Son Dakika
ABD, İtalya’nın Yağmalanan Yüzlerce Antik Eserini İade Etti
Genel

ABD, İtalya’nın Yağmalanan Yüzlerce Antik Eserini İade Etti

19 Temmuz 2026 · 4 dk okuma · 5 görüntülenme · bekir

Akdeniz’in Kadim Mirası Evine Dönüyor: Roma ve Washington Arası Kültürel Diplomasi

İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli, bu yılki Venedik Bienali açılışını pas geçmesine rağmen, dün Roma’daki La Marmora kışlasında düzenlenen görkemli bir törene katılarak tarihin tozlu sayfalarından koparılan hazinelerin geri dönüşüne tanıklık etti. ABD makamları tarafından İtalya’ya resmi olarak iade edilen 337 eser; Etrüsk, Yunan, İtalik ve Mısır etkilerini taşıyan, Villanovan döneminden (MÖ 900-700) Helenistik döneme (MÖ 323-31) kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan eşsiz bir koleksiyonu oluşturuyor.

Bu değerli eserlerin vatanına kavuşma süreci; İtalya Karabinieri Kültürel Miras Koruma Komutanlığı, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), İç Güvenlik Bakanlığı ve Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg Jr. ofisinin ortaklaşa yürüttüğü titiz bir operasyonun ürünüdür. Her ne kadar eserlerin tam olarak ne zaman ve nasıl kaybolduğuna dair detaylı bilgiler kamuoyuyla paylaşılmasa da, yayınlanan resmi belgeler bu parçaların çoğunun gizli kazılarla yer altından çıkarıldığını veya kültürel kurumlardan çalındıktan sonra uluslararası piyasaya sürüldüğünü açıkça ortaya koyuyor. Aralık ayından bu yana “bulundu” statüsünde olan bu eserlerin bir kısmı, Manhattan Bölge Savcılığı aracılığıyla İtalya’ya ulaştı; bunlar arasında MÖ 5. yüzyıldan MS 3. yüzyıla kadar uzanan geniş bir yelpazede yer alan heykeller, bronzlar, seramikler ve altın işlemeli eserler bulunuyor.

FBI’ın desteğiyle kurtarılan diğer 116 parça arasında Demir Çağı’ndan Helenistik döneme kadar uzanan bronz ve pişmiş toprak figürler yer alırken; İç Güvenlik Bakanlığı, antik Yunan’ın Güney İtalya kolonisi olan Canosa di Puglia’dan gelen bir künefe (dümen), bir vazo ve Roma sikkelerinden oluşan bir hazineyi kurtarmayı başardı. Bu koleksiyonun en dikkat çekici parçaları arasında, MS 1. yüzyılda yapıldığı düşünülen ve ilk kez Roma Forumu’nda görülen Büyük İskender’i tasvir eden mermer bir başlık, Herculaneum’dan çalınan bronz bir heykel ve iki adet Mısır bazalt heykeli öne çıkıyor.

Bu tür eserlerin geri dönüşü, sadece birer nesnenin iadesi değil, aynı zamanda Akdeniz havzasındaki kültürel sürekliliğin korunması adına kritik bir zaferdir. Özellikle Etrüsk ve Helenistik dönem eserleri, antik dünyanın kozmopolit yapısını yansıtan en güçlü tanıklardır. Örneğin, bu döneme ait bronz heykellerin estetik anlayışı, sadece yerel bir zanaatın ürünü değil; Doğu ile Batı arasındaki ticaret ve fikir alışverişinin somut birer kanıtıdır. Geçmişte benzer şekilde, antik liman kentlerinde bulunan eserlerin korunması için verilen mücadeleler, bugün bu tür uluslararası iş birlikleriyle modern bir boyut kazanmıştır. Bu hazinelerin geri dönüşü, Akdeniz’in ortak kültürel dokusunun parçalanmasını engelleyen ve tarihin sürekliliğini sağlayan önemli birer köprü görevi görmektedir.

İtalya Büyükelçisi Tilman Fertitta, bu iadenin ABD ve İtalya arasında kaçak antik eserlerle mücadele etmek amacıyla 25 yıl önce imzalanan ilk Mutabakat Zettinin (MoU) bir meyvesi olduğunu belirtti. Kıta Avrupası’nın en uzun süreli Kültür Mülkiyeti Anlaşması olarak kabul edilen bu iş birliği, son yıllarda büyük başarılar elde etmeye devam ediyor. İtalyan yetkililer, 2022 yılından bu yana bu ortaklık sayesinde onlarca milyon avroluk değerde hazinenin ülkeye döndüğünü belirtiyor. Bu kapsamda, 2024 yılında iade edilen ve toplam değeri yaklaşık 60 milyon Euro’ya ulaşan 600 adet heykel, tablo ve kapın yanı sıra geçtiğimiz yıl orijinal yuvasına kavuşan bir Pompeii fresk parçası da bu başarı tablosunun önemli halkalarından biridir.

Bakan Giuli, kurtarılan bu eserlerin artık bilimsel inceleme, koruma ve geliştirme süreçlerine alınacağını vurgularken; nihai hedefinin bu parçaların orijinal yerlerine dönerek kamuoyunun beğenisine sunulması olduğunu ifade etti. İtalya Kültür Bakanlığı, bu iadelerin 165 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan ülkeye hem ekonomik hem de kültürel açıdan çok önemli kazanımlar sağlayacağını belirtmektedir.

Kaynak: Artnet-News

Paylaş