Matt Murdock, çizgi roman tarihinin en çok acı çeken süper kahramanlarından biri. Bu durumun farkında olanlar, bu duruma Frank Miller’a minnettar olmalı. Geriye Dönüş Orijinal Daredevil: Born Again, gelmiş geçmiş en iyi çizgi romanlardan biri olarak kabul edilir. Stan Lee ve Bill Everett tarafından 1964’te yaratılan Daredevil, süper kahramanlar arasında özel bir yere sahip. Ancak karakterin bu kadar popüler olmasının arkasında yatan neden, 1970’lerin sonlarında ve 1980’lerin başlarında Frank Miller’ın yazarlığıyla ortaya çıkan özelliklerdi. Miller, vampirlerle veya bilim kurgu B filmlerinden alınmış kötü adamlarla savaşmak yerine, Daredevil’ın psikolojik çalkantılarına odaklandı ve Hell’s Kitchen’ın suç dünyasını detaylı bir şekilde tasvir etti. Bu sayede karaktere, onu diğer süper kahramanlardan ayıran sert, noir tarzı bir hava kazandırdı. Frank Miller, kısa bir süre yazarlığı bıraktıktan sonra Daredevil’a geri döndü ve belki de karakterin en önemli katkısını sundu: 1986 tarihli “Born Again” hikayesi. Bu olay örgüsü, yazarın Daredevil üzerindeki beş yıllık çalışmasının doruk noktasıydı. Hikaye, Karen Page’in bir yetişkin film oyuncusu ve uyuşturucu bağımlısı olarak geri dönmesiyle başlıyor. Uyuşturucu parası için Matt’in kimliğini ifşa eden Karen, bu bilgiyi Kingpin’e veriyor. Kingpin, Daredevil’ı yenemeyecekse, onu kişisel hayatını yok ederek alt etmeye karar veriyor. “Born Again”, Matt Murdock’un sürekli acı çekmesine yol açan olay örgüsünün başlangıcıydı ve hikayenin büyük bir kısmı, Wilson Fisk’in planlarının yavaş yavaş ortaya çıkmasına ayrılmıştı. Kingpin, banka hesaplarını donduruyor, apartmanını kamulaştırıyor, avukatlık yapmasını engelliyor ve sonunda onu öldürmeye çalışıyordu. “Born Again”, Matt’ın kostümü dışındaki zamanlarda geçirdiği bir hikaye. Bu, karakterin sahip olduğu her şeyi elinden alarak en dibe düşürülmesini ve neyin onu bu kadar iyi yaptığını ortaya çıkarmayı amaçlıyordu. Evsiz kalan ve paranoyak hale gelen Matt, sonunda Kingpin’i öldürmeye karar veriyor. Ancak bu durum, Kingpin tarafından acımasızca dövüldüğü ve East River’a atıldığı bir duruma yol açıyor. “Born Again”, Matt’ın penance ve kurtuluş yoluyla Hell’s Kitchen’ın savunucusu olarak yeniden doğmasını sağlıyor. David Mazzucchelli’nin çizimleri, hikayenin atmosferini güçlendiriyor. Çizimler, gerçekçi ve kasvetli olmasına rağmen, karakter odaklı bir drama havasına sahip. Ayrıca dini imgelerle dolu. Her sayı, Matt’ın uyuduğu ve sonunda çarmıha gerildiği anları göstererek, Daredevil’in bir tür Mesih figürü olduğunu vurguluyor. Matt ve Karen tekrar bir araya geliyorlar ve bir süre için Matt’in kostümüyle ilgili sorunlarını çözdüğü görülüyor. Ancak Kingpin, intikam hırsıyla yanıp tutuşurken, Nuke adında çılgın bir süper asker kiralıyor. Bu çatışma, sadece Avengers’ın dikkatini çekmiyor, aynı zamanda Daredevil’ı yeniden harekete geçiriyor. “Born Again”, hem Netflix dizisinin üçüncü sezonunda, hem de “Daredevil: Born Again” adlı yeni projede kullanıldı. Frank Miller sadece harika bir Daredevil hikayesi yazmakla kalmadı, aynı zamanda süper kahraman hikayelerinin insan dramıyla nasıl iç içe geçebileceğini gösterdi. Matt Murdock, kostümüyle değil, altında yatan adamla tanınıyor. “Daredevi: Born Again”, Disney+’ta izlenebilir.

Kaynak: Inverse
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın