Büyük hedeflere ulaşırken neredeyse her başarılı kişinin tekrarladığı tek bir öğüt var: Aksiyon almalısınız ve bunu tutarlı şekilde sürdürmelisiniz. Kuramsal olarak basit görünen bu yaklaşım, pratikte pek çok engelle karşılaşıyor. Bu engellerden biri ise aşırı düşünmek; birçok yüksek başarılı kişinin maalesef paylaştığı bir özellik. Ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz ama yanlış şeyi yapıyor olma endişesi taşıyorsunuz. Ya da bir işte başarılı olma baskısını o kadar çok üstleniyorsunuz ki, ilk adımı atmak bile size yetenekli olmayacağı korkusu nedeniyle ürkütücü geliyor.
Bu kısır döngü içinde sıkışmış büyük hedeflere sahip biriyseniz, aksiyona direnç hissetmek sizi hareketsiz bırakabilir. Ancak bu döngüde takılı kaldığınızda eyleme geçmeyi öğrenmenin yolları mevcut. İlk adım ise aşırı düşünme eğiliminizin kökeninde neyin yattığıyı belirlemek.
Aşır Düşünmenin Kök Nedenleri
Liderlerle ve yöneticilerle çalışan organizasyonel gelişim psikoloğu Sharon Spano, artan düşüncenin genellikle iki kategoriye indiğini söylüyor. “Müşterilerimle çalışıyorum; kimi gerçekten bu şekilde kodlanmış durumda. Beyinlerinin bir kısmı kararlarda yavaş işliyor. Çok fazla bilgi ve çok fazla zamana ihtiyaçları var” diyor. Bu durumda, farkındalığa sahip olmak bazen davranışlarını değiştirmeleri için yeterli oluyor. Böylece davranışlarını “daha erken, daha geç yerine” yakalayabiliyorlar ve farklı seçimler yapabiliyorlar.
Buna karşılık Spano, bunu aşır düşünmekle ve ertelemeyle karıştıranlara dair bir uyarı getiriyor. Karar vermeyi artan düşünmeyle karıştırma eğiliminde olanları örnekliyor: Genç bir bireysel katılımcıyken mükemmeliyetçi eğilimleri olan bir mühendis. Şirket kurmaya başladığında ise bu özellik onu geriye çekiyordu.
Müşterilerimle çalışıyorum; kimi gerçekten bu şekilde kodlanmış durumda. Beyinlerinin bir kısmı kararlarda yavaş işliyor. Çok fazla bilgi ve çok fazla zamana ihtiyaçları var.
Sharon Spano, Organizasyonel Gelişim Psikoloğu
Farkındalıkten Eyleme Geçmek
Aşır düşünmenin kökenini anlamak, bu alışkanlığı değiştirmenin ilk adımı. Beyin yapısı nedeniyle kararlarda daha yavaş işleyen kişiler için yeterli olan şey bazen sadece farkındalık oluyor; davranışlarını daha erken yakalayıp farklı seçimler yapabilme imkanı buluyorlar.

Bu tablo, mummeliyetçi eğilimleri kariyerinin ilerleyen dönemlerinde ona engel olan mühendis örneğinde ise farklı bir tabloyu işaret ediyor. Genç bireysel katılımcıyken bu özellik onun için bir avantaj olabilse de, şirket kurma gibi daha büyük sorumluluklar geldiğinde aynı nitelik onu geriye çekmiş.
Döngüyü Kırmanın Yolları
Bu döngüden çıkmak için kendinizi eğitmenin yolları mevcut. Kendi düşünme alışkanlıklarınızı tanıyarak, hangi kategoride olduğunuzu belirlemek önemli. İster beyin yapısı nedeniyle isterse mummeliyetçilik ya da erteleme eğilimi nedeniyle olsun, bu farkındalık değişimin kapısını açıyor.
Karar verme sürecini artan düşünmekten ayırmak da aynı derecede kritik. Birçok kişi karar vermeyi erteleme ve art düşüncenin bir parçası olarak görüyor; oysa bunlar birbirinden ayrı süreçler. Kendinizi bir eylemcije dönüştürmenin anahtarı, bu ayrımı kavramaktan geçiyor.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.





Söz sizde.
Deneyiminizi, sorularınızı ve katkılarınızı paylaşın. E-posta adresiniz yayımlanmaz.