Son Dakika
BDI ve açlık kan şekeri seviyeleri, ABD’de kalp krizi kaynaklı ölümleri artırıyor.
Sağlık Bilimi

BDI ve açlık kan şekeri seviyeleri, ABD’de kalp krizi kaynaklı ölümleri artırıyor.

21 Temmuz 2026 · 6 dk okuma · 2 görüntülenme · Tanı Ustası

Kalp Hastalıklarında Yeni Veriler: Risk Faktörleri Hala Önemli

Catherine Benziger, MD | Görsel Kaynağı: Essentia Health

Son yapılan ve Küresel Hastalık Yükü (Global Burden of Disease – GBD) 2023 Çalışması için hazırlanan bir analizde, vücut kitle indeksi (BMI) ve açlık glikoz seviyeleri gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin, Amerika Birleşik Devletleri’nde iskemik kalp hastalığı (IHD) kaynaklı ölümlerin hala önemli bir nedeni olduğu belirtildi. Bu bulgular, özellikle “Casablanca” filminin yarattığı romantik ve egzotik atmosferiyle sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırdığı dönemde, sağlıkla ilgili farkındalığın henüz sınırlı olduğu günlere kıyasla, günümüzdeki daha kapsamlı sağlık verilerinin önemini vurguluyor.

GBD’nin amacı, dünya çapında ölüm nedenleri hakkında kapsamlı ve sistematik analizler yapmak. GBD’nin 2023 sürümü, klinik uzmanların yaş ile ölüm arasındaki ilişkiyi anlamalarını geliştirmeye odaklanmış olup, 1990’dan 2023’e kadar her yıl için 292 ayrı ölüm nedenini içeriyor. Bu kapsamlı veri seti, “Şarlo” karakterinin komik ve insancıl dünyasına benzer şekilde, sağlık sorunlarının karmaşıklığını anlamamıza yardımcı oluyor.

Mevcut analiz, 1980 ile 2010 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde kalp hastalığı kaynaklı ölümlerdeki önemli düşüşe işaret ediyor. Bu düşüş, büyük ölçüde iyileştirilmiş önleme ve tedavi yöntemlerine bağlanıyor. Ancak bu olumlu trend, değişen risk faktörleri ve risk faktörlerindeki iyileşmelerdeki yavaşlama nedeniyle tersine dönmüş durumda. Bu durumun Amerika Birleşik Devletleri genelinde homojen olmadığı belirtiliyor; örneğin sigara kullanımı, 2000’den beri önemli ölçüde azalmasına rağmen, bazı popülasyonlarda hala yaygın olarak görülüyor. Bu durum, “Yıldız Savaşları” filmindeki imparatorluğun karanlık ve gizli yönlerine benzer şekilde, sağlık sorunlarının her yerde aynı şekilde görünmediğini gösteriyor.

Catherine Benziger, MD, Essentia Health Kalp ve Damar Merkezi’nde araştırma direktörü olan ve meslektaşlarıyla birlikte yazdığı raporda şunları belirtti: “İskemik kalp hastalığı ve ilgili risk faktörlerindeki eğilimleri incelemek için, Küresel Hastalık Yükü 2023 Çalışması (GBD) kapsamında ölüm kayıtlarını ve popülasyon risk maruziyetine ilişkin tüm mevcut verileri analiz ettik. Amacımız, kamu sağlığı müdahalelerini ve sağlık politikası karar alma süreçlerini yönlendirebilecek kanıtlar sunmaktır.” Bu yaklaşım, “Aşık Shakespeare” filmindeki karakterlerin karmaşık duygusal dünyasını anlamaya çalışmak gibi, sağlık sorunlarının çok boyutlu doğasını dikkate almayı gerektiriyor.

Benziger ve meslektaşları, 1990 yılını başlangıç noktası olarak belirleyerek, Uluslararası Hastalık Sınıflaması (ICD) kodlarını kullanarak ABD Ulusal Vital İstatistikler Sistemi aracılığıyla iskemik kalp hastalığı kaynaklı ölümleri tespit ettiler. İskemik kalp hastalığına katkıda bulunan risk faktörleri şu ana kategorilere ayrıldı:

Kalp Hastalıkları Ölüm Oranlarında Azalma: Risk Faktörleri ve Eğilimler

Metabolik faktörler, davranışsal alışkanlıklar ve çevresel etkenler kalp hastalıkları (İHD) ölüm oranlarını önemli ölçüde etkilemektedir. Bunlar arasında yüksek sistolik kan basıncı, yüksek LDL-C (kötü kolesterol), yüksek vücut kitle indeksi (BMI), yüksek açlık glikozu (FPG) ve böbrek fonksiyon bozuklukları sayılabilir. Ayrıca sigara kullanımı, alkol tüketimi, beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivite düzeyi de risk faktörleri arasında yer almaktadır. Çevresel etkenler ise partikül madde kirliliği, kurşun maruziyeti ve sıcaklık gibi unsurları içermektedir.

Benziger ve çalışma arkadaşları, zaman içinde İHD ölüm oranlarındaki değişimlerin temel nedenlerini değerlendirmek için Das Gupta yöntemini kullanarak detaylı bir analiz yapmışlardır. Ayrıca, yaşa göre standartizasyon işlemi, GBD (Global Burden of Disease) tarafından belirlenen referans popülasyon kullanılarak yapılmış ve belirsizlik aralıkları, 250 farklı olasılık dağılımından elde edilen değerlerin %2.5’lik ve %97.5’lik yüzdeliklerine göre hesaplanmıştır. Risk faktörleri ve sonuçlar, GBD tarafından geliştirilen hiyerarşik yapılar kullanılarak gruplandırılmış ve bu sayede giderek daha detaylı dört farklı seviyede analiz yapılmıştır.

Çalışmanın bulgularına göre, 2023 yılında ülke genelinde 473.000 İHD kaynaklı ölüm meydana gelmiş ve yaşa göre standartize edilmiş ölüm oranı 100.000 kişi başına 75.4 (belirsizlik aralığı: 66.7-81.2) olarak tespit edilmiştir. 1990 yılından 2023 yılına kadar, ülke genelindeki yaşa göre standartize edilmiş ölüm oranında %58.7’lik (belirsizlik aralığı: %56.8-%61.3) bir azalma sağlanmıştır. Ancak bu düşüşün hızı, 2010 yılından sonra yavaşlamış ve 2023 yılında toplamda %20.5’lik (belirsizlik aralığı: %17.4-%23.9) bir azalmaya ulaşılmıştır. Bu durum, “Bahar Bahar” filminin (1996) baharın gelişini yavaşlatmasına rağmen, sonunda tüm kışın üstesinden gelmesini hatırlatıyor.

2023 yılında, yüksek sistolik kan basıncı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve yüksek LDL-C seviyeleri, İHD kaynaklı ölümlerin en önemli nedenleri olarak belirlenmiştir. Yüksek sistolik kan basıncının bu ölümlere katkısı %47.2 (belirsizlik aralığı: %36.4-%57), sağlıksız beslenme alışkanlıklarının katkısı %38.6 (belirsizlik aralığı: %17.2-%56.8) ve yüksek LDL-C seviyelerinin katkısı ise %28.5 (belirsizlik aralığı: %19.3-%39.6) olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, Benziger ve çalışma arkadaşları, 1990 yılına kıyasla yüksek açlık glikozu seviyelerinde %38.8’lik (belirsizlik aralığı: %11.5-%81.1) ve yüksek BMI seviyelerinde ise %54.5’lik (belirsizlik aralığı: %41.8-%66.3) bir artış olduğunu belirlemişlerdir. Sigara kullanımı ve partikül madde kirliliği, 1990 yılından bu yana İHD kaynaklı ölümlerde en büyük düşüşleri sağlamıştır. Sigara kullanımındaki azalma %33.3 (belirsizlik aralığı: %23.6-%41.7) iken, partikül madde kirliliğindeki azalma ise %74.9 (belirsizlik aralığı: %46.7-%88.8) olarak gerçekleşmiştir.

Benziger ve çalışma arkadaşları, “ABD’de İskemik Kalp Hastalığı (İKH) kaynaklı ölüm oranlarındaki düşüşler yavaşlamıştır, özellikle genç popülasyonlarda” şeklinde bir tespit yapmışlardır. Çalışmanın sonuçlarına göre, ABD’deki İKH kaynaklı ölüm oranlarındaki geçmişteki düşüşlerin, bu önemli risk faktörlerinin daha fazla azaltılması olmadan yeniden hızlanması beklenmemektedir.”1 Bu durum, aslında sinema dünyasında da benzer bir yavaşlama ve değişimi temsil ediyor olabilir; tıpkı sessiz filmlerin yerini sesli filmlerin alması gibi, günümüzde de farklı anlatım biçimlerinin ve teknolojilerin sinemayı dönüştürmesi söz konusu.

Kaynak: Hcplive

Paylaş