Felsefenin Derinliklerinde Bir Yolculuk: Brant Entrekin ile Sohbet
Tennessee Üniversitesi, Knoxville kampüsünde felsefe alanında doktora çalışmaları yürüten Brant Entrekin, akademik dünyada sosyal ve siyasi felsefe, uygulamalı etik ve feminist felsefe üzerine uzmanlaşmış bir isim. Dinî çalışmalar ve din felsefesi konularında da derinleşen Entrekin, şu anki tez çalışmasında sosyal adalet hareketlerindeki “müttefiklik” (allyship) kavramına odaklanıyor. Akademik dünyadaki araştırmaları ve öğretim çalışmaları hakkında daha fazla bilgiye brantentrekin.com adresinden ulaşmak mümkün.

Akademik Yolculukta Müttefikliğin İzinde
Şu anki çalışmalarını sorduğumuzda Entrekin, doktora tez bölümlerini yazarken aynı zamanda bu içerikleri akademik dergiler için makalelere dönüştürme sürecinin heyecan verici zorluklarını paylaşıyor. Özellikle sosyal adalet hareketlerinde müttefikliğin felsefe literatüründe yeterince yer bulmadığını ve üzerinde konuşulduğunda bile genellikle müttefiklerin baskıcı eylemleri üzerine odaklanıldığını belirtiyor. Entrekin, bu noktada daha yapıcı bir yaklaşım sergileyerek; müttefiğin kim olduğu ve ezilenlerle birlikte sosyal adarlık için nasıl mücadele etmesi gerektiği üzerine kurgulanan “ezilenlere saygı” (deference to the oppressed) bölümü üzerinde çalışıyor. Bu süreçte, müttefiklerin kendi inisiyatiflerini ne zaman almaları gerektiğini ve bu normların zamanla nasıl evrildiğini analiz ediyor.
Felsefeyi bu denli çekici kılan şeyin, her zaman keşfedilecek yeni bir alanın olması olduğunu vurgulayan Entrekin, felsefe doktorasının ona tek bir sorunun cevabını ararken ne kadar geniş ve ilginç yolların açıldığını gösterdiğini ifade ediyor. Uzun süreli bir projeye odaklanmanın, aslında kendi araştırma programını inşa etmek anlamına geldiğini belirtiyor.
Eğitim alanındaki tutkusunu ise felsefenin her türlü konuyu incelemek için kullanılabilecek güçlü araçlar sunmasıyla açıklıyor. Öğrencilerin halihazırda ilgi duydukları ve yatırım yaptıkları konuları felsefenin araçlarıyla tartışırken veya daha önce sıradan kabul ettikleri durumların arkasındaki derin soruları keşfettiklerinde büyük bir enerji buluyor.
İş dışındaki dünyasında ise oldukça hareketli bir yaşamı olan Entrekin, ağırlık kaldırmayı ve koşuyu çok seviyor. Gelecek yıl için bir yarı maraton hedefi olduğunu paylaşırken, aktif kalmanın yüksek lisans ve doktora sürecinde zihinsel olarak ona büyük destek sağladığını belirtiyor. Ayrıca antika avcılığına ve ikinci el kitapçaları keşfetmeye bayılıyor. Günün büyük bölümünü okuyarak geçirdiği için kişisel vakitlerinde “keyif için” okuduğu bir kitabının olması, okumanın sadece bir iş değil, aynı zamanda bir zevk olduğunu hatırlatıyor. Kendisini tanımladığı en önemli sıfatlardan biri de “bilgi yarışması meraklısı” (trivia nerd). Arkadaş grubuyla düzenli olarak katıldığı bilgi yarışmaları ve Jeopardy maratonları, akademik yoğunluğun arasında keyifli bir kaçış noktası oluşturuyor.
Eğer yarın sabah yeni bir yetenekle uyanma şansı bulsaydı, bunun bir müzik enstrümanı, özellikle de piyano çalma becerisi olmasını isterdi. Çocukken büyükannesinden ders aldığını ancak çok başarılı olamadığını belirten Entrekin, o dönemde bu konuyu daha ciddi ele alsaydı bugün çok daha farklı bir noktada olabileceğini ve şu an sadece birkaç nota çalabildiğini gülümseyerek ifade ediyor.
Şu sıralar üzerinde çalıştığı iki önemli kitabı paylaşan yazar; kişisel okuması için Robert A. Dahl’ın “How Democratic Is the American Constitution?” adlı eserini, araştırma süreci için ise Daniel Q. Gillion’ın “The Loud Minority: Why Protests Matter in American Democracy.” kitabını öneriyor.
Popüler kültürün ve kurgusal evrenlerin felsefeyle kesiştiği noktalara değindiğimizde ise konu oldukça ilginçleşiyor. Birer popüler kültür ikonu haline gelen karakterler arasında bir mücadele söz konusu olduğunda, aslında sadece iki kahramanı değil, on yıllardır sinema ve çizgi roman dünyasını domine eden arketipleri tartışmış oluyoruz. Örneğin; Batman ve Örümcek Adam arasındaki bir kapışmada, “hazırlık süresi” (prep time) faktörü her zaman kritik bir değişken olarak masada durur. Eğer Batman’ın hazırlık süresi yoksa, durumun kabul etmesi zor olsa da Örümcek Adam’ın galip geleceği görüşü oldukça güçlüdür; bu senaryo hatta YouTube’daki ünlü “Death Battle” serisinde de çarpıcı bir analizle işlenmişti.
Wonder Woman ve Supergirl arasındaki mücadelede ise durum daha dengeli görünüyor. Wonder Woman’ın silahlarının büyüsel güçler içerdiği kabul edildiğinde, Supergirl bu tür savunmalara karşı daha açık hale geliyor. Ancak her iki karakterin de fiziksel kapasitesi oldukça yüksek olduğundan, bu dövüş teknik bir savaşa dönüşür. Yine de stratejik zekası ve taktik kabiliyetiyle Wonder Woman’ın galip geleceği öngörülüyor.
Henüz gerçekleştiremediği hayallerinden bahsederken üç maddeyi seçmekte zorlanan Entrekin, ilk olarak bir bilgi yarışmasında (Jeopardy gibi) yer almayı çok istediğini belirtiyor. Ardından, Atlanta Braves taraftarı olarak büyüdüğü için tüm MLB stadyumlarını ziyaret etmeyi hedefliyor; Boston’daki Fenway Park ve Cincinnati’deki Great American Ballpark gibi
Kaynak: Apa-Blog