Son Dakika
Araştırma: 19. yüzyılda Atlas adalarına bırakılan Afrikalıların kökeni belirlendi
Arkeoloji

Araştırma: 19. yüzyılda Atlas adalarına bırakılan Afrikalıların kökeni belirlendi

20 Temmuz 2026 · 5 dk okuma · 4 görüntülenme · Frig İzleri

Antik Mısır’da Keşfedilen Gizemli Tünel, Tarihi Yeniden Yazabilir

Mısır’ın güneyinde bulunan El-Ehramiya bölgesinde, antik bir şehre açılan gizemli bir tünel keşfedildi. Bu tünelin, daha önce bilinmeyen tarihi bilgiler ortaya çıkarabileceği düşünülüyor. Kazı çalışmaları sonucunda gün yüzüne çıkarılan tünel, arkeologlar tarafından büyük bir heyecanla karşılandı.

Tuneli keşfeden ekip, ilk başta küçük bir giriş olduğunu düşündü ancak kazılar ilerledikçe, karmaşık bir yeraltı ağına ulaştıklarını fark ettiler. Tünelin duvarlarında bulunan oymalar ve yazıtlar, antik Mısır uygarlığı hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlayabilir.

Bu keşif, aynı zamanda, Roma İmparatorluğu’nun çöküş döneminde yaşanan siyasi ve sosyal değişimleri de akla getiriyor. Tıpkı antik Mısır’daki gibi, Roma İmparatorluğu da karmaşık bir yapıya sahipti ve içindeki farklı güçlerin mücadelesi, imparatorluğun geleceğini şekillendiriyordu. Bu tür keşifler, geçmişin karmaşıklığını anlamamıza ve günümüz dünyasına daha iyi bir perspektif sunmamıza yardımcı oluyor.

Kazı çalışmaları devam ediyor ve arkeologlar, tünelin nereye gittiğini ve hangi amaçla kullanıldığını öğrenmeye çalışıyor. Bu keşfin, antik Mısır tarihine ışık tutacak önemli bilgiler içereceği düşünülüyor.

Kölelikten Kurtulan Afrikalıların Dişleri, Kökenlerine Dair Bilgiler Veriyor

COPENHAGEN, DANİMARKA—Uluslararası bir araştırmacı ekibi, 2007 ve 1998 yıllarında Güney Atlantik’teki Saint Helena adasında yapılan inşaat projeleri öncesinde bulunan, kölelikten kurtulmuş 152 Afrikalı’nın kalıntılarından elde edilen dişleri analiz etti. Live Science‘ın haberine göre, İngiliz İmparatorluğu’nda köle ticaretinin yasaklanmasının ardından, yaklaşık 27.000 kişi Kraliyet Donanması tarafından St. Helena’ya taşındı. Donanma personeli o dönemde, bu kurtulmuş kişilerin Kongo ve Benguela lehçeleri de dahil olmak üzere birçok dil konuştuğunu bildirdi. Ancak, sağlıksız koşullar nedeniyle yaklaşık 8.000 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Dişlerdeki stronsiyum izotopu oranlarının analizi, bu kişilerden birçoğunun Batı Orta Afrika kıyısına yakın bölgelerde büyüdüğünü gösterdi. Bazılarının daha iç kesimlerde yaşamış olması, köleleştirildikten sonra uzun mesafeler kat ederek kıyıya taşındıklarını düşündürmektedir. Bu kişilerden en az 10’unun olay sırasında çocuk olduğu tespit edildi. Örneğin, 19 ile 25 yaşları arasında ölen bir erkeğin dişleri, kıyıya taşınması arasında 7 ila 9 yaşlarında Angola’nın iç kesimlerinde yaşadığını gösterdi. Ekip üyesi Hannes Schroeder, bu durumun köleliğe bağlı olarak gerçekleşmiş olabileceğini belirtti. Dişlerden elde edilen DNA analizi, bu kişilerin Gabon ve Kuzey Angola’daki yaşayan popülasyonlarla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bu araştırmayla ilgili detaylı bilgilere Science dergisinden ulaşılabilir. Adanın tarihi hakkında daha fazla bilgi için “Off the Grid: Saint Helena” adresini ziyaret edebilirsiniz.

Mart/Nisan 2024 Sayısı

Bu keşif, köle ticaretinin insanlık üzerindeki derin etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Tarih boyunca, farklı kültürlerin ve toplumların birbirleriyle etkileşimi genellikle zorunlu göçlere ve yer değiştirmelere yol açmıştır. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu’nun genişleme dönemlerinde, Balkanlar’daki Hristiyan topluluklarından birçok insan köleleştirilerek imparatorluğun farklı bölgelerine sürülmüştür. Benzer şekilde, Roma İmparatorluğu da genişleme politikaları sonucunda farklı etnik grupların zorunlu göçlerine neden olmuştur. Bu tür olaylar, sadece bireylerin hayatlarını değil, aynı zamanda kültürel ve demografik yapıyı da derinden etkilemiştir. Saint Helena’daki bu keşif de, köleliğin insanlık tarihinde bıraktığı izlerin ne kadar derin olduğunu ve geçmişten ders almanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Köleliğin Gölgesinde Özgürlük Mücadelesi: 18. Yüzyıl İspanyol Floridası

18. yüzyılda İspanyol Floridası’nda, bir zamanlar köle olan Afrikalıların oluşturduğu bir milis kuvvet, özgürlükleri için mücadele etti. Bu dönemdeki gelişmeler, sadece bölgenin değil, tüm dünyanın tarihinde önemli bir iz bırakmıştır.

Gana’dan, Kasım/Aralık 2021 tarihli mektup:

Christiansborg Kalesi’nde, transatlantik köle ticaretinin karmaşıklığını yansıtan bir topluluk keşfediliyor. Bu keşfi yapanlar, bu topluluğun yaratıcılarının torunlarıdır.

Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemleriyle paralellikler taşımaktadır. Orada da, farklı etnik ve dini grupların bir araya gelmesiyle oluşan karmaşık bir yapı mevcuttu. Bu gruplar arasındaki ilişkiler, zaman zaman gerginliklere yol açsa da, imparatorluğun gücünü ve dayanıklılığını sağlamıştır. Benzer şekilde, İspanyol Floridası’ndaki bu topluluk, farklı kökenlerden insanların bir araya gelerek özgürlük için mücadele etmesinin bir örneği olarak tarihe geçmiştir.

Bu tür tarihi olaylar, geçmişin karmaşıklığını ve insanlığın sürekli değişen doğasını anlamamıza yardımcı olur. Christiansborg Kalesi’ndeki bu keşifler, köleliğin sadece bir zulüm sistemi olmadığını, aynı zamanda direnişin ve umudun da kaynağı olduğunu gösteriyor.

.

Kaynak: Archaeology

Paylaş