Willem de Kooning’in Eserleri Hollanda’da Sergilenecek
Willem de Kooning‘e olan ilgi tüm dünyada artıyor.
Şu anda Art Institute of Chicago‘daki büyük beğeni toplayan bir çizim sergisi ile anılan bu önemli sanatçı, Ekim ayında kendi ülkesi Hollanda’da Rijksmuseum‘da düzenlenecek kapsamlı bir sergiyle onurlandırılacak. Amsterdam’daki bu sergide 120’den fazla eser yer alacak ve bu, son kırk yıldaki en büyük Avrupa De Kooning sergisi olacak.
“Willem de Kooning at Work” sergisi, sanatçının 65 yıllık kariyerindeki gelişimini çizimler üzerinden takip ediyor. Çizimlerin sadece hazırlık aşaması değil, aynı zamanda sanat pratiğinin temel unsuru olarak konumlandırıldığı bu sergi, nadir görülen eserlerle birlikte Art Institute’un Excavation (1950) gibi önemli tablolarını bir araya getirerek, De Kooning’in tekrarlayan temalarını ve deneysel tekniklerini vurgulayacak. Bu teknikler arasında hızlı çizimlerden, gözleri kapalıyken yaptığı çalışmalara kadar birçok farklı yaklaşım yer alıyor.
Sergide ayrıca Museum of Modern Art‘ın Woman I (1950–52) ve Whitney Museum‘ın Woman and Bicycle (1952–53) gibi önemli tablolar da yer alacak. Bu eserler, Vermeer ve Rembrandt gibi Hollanda’nın ünlü ressamlarının bulunduğu Rijksmuseum’un Onur Galerisi’nde sergilenecek.

De Kooning, 1904 yılında Rotterdam’da doğdu. Burada gece çizim dersleri aldı ve bir dekoratif sanatlar atölyesinde çıraklık yaptı. 1926’da bir yük gemisine saklanarak Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti ve New York’a yerleşti. Sanatla profesyonel olarak ilgilenmeye başlamadan önce, ev boyacısı, illüstratör ve mağaza vitrin tasarımcısı olarak çalıştı. 1940’ların sonlarında tanınmaya başladığında, Jackson Pollock, Lee Krasner ve Mark Rothko gibi isimlerin de bulunduğu New York Okulu’nun önemli bir figürü haline geldi. 1997 yılında East Hampton’da 92 yaşında hayatını kaybetti.
De Kooning’in eserlerindeki bu çeşitlilik ve yenilikçilik, onu çağının diğer sanatçıları gibi aynı zamanda kendinden önceki dönemlerin de izlerini taşıyan bir figür haline getiriyor. Örneğin, Hollanda Rönesansı’nın önemli ressamlarından Rembrandt’ın portrelerinde görülen ışık oyunlarına benzer şekilde, De Kooning’in eserlerinde de renkler ve gölgeler aracılığıyla duygusal derinlik yaratılıyor. Bu bağlamda, De Kooning’in eserlerini anlamak, sadece kendi dönemini değil, aynı zamanda sanat tarihinin daha geniş bir perspektifini de anlamak anlamına geliyor.
Fenix Müzesi, De Kooning’in Eserlerine Ev Sahipliği Yapıyor
Rotterdam’daki yeni sanat müzesi Fenix, göçe adanmış bir kurum olarak, aynı zamanda Willem de Kooning’in memleketinden ayrılışının yüzüncü yıl dönümünü de kutluyor. 18 Temmuz itibarıyla, sanatçının üç adet devasa bronz heykelinin geçici sergisi, müzenin önündeki rıhtımda ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.

Bu büyük ölçekli müze etkinlikleri, aynı zamanda de Kooning’in eserlerine olan talebin artmasıyla örtüşüyor. Artnet Price Database verilerine göre, sanatçının son beş yıldaki en yüksek 10 açık artırma fiyatından dördü bu döneme denk geliyor; rekor fiyat ise 2018 yılında, Woman as Landscape (1954–55) adlı eserin Christie’s New York’taki satışıyla belirlendi ve 68.9 milyon dolara (yaklaşık 730 milyon TL) alıcı buldu. Bu eser, geçtiğimiz yıl New York’taki Gagosian galerisinde düzenlenen devasa de Kooning sergisinde yer almıştı ve bu serginin küratörlüğünü, High Line Art’ın direktörü Cecilia Alemani yapmıştı.
De Kooning’in eserlerinin günümüzde hala büyük ilgi görmesi, sanat tarihine olan derin etkisini gösteriyor. Benzer bir örnek olarak, 19. yüzyılın sonlarında Fransa’da yaşamış olan Edgar Degas’ın balerin resimlerine bakabiliriz. Degas’ın eserleri, o dönemde ve sonraki yıllarda büyük bir popülariteye sahip olmuş ve hala koleksiyonlarda önemli bir yer tutuyor. Her iki sanatçı da, kendi dönemlerinin önde gelen figürleri olarak kabul edilir ve eserleri günümüzde de sanatseverler tarafından keşfedilmeye devam ediyor.
Kaynak: Artnet News