Son Dakika
Revita DMR sistemi ile GLP-1 tedavisi sonrası kilo kaybını korumak artık mümkün.
Sağlık Bilimi

Revita DMR sistemi ile GLP-1 tedavisi sonrası kilo kaybını korumak artık mümkün.

21 Temmuz 2026 · 5 dk okuma · 2 görüntülenme · Tanı Ustası

Yeni Veriler, Revita DMR Sisteminin Potansiyelini Ortaya Çıkardı

REMAIN-1 orta dönem kohort verileri, Revita Duodenal Mukozal Yüzey Yenileme (DMR) Sisteminin, GLP-1 reseptör agonistlerinin kullanımının durdurulması sonrası kilo kontrolü için ilk uzun süreli tedavi seçeneği olma potansiyelini gösterdi. Fractyl Health tarafından 15 Temmuz 2026’da yapılan açıklamada, bu olumlu sonuçlar, resmi istatistiksel anlamlılık elde etmek amacıyla tasarlanmış olan sonraki önemli kohort analizine zemin hazırlamaktadır. Ancak, araştırmacılar bu analizlerin tedavi etkilerini karakterize etmeye yönelik olduğunu belirtmektedir.

“GLP-1 ilaçlarının başarısı, çözülmemiş yeni bir sorunu ortaya çıkardı: hastalar ilacı ne zaman bırakıyor? Çoğu hasta sonunda ilacı bırakır; bunun nedeni maliyet, yan etkiler veya ömür boyu bir ilacı enjekte etme isteksizliği olabilir. İlaç kullanımının durdurulduğunda, kilo genellikle geri gelir. Bugünkü sonuçlar, ilk rastgele kontrollü çalışmalardır ve tek bir Revita prosedürünün, GLP-1’in bırakılmasının ardından bir yıl boyunca kiloyu büyük ölçüde kontrol altında tutabileceğini göstermektedir; bu da sürekli ilaç kullanımına gerek kalmadan gerçekleşmektedir,” diye açıklama yapan Fractyl’in kurucu ortaklarından ve CEO’su Harith Rajagopalan, konunun önemini vurguladı.

REMAIN-1 Çalışmasının Yapısı

REMAIN-1, devam eden, prospektif, rastgele kontrollü, çift körlü, çok merkezli ve önemli bir çalışmadır. Bu çalışma, obez hastaların GLP-1 reseptör agonistleriyle %15 veya daha fazla kilo verdikten sonra vücut ağırlığını koruma konusunda Revita DMR Sisteminin etkinliğini değerlendirmektedir. Çalışma, mevcut orta dönem analizine ve önemli bir analize ayrılmıştır: ilk analiz güvenlik ve etkinlik sinyallerini değerlendirirken, ikinci analiz tirzepatid kullanımının durdurulması sonrası kilo geri kazanımı ile ilgili temel sonuçları inceleyecektir.

Bu çalışma, özellikle modern tıbbın karşılaştığı zorluklara dikkat çekmektedir. Örneğin, 19. yüzyılda Batı’da yaşanan sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkan obezite sorununa benzer şekilde, günümüzde de yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavileri ile mücadele devam etmektedir. Ancak, bu tür yenilikçi yaklaşımlar, gelecekte daha etkili çözümler sunma potansiyeline sahiptir.

Yeni Bir Umut: Revita ile Kilo Kontrolü

Sağlık alanında yapılan yeni bir araştırma, obeziteyle mücadelede umut vadeden bir yöntem sunuyor. Bu araştırmaya göre, belirli kriterleri karşılayan hastalar, Revita adlı bir cihazla gerçekleştirilen işlemin ardından önemli ölçüde kilo kaybı yaşıyor ve bu kiloyu uzun süre koruyabiliyor.

Araştırmaya dahil olmak için hastaların 21-70 yaşları arasında olması, vücut kütle indeksinin (VKİ) 30 kg/m² ile 45 kg/m² arasında olması ve tirzepatid tedavisine başlamadan önce en az bir başarısız diyet uygulamasının bulunması gerekmektedir. Ayrıca, hastaların tirzepatid ile %15 veya daha fazla kilo kaybetmiş olması da aranılan kriterlerdendir. VKİ’si 40 kg/m² veya üzeri olan, tirzepatideye karşı bilinen bir alerjisi bulunan, pankreatit veya bulaşıcı karaciğer hastalığı öyküsü olan hastalar araştırmaya dahil edilmemiştir.

REMAIN-1 Sonuçları ve Bulguları

Araştırmaya katılan 45 hasta, rastgele olarak iki gruba ayrıldı: bir grup Revita işlemi gördü, diğer grup ise sahte (sham) endoskopik işlem aldı. Hastalar, işlemin ardından bir yıl boyunca takip edildi. Araştırmacılar, orta noktadaki grubun istatistiksel anlamlı sonuçlar için yeterli sayıda katılımcı içermediğini açıkça belirtmiş olsalar da, elde edilen veriler tek bir Revita işlemi ile gerçekleştirilen müdahalenin, sahte işlem grubuna kıyasla yaklaşık %40 daha fazla kilo kaybına yol açtığını gösteriyor (en küçük kareler yöntemiyle hesaplanan ortalama kilo geri kazanımı: %7.8 vs %13; Revita kolu için n=29, sham kolu için n=16). Ayrıca, duodenumun tamamının ablasiyon edildiği (%14 cm’den fazla) hastalarda, GLP-1 ile indüklenen kilo kaybının yaklaşık %81’i bir yıl sonra korunurken, sahte işlem grubunda bu oran sadece %48 olarak gerçekleşti.

Araştırmacılar ayrıca, ne cihazla ilgili ne de işlemin kendisiyle ilişkili ciddi yan etkiler bildirmediler. Tedaviden 6 ila 12 ay sonra yeni, cihaza bağlı ortaya çıkan olumsuz etkiler (TEAE’ler) gözlemlenmedi ve genel TEAE oranları bir yıl boyunca karşılaştırılabilir düzeydeydi; Revita kolunda %24, sham kolunda ise %25. Araştırma ekibine göre bu durum, işlemin genellikle hafif yan etkilere neden olduğunu ve cihazın geniş çapta ayakta tedavi hizmetlerinde kullanıma uygun olduğunu gösteriyor.

Bu çalışma, obeziteyle mücadelede yeni bir sayfa açabilir. Tarihsel olarak, Roma İmparatorluğu’nun askeri başarısının temelinde disiplinli beslenme ve fiziksel aktivitenin önemi vurgulanmıştır. Benzer şekilde, günümüzde de sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, obeziteyle mücadelede kritik bir rol oynamaktadır. Ancak, bu yeni cihaz, özellikle diyet ve egzersiz gibi geleneksel yöntemlerle başarılı olamayan bireyler için umut vadeden bir seçenek sunuyor.

Rajagopalan yaptığı açıklamada: “2026’nın dördüncü çeyreğinde REMAIN-1 Pivotal Cohort’tan elde edilecek ilk sonuçları büyük bir heyecanla bekliyoruz ve Revita’nın, GLP-1 sonrası kilo koruma kategorisine giren ilk yöntem olabileceğine dair derin bir inancımız var” dedi.

Kaynak: Hcplive

Paylaş