İngiltere’de çalışan işçilerin yapay zeka araçlarına yönelik harcamaları, kendi cüzdanlarından ödedikleri bir şekilde her yıl 1,3 milyar doları buluyor. Deloitte’in son meslek hayatı araştırmasında ortaya çıkan bu rakam, çalışanların bu masrafı şirket hesabına yansıtmadan, tamamen kişisel kaynaklarından karşıladıklarını gösteriyor. Araştırma, kıtanın 25 bin çalışanından toplanan yanıtlara dayanıyor ve Deloitte’in “tek bir ülkede yapılan en kapsamlı iş yeri yapay zeka kullanım çalışması” olarak tanımladığı bir çalışma.
Araştırmaya göre İngiltere’deki iş yerlerindeki yapay zeka benimseme oranı oldukça yüksek; çalışan yetişkinlerin yüzde 63’ü iş amaçlı olarak üretken yapay zekanın aktif bir şekilde kullandığını belirtiyor. Bu oran, zamanlaması benzer şekilde yapılan ABD çalışanları araştırmasıyla kıyaslanabilir biçimde değerlendiriliyor: Amerikan çalışanlarının yüzde 52’sinin yapay zekayı bir düzeyde kullandığı, ancak yalnızca yüzde 15’inin bunu günlük olarak kullandığı ortaya konuyor.
Kendi Paralarıyla Yapay Zeka
İngiltere’de anketlenen çalışanların neredeyse yarısının ücretsiz yapay zeka araçlarını kullandığı, yüzde 34’ünün ise işverenleri tarafından sağlanan üretken yapay zeka araçlarını kullandığı görüldü. Buna rağmen, iş yeri yapay zeka kullanıcılarının altıda birinin en az bir tür araç için kendi paralarını ödediği tespit edildi; bu grup her yıl yapay zekaya 1 milyar doların üzerinde bir tutar harcadı. Yani söz konusu 1,3 milyar dolarlık toplam rakamın büyük kısmı, çalışanların cebinden çıkıyor.
Bu teknolojiye açık bir tutumlarına rağmen, Deloitte araştırması İngiltere’deki çalışanların üretken yapay zeka kullanımının hâlâ oldukça yüzeysel olduğunu ortaya koydu. İngiliz çalışanlar, her zaman en verimli seçenek olmayabileceği açık olan ileri düzey otonom ajanları kovalamak yerine, e-postaları hızlıca hazırlama gibi temel görevlerde ya da bir zamanlar güvenilir olan arama motorlarının yerini alma biçiminde bu teknolojiyi kullanıyor.
Bu konuda dikkat çeken şey, üretken yapay zekanın günlük iş hayatının bir parçası haline gelmesinin ne kadar hızlı olması. Yine de birçok çalışan için rolü hâlâ nispeten temel düzeyde kalıyor; daha karmaşık işleri desteklemekten ziyade bilgi arama ve içerik taslaklama üzerine odaklanmış durumda.
Deloitte UK İş Görünümü Ortağı ve Sektör Görünümü Sorumlusu Paul Lee
Bu yaklaşımın ardında, çalışanların yalnızca teknolojiyi kullandıkları değil, aynı zamanda sınırlı eğitim, eksik yönlendirme ve bazı durumlarda işverenlerinin haberi olmadan da bu araçlara başvurdukları gerçeği yatıyor. Bir CEO, ofis içinde bu tür kullanımı “slop mermilerini atmak” benzetmesiyle tanımlarken, söz konusu yöntemlerin çoğu zaman en verimli yol olmadığını da vurgulayan analistler, yüzeysel görevlerin yaygın biçimde tercih edildiğini belirtiyor.
Derinleşmeyen Bir Kullanım
Paul Lee’in araştırmaya verdiği değerlendirmeye göre, burada anlatılacak hikâye çalışanların yapay zekayı kullandığı değil, bunun eğitimlerinin sınırlı, rehberliğin yetersiz ve kimi durumlarda işverenlerinin haberi olmadan da sürdüğü yönünde. Çalışanların büyük çoğunluğu en iddialı ve karmaşık uygulamalara yönelmiyor; bunun yerine günlük iş akışının içine kolayca yerleşebilen basit görevlerde bu araçlardan faydalanıyor.
Uzmanların gözünden, İngiltere’deki bu durum teknolojinin iş hayatına hızlı biçimde entegre olmasının bir yansıması olarak görülse de, kullanımın olgunlaşması için eğitim ve kurumsal yönlendirme açısından önemli bir yol daha geride bırakılıyor. Çalışanların kendi paralarını ödediği bu harcamalar, teknolojinin yaygınlaşmasının yanı sıra, daha verimli ve sürdürülebilir biçimlerde kullanılması gerektiğine dair bir uyarı niteliği taşıyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.





Söz sizde.
Deneyiminizi, sorularınızı ve katkılarınızı paylaşın. E-posta adresiniz yayımlanmaz.