli 3D baskı teknolojileri kullanıldığında, yazıcılar saatte 9 kilogram malzeme dışarı atıyordu. Günümüzde ASCC, bu hızı saatte 227 kilograma çıkarmış durumda.
“Bugün farkımız, gemileri modelleyebilme ve tasarlayabilme yeteneğimize sahip olmamız,” dedi ASCC’nin yürütücü direktörü Habib Dagher. “Açık okyanus ortamlarında dayanabilecek gemi tasarlama teknolojilerini geliştirdik. Bugün, araştırma ve geliştirme projelerimiz için önemli bir dönüm noktası.”
Daha da önemlisi, bu hız ikiye katlanacak. ABD Senatörü Susan Collins’in desteğiyle, Maine Üniversitesi 55.000 metrekarelik GEM tesisini açmaya hazırlanıyor. Bu tesis, “Geleceğin Fabrikası” olarak adlandırılıyor ve faaliyete geçtiğinde baskı hızı saatte 454 kilograma ulaşacak.

Maine Üniversitesi’nin rekor kıran MasterPrint sistemi, 30 metreye kadar uzunluğa, 6 metreye kadar genişliğe ve 3 metreye kadar yüksekliğe sahip yapılar üretebiliyor. Bu devasa yapıları üretmek için sistem, polimerleri ahşap selülozu ve orman ürünleriyle birleştiren biyolojik bazlı bir termoplastik kompozit kullanıyor.
Bu inovasyon, cam elyafın sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir bir alternatifi sunarken aynı zamanda yerel ormancılık endüstrisinin güçlenmesine katkıda bulunuyor. Geleneksel tersaneler pahalı, tek kullanımlık kalıplar kullanır. Görev gereksinimleri değiştiğinde yeni bir kalıp üretilmesi gerekirken, dijital üretimde mühendisler sadece CAD dosyasını düzenleyip baskıya gönderebilir, böylece yedek parçalar, devriye gemileri, lojistik araçlar veya insansız sensör platformları talep üzerine üretilebilir.
Ekibe göre, 3Dirigo X’in lansmanı bitmiş bir ürün değil, devam eden bir araştırma aşamasıdır. “Dijital ikiz” teknolojisi kullanılarak mühendisler, gerçek dünya testlerinden sürekli olarak öğrenerek tasarımları gerçek zamanlı olarak iyileştirebilir ve böylece her yeni üretimde daha güçlü ve daha gelişmiş yapılar elde edilebilir.
“Bu bir bitiş çizgisi değil,” dedi Savunma Bakanı’nın Üretim Teknolojileri (ManTech) Direktörü Keith DeVries. “Bu tekne, Atlantik sularında test edilerek uzun vadeli dayanıklılığı, stresi ve malzeme aşınması gibi özelliklerinin değerlendirilmesi gereken yeni bir yolculuğa başlıyor. Bu verilerin analiz edilmesi ve modellerimize geri beslenmesi gerekiyor.”
Bu deneme, uzun süreli stres, gövde bütünlüğü ve malzeme aşınması gibi faktörlerin ölçülmesine yardımcı olacak. Atlantik’te performansını kanıtlamak, denizcilik üretiminin geleceğinin 3D baskıya ait olduğunu gösterecek.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın