Son Dakika
Brezilya, El Niño tahminlerinin etkisiyle itfaiye teşkilatını güçlendiriyor ve bütçeyi artırıyor.
Genel

Brezilya, El Niño tahminlerinin etkisiyle itfaiye teşkilatını güçlendiriyor ve bütçeyi artırıyor.

21 Temmuz 2026 · 6 dk okuma · 2 görüntülenme · bekir

Brezilya, Amazon’daki Kuraklığa Karşı Hazırlık Yapıyor

Brezilya, yüzyıllardır görülen en güçlü El Niño olaylarından birinin yaşanabileceği beklentisiyle, Amazon bölgesinde olası şiddetli kuraklığa karşı yangınla mücadele harcamalarını artırdı ve rekor sayıda federal itfaiyeci istihdam etti.

Tropikal Pasifik’te anormal derecede yüksek sıcaklıklardan kaynaklanan El Niño iklim düzeni, genellikle Amazon’un geniş alanlarında daha sıcak ve kurak koşullara neden olur. Bu durum, şiddetli kuraklık ve büyük yangınların riskini artırır. Bu yıl “güçlü” ila “çok güçlü” bir El Niño beklentisiyle, dünyanın en büyük yağmur ormanındaki etkilerin de daha uç olması bekleniyor.

Brezilya Çevre Bakanlığı’nın ormansızlaşma ve yangın politikalarından sorumlu direktörü João Paulo Sotero, Mongabay’e yaptığı video röportajında, “Sakin değilim. Çok dikkatliyiz” dedi. “Şu anda 2024 ve 2025 yıllarına göre çok daha iyi hazırlanmış durumdayız… En kötü senaryoya karşı hazırlıklıyız.”

Sotero’nun verdiği bilgiye göre, Brezilya, yangınla mücadele için ayrılan bütçeyi 2026 yılında 1.023 milyar Real (yaklaşık 197 milyon Dolar / 6.5 milyar Türk Lirası) olarak belirledi. Bu rakam, 2025’e göre %28 artış anlamına geliyor; enflasyona göre düzeltildiğinde ise bu oran %24. Bu artış, ormansızlaşmaya yönelik politikaları destekleyen eski Başkan Jair Bolsonaro’nun 2022 sonunda görevden ayrılmasının ardından gerçekleşti. Bütçe şu anda 2019 yılına göre beş kat daha büyük.

Çevre Bakanlığı ayrıca, 2026 yangın sezonu için 4.410 ek federal itfaiyeci istihdam etti. 2024 yılında 3.224 itfaiyeci, 2025 yılında ise 4.358 itfaiyeci işe alınmıştı.

Bu hazırlıklar, Brezilya’nın geçmişte karşılaştığı benzer zorluklara nasıl müdahale ettiğini gösteriyor. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanan kıtlıklar karşısında alınan önlemler ve uygulanan politikalar, günümüzdeki benzer durumlara ışık tutmaktadır. Her iki durumda da, proaktif tedbirler ve kaynakların doğru yönetimi büyük önem taşımaktadır.

Amazon’da Rekor Yangın Tehlikesiyle Mücadele: Yeni Stratejiler ve Tarihsel Bağlantılar

Sotero’nun ekibi, Amazon bölgesindeki yangın riskinin yüksek olduğu yerleri belirleyerek müdahaleleri bu alanlara odaklıyor. Bunlar arasında, Amazon eyaletinin güneyinde ortaya çıkan yeni bir ormansızlaşma alanı ve Maranhão eyaletindeki Gurupi Biyolojik Koruma Alanı çevresi yer alıyor. Ekip, yangınla mücadelede kullanılacak uçak ve helikopter sayısını artırdığını belirtti.

2023-24 El Niño etkisinin yol açtığı kuraklık, Amazon’daki bazı nehirlerin rekor düşük seviyelere düşmesine neden oldu. Bu durum, yunusların ölümüne ve nehir ulaşımına bağımlı toplulukların su ve malzeme kaynaklarından mahrum kalmasına sebep oldu. Aynı zamanda, bu durum 2024’ün son yirmi yılın en kötü Amazon yangın sezonuna yol açtı.

İklim bilimci Carlos Nobre’nin geliştirdiği Amazon “dönüm noktası” teorisine göre, daha güçlü bir El Niño etkisi benzer veya daha şiddetli bir kuraklığa yol açabilir ve en yoğun etkilerin Eylül ile Ocak ayları arasında yaşanması bekleniyor.

Nobre, Mongabay’e yaptığı telefon görüşmesinde, “Yangınlarla savaşmalıyız” dedi. Ayrıca, Amazon’daki yangınların %98’inin insanların çıkardığı ateşler sonucu meydana geldiğini ve doğal nedenlerle (şiddetli hava koşulları) oluşmadığını vurguladı. Bilim insanı, “Yangınların oluşturduğu risk o kadar büyük ki, finans sisteminin bile yangın kullanılarak tarım yapılan işletmelere kredi vermesini engelleyen politikalar geliştirmeliyiz” şeklinde konuştu.

Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemlerindeki kuraklık ve kıtlıkların, toplumsal yapıyı nasıl dönüştürdüğünü akla getiriyor. Örneğin, Malazgirt Savaşı sonrası Anadolu’da yaşanan kuraklıklar, Türkmen beylerinin topraklarını terk etmesine ve daha verimli bölgelere göç etmesine neden olmuştu. Bu durum, siyasi istikrarsızlığa yol açarak Osmanlı Devleti’nin yükselişini etkilemişti. Benzer şekilde, günümüzde Amazon’daki yangınlar ve kuraklıklar da bölgedeki toplulukların yaşamını tehdit ediyor ve uzun vadede siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurabilir.

Brezilya’da Orman Yangınlarıyla Mücadele: El Niño Etkisi ve Çözüm Arayışları

Brezilya Çevre Bakanlığı, tarımsal finansmana erişimin, orman yangını kullanımının olmamasıyla ilişkilendirilmesi için mali teşvikler konusunu görüştüğünü belirtti. Ancak, bu yönde herhangi bir önlemin henüz alınmadığı da vurgulandı. Ayrıca, yetkililer, El Niño dönemindeki yangın kısıtlamalarının bireysel eyaletlerin sorumluluğunda olduğunu ve itfaiye ekiplerinin orman yangını riskini azaltmak için kontrollü yakma yöntemlerini kullandığını ifade ettiler.

Bu durum, Brezilya’nın karşılaştığı ciddi bir sorunu ortaya koyuyor. Geçmişte de benzer sorunlarla karşılaşan bölgelerde, özellikle kuraklık dönemlerinde orman yangınlarının yaygınlaşması sıkça görülmüştür. Örneğin, 1997-98 yıllarındaki Endonezya yangınları, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve büyük ekonomik kayıplara yol açmıştı. Bu olayda olduğu gibi, Brezilya’daki orman yangınlarıyla mücadelede de önleyici tedbirlerin alınması, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve toplumun bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Başlık fotoğrafı: Eylül 2025’te Brezilya’nın Acre bölgesinde yaşayanlar, orman yangınıyla mücadele ediyor. Fotoğrafın sahibi: Victor Moriyama/Climate Visuals.

Credits

Topics

Bu haber, Brezilya’daki El Niño etkisinin neden olduğu felaketlerin boyutlarını gözler önüne seriyor. Tarih boyunca benzer iklimsel değişimlerin toplumlar üzerinde derin etkileri olmuştur. Örneğin, Roma İmparatorluğu’nun çöküşünde, uzun süren kuraklık dönemlerinin tarımsal üretimi olumsuz etkilediği ve sosyal huzursuzluğa yol açtığı bilinmektedir. Benzer şekilde, Orta Çağ’daki “Küçük Buzul Dönemi” Avrupa’da kıtlıklara ve salgın hastalıklara zemin hazırlamış, nüfusun azalmasına ve siyasi istikrarsızlığa neden olmuştur. Günümüzde ise, iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olayları, sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sistemler üzerinde de benzer sonuçlar doğurmaktadır.

Kaynak: Mongabay

Paylaş