
İş hayatındaki çeşitlilik, hepimizin ayrıcalığı olmuştur.
1880’lerde marangoz ve makine işçilerinin çabaları sayesinde, ABD‘de İşçi Bayramı’nın ulusal bir bayram olarak kabul edilmesi büyük bir dönüm noktası olmuştur. Yaşadığım farklı dönemlerde, İşçi Bayramı hafta sonu benim için tamamen farklı anlamlar ifade etmiştir: çocukken yazın son günlerini simgelerken heyecanla yeni bir okula başlamayı beklerdim; profesörlük yaptığım yıllarda ise yepyeni bir dersin müfredatını hazırlarken biraz endişeli hissederdim, öğrencilerin bu deneyimi nasıl karşılayacağını merak ederdim.
İşçi Hareketi‘nin güçlenmesiyle birlikte, işçilerin örgütlenmesi ve dinlenmenin üretkenliğimiz için ne kadar önemli olduğu fikri, adil ücret ve çalışma koşulları kadar ön plana çıkmıştır. “Move. Think. Rest” adlı kitabımda, üretkenliği daha insancıl bir yaklaşımla ele alan MTR sistemini incelerken, en önemli çıkarımım, işimizin sadece üretilmesi değil, aynı zamanda geliştirilmesi gerektiğiydi. İşimizi geliştirirken, verimlilik, çıktı ve ölçümlerin yanı sıra, fikirlerin olgunlaşması için gereken zamanı da, hızlılığa eşit önem vermeliyiz.
Bu yaklaşan İşçi Bayramı hafta sonu, geçmişe dönüp geleceği öngörmek için bir fırsat. İster bir ekibi yönetiyor olun, ister yeni bir işe başlamış olun, ister rutinin içinde sıkılıyorsanız, bu hafta sonunu dinlenmeye ve en iyi şekilde nasıl çalışabileceğinizi düşünmeye ayırın. Aşağıda, kendime tasarladığım bir mini-kamp sırasında kullandığım üç öneri bulunmaktadır. Bunlardan birini veya tamamını seçebilir, ancak yavaşlamaya ve bu önerilerin en iyi şekilde nasıl çalıştığınızı anlamanıza yardımcı olup olmadığını değerlendirmeye zaman ayırın. Her biri için 20 dakikadan fazla harcamayın.
Öneri #1: 25 Yıl Zaman Dilimi
25 yıl öncesine dönün ve kendinizi fiziksel, sosyal, duygusal ve ruhsal olarak tanımlayın. Ardından, beş yıl önce gerçekleşen bir anı seçin ve yine kendinizi bu açılardan tanımlayın. Bu egzersizi yaptığımda, 25 yıl önceki dönemde oldukça kırılgan bir durumda olduğumu fark ettim. Yakın zamanda kötü bir ayrılık yaşamış ve işimden memnun değildim. Öte yandan, dünyayı gezerek farklı kültürleri deneyimlemek beni heyecanlandırıyordu. Beş yıl önce ise 50 yaşıma girdiğim zamanı seçtim. Evliydim, ev sahibiydim, girişimciydim ve kendimi çok iyi tanıyordum. Bu geçmişe dönük egzersiz, şu anda yaşadığımız endişeleri daha geniş bir perspektiften anlamamıza yardımcı olur.
Öneri #2: Büyük Fırsatlar
Bazen buna “Sadece Bir Şey Gerekir” egzersizi derim. Hem kişisel hem de profesyonel yaşamınızdaki 10 büyük fırsatı listeleyin. Bu geçmişe dönük egzersiz çok etkileyici çünkü, bazen küçük anların bile büyük değişikliklere yol açabileceğini gösteriyor. Tek bir tanışma, tek bir karşılaşma, tek bir e-posta veya tek bir fırsat, kapıları açabilir. Bu fırsatları yaratan insanları ve koşulları kabul etmek, motivasyonu artırır. Şirket içinde bu “büyük fırsatlar” egzersizini yapmak, yılın son çeyreği için momentum yaratabilir.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın