Son Dakika
OM-85, gerçek dünya koşullarında tüm yaş gruplarındaki tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonlarını azalttı.
Sağlık Bilimi

OM-85, gerçek dünya koşullarında tüm yaş gruplarındaki tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonlarını azalttı.

21 Temmuz 2026 · 5 dk okuma · 2 görüntülenme · Tanı Ustası

Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Yeni Umut: Broncho-Vaxom Etkinliği Verilerle Ortaya Çıktı

Broncho-Vaxom (OM-85), REACH çalışmasında 12 ayda solunum yolu enfeksiyonu (RTI) oranlarında %28 ila %38’lik bir azalmaya ve 24 ayda ise %29 ila %41’lik bir azalmaya neden olmuştur. Bu, bugüne kadar bu tedaviye ilişkin yapılan en kapsamlı çok ülkeli gerçek dünya verisi analizidir.¹ 2026 Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi (EAACI) toplantısında sunulan ön bulgular, Türkiye’de gerçekleştirilen etkinlikte kamuoyuyla paylaşıldı.¹

Toplantının ardından, HCPLive, Aberdeen Üniversitesi’nde birincil bakım solunum tıp profesörü olan David Price ile bu bulguları ve alerji uzmanları için ne anlama geldiğini konuştu. Price, çalışmanın dünya çapında alerji pratiği için önemli olduğunu vurguladı; çünkü OM-85 kullanımının ülkeler arasında büyük farklılıklar gösterdiğini ve verilerin, ilacın daha az kullanıldığı ortamlardaki değerini anlamaya yardımcı olabileceğini belirtti. Ayrıca, bu yaklaşımın yenilikçi olduğunu da ifade etti.

“Broncho-Vaxom ile ilk tanıştığımda, Birleşik Krallık’tan geldiğim için klinik kullanımına aşina değildim. Bu nedenle, benim için en önemli şey buydu,” dedi Price HCPLive’a. “Elbette, burada görülen potansiyel faydalar da diğer ülkeler ve özellikle alerji uzmanları için çok heyecan verici olabilir.”

REACH Çalışması: Küresel Veriler Alerji Uzmanlarına Rehberlik Ediyor

REACH kohortu, Çin (n = 10.392), Belçika (n = 4.797) ve İtalya’dan (n = 605) olmak üzere >15.790 pediatrik, ergen, yetişkin ve yaşlı hastayı içeriyordu. Bu veriler, kontrollü bir klinik çalışma ortamı yerine gerçek dünya sağlık veri tabanlarından elde edilmiştir.¹ Price, OM-85 kullanımının ülkeler arasında önemli ölçüde farklılık gösterdiğini belirterek, çalışmanın uluslararası düzeydeki alerji uzmanları için geniş kapsamlı bir rehberlik sunduğunu vurguladı.

Çalışma popülasyonunda kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) veya kronik bronşit (n = 5488), alerjik rinit (n = 4756), astım (n = 3704), immün yetmezlik durumları (n = 2732) ve gıda alerjisi (n = 228) bulunan hastalar yer almıştır. Bu çeşitlilik, çalışmanın sonuçlarının farklı hasta gruplarına uygulanabilirliğini artırmaktadır.

Yeni Tedavi Yaklaşımıyla Astım ve KOAH Yönetiminde Umut Veren Gelişmeler

Son araştırmalar, solunum yolu enfeksiyonlarının (RTI) astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) semptomlarını tetiklediğini gösteriyor. Bu durum, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan veya tekrarlayan enfeksiyonlara yatkın kişilerde önemli bir sorun teşkil ediyor. Ancak, yeni geliştirilen OM-85 adlı tedavi yaklaşımı, bu soruna yenilikçi bir çözüm sunuyor.

Araştırmalar, COVID-19 pandemisi sırasında uygulanan izolasyon önlemlerinin, astım ve KOAH ataklarını azalttığını gösterdi. Bu durum, enfeksiyona yol açan faktörlerin sınırlandırılmasının, semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. OM-85’in, düşük dereceli enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi uyarımı ve bariyer fonksiyon bozuklukları gibi çeşitli mekanizmalarla etki gösterdiği düşünülüyor. Bu yaklaşım, özellikle hava yolu hastalıkları için geliştirilen yeni biyolojik tedavilerin sunduğu koruyucu etkilerle benzerlikler taşıyor.

Tedavinin bir diğer önemli amacı, antibiyotik ve steroid kullanımını azaltmaktır. Her iki ilaç türünün de, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonlarına sahip hastalarda ciddi yan etkilere yol açabileceği bilinmektedir. Bu nedenle, öncelikle alerjik rinit, astım veya KOAH’ın altında yatan nedenlerin tedavi edilerek, solunum yolu enfeksiyonlarının ortaya çıkmasının engellenmesi hedeflenmelidir. Bu yaklaşım, 1928’de keşfedilen penisilin gibi antibiyotiklerin ilk dönemlerdeki kullanımının aksine, daha proaktif bir tedavi stratejisi sunuyor.

Araştırmalar, solunum yolu enfeksiyonlarında azalmanın tüm yaş gruplarında (1 ila 64 yaş ve üzeri) ve daha önce enfeksiyon sıklığına bakılmaksızın görüldüğünü gösteriyor. Ancak, bu durumun klinik önemi, farklı uzmanlık alanlarına göre değişiklik gösterebilir. Pediatri alerjisi uzmanları, genellikle daha yüksek bir solunum yolu enfeksiyonu yüküyle karşılaşırken, yetişkin hekimler ise astım veya KOAH’ı olan yaşlı hastalardaki şiddetli ataklara odaklanmaktadır.

Uzmanlar, alerji uzmanlarının hastalarına uygulayacağı tek önemli mesajın, reaktif tedaviden proaktif önlenmeye geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, solunum yolu enfeksiyonlarının neden olduğu semptomları kontrol altına almanın yanı sıra, aynı zamanda hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya ve yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olabilir. Dr. Price’ın sorduğu şu soru akla yerleşiyor: “Solunum yolu enfeksiyonu olayı, aslında [hastalık] önleme kontrolünün yetersiz olduğunun bir göstergesi midir?”

Dr. Price’ın herhangi bir çıkar çatışması bulunmamaktadır.

Kaynak: Hcplive

Paylaş