Yıllardır bize, başarının sırrının kusursuz bir “tanıtım konuşmasına” sahip olmakta olduğu söyleniyordu. Otuz saniye. Bir izlenim yaratmak için tek bir fırsat. Sizi işe alacak veya en azından sizi hatırlayacak doğru kelime kombinasyonu. Ancak, post-COVID ve sosyal medya odaklı bir dünyada, kariyerler nadiren prova edilmiş 30 saniyelik bir konuşmaya sığmaktadır.
Bu gerçeği, 20 yılı aşkın süredir çalıştığım şirketten ayrıldıktan sonra bizzat deneyimledim. Oradayken kendimi tanıtmak kolaydı. Unvanım işi yapıyordu. “Küresel Yönetici Direktör” kelimelerini söylediğinizde kapılar otomatik olarak açılıyordu. Unvanım, nerede çalıştığımı ve ne gibi sorumluluklar üstlendiğimi anında ilettiği gibi, kariyerimin genel çerçevesini de çiziyordu. Kendi şirketimi kurduğumda ve yeteneklerime dayalı bir ekosistem oluşturmaya başladığımda, bu basit soru giderek zorlaştı.
New York’ta geçirdiğim iki on yıldan fazla süre boyunca, neredeyse her sohbet aynı şekilde başlıyor: “Peki siz ne yapıyorsunuz?” Bu soru New York’ta kaba olarak kabul edilmez. İsim sormak veya herkesin konuştuğu en yeni restoranı önermek kadar yaygındır. Her seferinde bu soruyu duyduğumda, kendimi tereddütte bırakıyordum. Hangi versiyonumu tanıtmalıydım? Hayır kuruluşu için açık artırmacı mı? CEO mu? Yazar mı? Ana konuşmacı mı? Podcast sunucusu mu? Üç çocuk annesi mi?
Bu deneyim, geleneksel “tanıtım konuşması” kavramını yeniden düşünmeme yol açtı. Amaç, tüm başarılarınızı 30 saniyede sıkıştırmak değil, insanların değerinizi anlamalarına yardımcı olacak ve sohbetin bittiği andan uzun süre sonra bile hatırlayacakları bir hikaye oluşturmaktır.
Kişisel markalaşma konusunda verdiğim eğitimlerde, Fortune 500 şirketlerinden girişimcilere kadar birçok kişi aynı zorluklarla karşılaşıyor. Olağanüstü başarılar elde etmiş olsalar da, “Peki siz ne yapıyorsunuz?” sorusuna yanıt vermekte zorlanıyorlar. Sıklıkla iş geçmişlerini, çalıştıkları şirketleri, yan projelerini ve yönetim kurulu görevlerini sıralıyorlar. Bu bilgilerin hepsi değerli olsa da, bazen bu detayların çokluğuyla kafanın karışabileceğini görüyorum.
İşte kişisel markanızı güçlendirecek üç önemli adım:
- Unvanınızın ötesine geçin: Unvanınız sadece çalıştığınız yeri gösterir, ancak neden sizinle ilgilenmeleri gerektiğini açıklamaz.
- Değerinizi vurgulayın: İnsanların hayatlarını nasıl kolaylaştırdığınızı veya sorunlarını nasıl çözdüğünüzü anlatın.
- Hikaye anlatın: Karmaşık bilgileri basitleştirmek ve akılda kalıcı hale getirmek için hikayeler kullanın.
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın