Önemli bir enerji şirketi, atık plastiği sürdürülebilir havacılık yakıtına (SAF) dönüştürecek endüstriyel ölçekli bir sistem kurmak için Çin’li piroliz teknolojisi sağlayıcısı Niutech ile anlaşma imzaladı. Bu proje, mevcut bir rafineriyi yükseltecek ve atık plastik işleme süreçlerini hidroarındırılmış yakıt üretimiyle entegre ederek, terk edilmiş plastiklerden havacılık yakıtına kadar olan tüm süreci kapsayan bir sistem oluşturacak. Anlaşma, Niutech’in söz konusu enerji şirketi ile imzaladığı ilk ekipman tedarik sözleşmesi olup, daha düşük karbonlu yakıtlar için alternatif bir hammadde olarak atık plastiğin daha geniş çapta ticari kullanımına yönelik önemli bir adım.
Şirket, sürekli piroliz teknolojisinin çeşitli plastik türlerini, kapsamlı yıkama, ayırma veya kurutma işlemlerine ihtiyaç duymadan, hatta karışık atık akışlarını bile işleyebildiğini belirtiyor. Bu özellik, özellikle ticari operasyonlar için büyük önem taşıyor çünkü atık plastik genellikle farklı polimerler ve kontaminantlar içerir.
Niutech’in sistemi, atık plastiği oksijen açısından kısıtlı bir ortamda ısıtarak, malzemeyi hidrokarbon ürünlerine dönüştüren sürekli piroliz yöntemini kullanır. Bu hidrokarbonlar daha sonra işlenerek ve hidroarındırılarak SAF üretilebilir. Planlanan üretim hattının tek birim kapasitesi yılda 10.000 ila 50.000 metrik ton arasında değişecektir. Niutech, teknolojinin polipropilen, polietilen, polistiren, akrilonitril bütadien stiren ve naylon gibi malzemeleri ayrı olarak veya karışık halde işleyebildiğini açıkladı.
Şirket, halihazırda Birleşik Krallık, Güney Kore, Danimarka, Tayland, Vietnam ve Çin’deki çeşitli pazarlarda sürekli piroliz sistemlerini devreye almış durumda. Yılda yaklaşık 10.000 metrik ton kapasiteye sahip birçok projenin başarıyla tamamlandığı belirtiliyor.
Bu anlaşma, havayolu şirketlerinin ve yakıt üreticilerinin SAF üretimini artırmak için ek yollar aradığı bir dönemde yapılıyor. Avrupa Birliği’nin ReFuelEU Aviation yönetmelikleri, 2025 yılında AB havaalanlarında sunulan havacılık yakıtının %2’sinin SAF olması, bunun 2030 yılında %6 ve 2050 yılında ise %70’e yükseltilmesi gibi hedefler içeriyor. Kullanılmış yemek yağları ve diğer atık yağlar, mevcut SAF hammaddeleri arasında yer alsa da, miktarları sınırlıdır. Atık plastik, hem plastik atığıyla mücadele edilmesine hem de havacılık emisyonlarının azaltılmasına katkıda bulunarak, yakıt üretimi için başka bir hidrokarbon kaynağı sağlayabilir.
Proje ayrıca, atık plastiğin pirolizinin endüstriyel ölçekte büyük bir rafineri ortamına entegre edilip edilemeyeceğinin test edilmesini de amaçlıyor. Sürekli operasyon, üretim ekonomisi ve kapasite açısından kritik öneme sahip olan büyük tesisler için özellikle önemlidir. Niutech, yaklaşık dört on yıllık piroliz teknolojisi deneyimi ve önceki büyük ölçekli projelerdeki başarılarının, bu anlaşmanın temel unsurları olduğunu vurguluyor.
Şirket, bu anlaşmayı sürekli işleme teknolojisinin bir kanıtı olarak değerlendiriyor ve rafineri ölçekli projeleri destekleme yeteneğinin altını çiziyor. Bir sonraki aşama, tek üretim hatlarının ötesine geçerek, atık plastikten SAF sistemlerinin güvenilir, ekonomik ve anlamlı miktarlarda havacılık yakıtı sağlayacak şekilde çalışıp çalışamayacağının gösterilmesi olacak.
Kaynak: Interesting Engineering
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın