Live Science Plus’a hızlı ve kolay bir şekilde erişmek için, lütfen e-posta adresinizi aşağıya girin. Size bir onay e-postası gönderecek ve günlük bilim haberleri bültenimize kaydınızı yapacağız, böylece en son bilimsel gelişmeleri takip etmenizi sağlayacağız.
Dikkat! Binlerce yıl önce yaşamış olan, karmaşık metal işleme araçlarıyla gömülü bulunan ve uzun süre erkek bir şaman olduğu varsayılan antik çağ insanı aslında bir kadındı, DNA analizi ortaya çıkardı.
Stonehenge yakınlarında bulunan ve “Upton Lovell Şaman” olarak adlandırılan bu mezarın içindeki zengin metal işleme araçları seti arasında taş baltalar, obsidyen aletler, metal üzerine işlem yapmak için kullanılan bir kalem ve altın gibi metallerin saflığını test etmek için kullanılan koyu renkli bir taş bulunuyordu.
200 yıldan uzun bir süre önce Stonehenge yakınlarında bulunan ve zengin bir mezarda gömülü olan, erken dönemdeki bir metal işçisi ve şamanın aslında erkek olmadığı, yeni yapılan genetik analizler sayesinde ortaya çıktı. Bu keşif, erken dönemlerdeki kadınların rolü hakkındaki yaygın inanışları sarsıyor.
Londra’daki Francis Crick Enstitüsü’ndeki araştırmacılar tarafından yapılan antik DNA analizi sonuçlarına göre, bu bulgu Wiltshire Müzesi’nde sergilenen kalıntılar ve mezar eşyaları hakkında daha önce var olan varsayımları tamamen değiştiriyor. Müze direktörü David Dawson, The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, “Her zaman erkeklerin her şeyi yaptığını, liderlerin erkek olduğunu ve metal işçiliğinin de erkeklerin mesleği olduğu düşünülüyordu. Ancak şimdi elimizde, bir kadının metal işçiliğiyle uğraştığına dair kesin kanıtlar var. Metal işçiliği o dönemde bilim gibi görülüyordu,” dedi.
Bu keşif, Antik Mısır’da kadınların toplumdaki rolü hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlıyor. Örneğin, Nefertiti’nin eşi Akhenaton’un hükümdarlığı sırasında, bazı tarihi belgelerde onun siyasi ve dini konularda önemli bir etkisi olduğu belirtiliyor. Benzer şekilde, “Upton Lovell Şaman”ın keşfi, erken dönemlerdeki kadınların toplumdaki rolü hakkında daha fazla araştırma yapmamızı teşvik ediyor.

Antik Mezarda Şaşırtıcı Keşif: “Upton Lovell Şamanı” Aslında Bir Kadındı
Yaklaşık 4.000 yıl öncesine ait olan bu mezar, 1801 yılında Stonehenge’e yaklaşık 16 kilometre (10 mil) batısında, Upton Lovell köyünün yakınlarında keşfedildi. İnsan kalıntıları, taş balta başlıkları, üzerinde altın izleri bulunan metal işleme aletleri, farklı metallerin bıraktığı lekeleri karşılaştırarak metal saflığını test etmek için kullanılan bir “touchstone” ve muhtemelen giysi üzerine dikilmiş süslemeler olan delinmiş hayvan kemikleri içeren sıra dışı zengin bir araç takımının arasında bulunmuştur; bu durum, ritüel bir pelerin ipucunu vermektedir.
Yüksek statü metal işleme aletleri ve ritüel önemi taşıdığı düşünülen nesnelerin karışımı, arkeologların bu kişinin bir “ruh uzmanı” olduğuna inanmasına neden olmuştur; bu nedenle kalıntılara “Upton Lovell Şamanı” adı verilmiştir. Bu keşif, Anadolu’da bulunan Geç Bronz Çağı mezarlarındaki benzer ritüel eşyalarına ve gömme geleneklerine ışık tutmaktadır. Örneğin, Alacahöyük’teki Kral Mezarı’nda da metal işleme aletleri, süs eşyaları ve silahlar bulunmuştur; bu durum, o dönemdeki toplumların dini inançları ve sosyal yapılarıyla ilgili önemli bilgiler sağlamaktadır.
Mezarı açan İngiliz arkeolog William Cunnington, o dönemde not ettiği gibi, “kemiklerin büyüklüğü” nedeniyle gömülen kişinin “sağlam yapılı bir erkek” olduğu yorumunu yapmıştır. İki yüzyar boyunca, bu kişinin cinsiyeti erkek olarak kabul edilmiş ve müze sergisinde de sakallı bir erkek figürü tasvir edilmiştir.
Mezarlıkta bulunan eşyalar arasında, içleri oyularak fincan şeklinde kullanılmış dört fosil sünger bulunmaktadır; bu durum, sahibinin aynı zamanda bir zanaatkar olduğuna dair ipuçları vermektedir.
DNA analizi ilk olarak kişinin kökenini belirlemek amacıyla yapılmıştı, ancak sonuçlar beklenmedik şekilde XX kromozomlarına sahip olduğunu göstermiştir; bu durum araştırmacıları şaşırtmıştır. Ekip, kesin olmak için bir dişten ve bir ayak parmağındaki DNA’yı test etmiş ve her seferinde aynı sonucu almıştır; açıklamada belirtildiği gibi, mezarda birden fazla kişinin olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmamıştır.
Get the world’s most fascinating discoveries delivered straight to your inbox.

Antik Toplumda Altın İşçiliği: Yeni Bulgularla Kadınların Rolü Ortaya Çıkıyor
İngiltere’nin Wiltshire bölgesindeki Upton Lovell’de bulunan ve daha önce erkek olduğu düşünülen bir iskeletin, aslında yetenekli bir altın işçisi olan bir kadına ait olduğu ortaya çıktı. Bu keşif, antik toplumların sosyal yapısı hakkındaki bilgimizi zenginleştiriyor.
İskeletin detaylı incelenmesi, bu kadının yaklaşık 165 santimetre (5 feet 4 inç) boyunda olduğunu gösterdi ki, Bronz Çağı dönemindeki kadınlar için oldukça uzun bir boy. Ayrıca, yaklaşık 45 yaşında yaşamını yitirdiği belirlendi. Sağ bileğinde artrit belirtileri bulunurken, sol bileğindeki sağlıklı yapı, metal işleme araçlarıyla yapılan tekrarlayan çalışmaların izlerini taşıyordu.
2022 yılında yapılan bir araştırmada, bu kişinin altın takılar üreten yetenekli bir mücevherci olduğu tespit edildi. Bu beceri, Bronz Çağı’nda adeta sihirli olarak algılanmış olabilir. Exeter Üniversitesi’nden arkeolog Susan Greaney, Live Science’a yaptığı açıklamada, “Altın levhalarla diğer nesnelerin kaplanması işlemi, o dönemde gizemli ve sadece birkaç kişinin bildiği bir yöntem olarak görülmüş olabilir,” dedi.
Bu tür durumlar nadir değildir. Örneğin, Viking Çağı’na ait silahlar ve strateji oyunlarıyla gömülmüş bir İsveçli savaşçı, daha sonra yapılan incelemelerde aslında kadın olduğu anlaşılmıştı. Benzer şekilde, Bakır Çağı’na tarihlenen İspanya’da bulunan yüksek rütbeli bir iskeletin de erkek olduğu düşünülmüştü, ancak DNA analizi bu kişinin kadın olduğunu ortaya çıkarmıştı.
Wiltshire Müzesi küratörü Lisa Brown, “Bu keşif, mezarın hikayesini yeniden yazmamıza, kalıpları yıkmamıza ve erken Bronz Çağı toplumunun anlayışımızda kadınları ön plana çıkarmamıza olanak tanıyor,” şeklinde bir açıklama yaptı.

Bu önemli bulgular, 16 Temmuz Perşembe günü Francis Crick Enstitüsü’nde açılacak “We Go Way Back” adlı antik DNA sergisinde kamuoyuna sunulacak. Bu keşif, Upton Lovell bölgesindeki şaman mezarının önemini ve antik toplumların karmaşık yapısını daha iyi anlamamızı sağlıyor.
New DNA evidence for Upton Lovell Shaman #dnaevidence #archaeology #museum #stonehenge #metalworking – YouTube
Arkeologlar, Antik Roma İmparatorluğu’nun Gizemli Kalıntılarını Ortaya Çıkardı
Olivia Maule, bilim gazetecisi olup, uzay, biyoteknoloji ve çevre gibi alanlarda uzmanlaşmıştır. Florida Üniversitesi’nden biyoloji lisansı ve antropoloji önlisans dereceleri almıştır ve U.C. Santa Cruz’da bilim iletişimi konusunda yüksek lisans yapmıştır. 2025 AAAS Mass Media Fellow olarak, Porto Riko’nun en büyük gazetesi olan El Nuevo Día’da bir yaz programı sırasında haberler yazmış ve video prodüksiyonu yapmış olup, aynı zamanda Eos, Mongabay, Science dergisi ve Stanford Report için de çalışmalar yapmıştır. Olivia, hem İspanyolca hem de İngilizce dillerine hakimdir.
Yorum yapabilmeniz için lütfen öncelikle profil adınızı doğrulayın.
Lütfen sistemden çıkış yapın ve tekrar giriş yapın; bu işlem sırasında profil adınızı girmeniz istenecektir. Bu, yorum bölümünde etkin bir şekilde yer almanızı sağlayacaktır.
Kaynak: Live Science