Son Dakika
Abbott, şantaj iddialarıyla bağlantılı iki siber saldırıyı mercek altına aldı.
Siber Güvenlik

Abbott, şantaj iddialarıyla bağlantılı iki siber saldırıyı mercek altına aldı.

18 Temmuz 2026 · 4 dk okuma · 4 görüntülenme · bekir

Abbott

Sağlık teknolojileri dünyasında veri güvenliği, günümüzde sadece teknik birer bariyer değil, aynı zamanda hasta mahremiyetini ve kurumsal sürdürülebilirliği koruyan en kritik savunma hattı haline geldi. Bu hassas dengenin sarsıldığı son örneklerden biri olan Abbott Laboratories, bünyesindeki kanser teşhis birimine ait eski nesil sistemlere yönelik gerçekleştirilen yetkisiz erişimler sonrası iki farklı siber güvenlik vakasını inceleme altına aldı. Şirket, bu süreçte sadece iç sistemlerdeki ihlalleri değil, aynı zamanda LabCentral portalı üzerinden iddia edilen veri hırsızlığı girişimlerini de titizlikle takip ediyor.

Söz konusu ihlallerden ilki, “ShinyHunters” adlı şantaj grubu tarafından gündeme getirildi. Grup, Abbott’un verilerinin sızdırıldığını iddia ederek 18 Temmuz’a kadar bir müzakere süreci öngülerken, bu tarihi daha sonra 21 Temmuz’a uzattı. Şirket yönetimi, söz konusu durumun yalnızca kanser teşhis iş kolundaki sınırlı sayıda iç sistemle kısıtlı kaldığını ve operasyonel süreçlerin, ürün tedarikinin veya hasta hizmetlerinin hiçbir şekilde etkilenmediğini bildirdi. Abbott, bu ihlalin diğer iş birimleri veya sistemlerle bir bağlantısı olmadığını vurgularken; olay öğrenilir öğrenilmez siber güvenlik uzmanlarını devreye aldıklarını ve kolluk kuvvetlerini bilgilendirdiklerini açıkladı.

ShinyHunters grubunun iddiaları ise oldukça çarpıcı detaylar içeriyor. Grubun, Haziran ayı ortalarında Abbott çalışanlarını hedef alan bir “vishing” (sesli oltalama) saldırısı gerçekleştirdiğini ve bu yolla Microsoft Entra tekli oturum açma (SSO) hesaplarını ele geçirdiğini öne sürdüğü belirtiliyor. Bu tür yöntemler, günümüzün dijital dünyasında tıpkı klasik casusluk filmlerindeki sofistike stratejiler gibi, kurumların en mahrem noktalarını hedef alan sistematik birer kuşatma haline gelmiş durumda. Şirketlerin savunma hatlarını aşmak için kullanılan bu sosyal mühendislik taktikleri; Salesforce, Microsoft 365 ve Google Workspace gibi geniş bir yelpazedeki bulut tabanlı uygulamalara erişim sağlamak için araç olarak kullanılıyor.

Söz konusu sibererzak operasyonlarında ShinyHunters’ın sadece Abbott’u değil, Medtronic, OneMedical ve AdaptHealth gibi medtech devlerini de hedef aldığı görülüyor. Hatta iRhythm veri ihlali ve Stryker’ın yıkıcı bir İran kaynaklı veri silme saldırısından kurtulmasının hemen ardından hedef alındığı bilgisi, sektörün ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne seriyor. Şirketin iddialarına göre; kurum içi belgeler, sözleşmeler ve müşteri bilgilerinin yanı sıra 30 milyondan fazla satır kişisel veri ile 22 milyondan fazla doktor-hasta görüşmesini içeren notların çalındığı öne sürülüyor.

Abbott's Exact Sciences is listed on ShinyHunters extortion site

İkinci vakada ise “ShadowByt3$” takma adlı bir aktörün LabCentral müşteri portalı üzerinden sisteme sızdığını iddia ettiği ortaya çıktı. Bu aktör, sistemdeki bir “zayıf noktayı” tespit ederek 4 Temmuz’da erişim sağladığını ve ardından API uç noktalarını hedef alarak dosyaları yavaş yavaş dışarı çıkardığını öne sürüyor. ShadowByt3$ tarafınca çalındığı iddia edilen veriler arasında üretim sertifikaları, kullanım kılavuzları, teknik spesifikasyonlar ve düzenleyici belgeler gibi kritik ticari dokümanlar yer alıyor.

Abbott cephesi ise bu iddialara karşı daha temkinli bir duruş sergiliyor. Şirket, söz konusu portalın dışa açık, üçüncü tarafça barındırılan bir platform olduğunu ve içerisindeki belgelerin kamuya açık teknik ürün referans dokümanlarından ibaret olduğunu savunuyor. Şirket yetkilileri, çalındığı iddia edilen verilerin hassas müşteri veya ticari bilgiler içermediğini vurgularken; her iki siber saldırı grubunun da şu ana kadar iddiaları doğrultusunda herhangi bir veri paylaşımında bulunmadığını belirtiyor.

Bu gelişmeler, sağlık sektöründe dijital güvenliğin sadece birer yazılım güncellemesi meselesi olmadığını, aksine kurumların hayati fonksiyonlarını korumak için çok katmanlı savunma stratejileri geliştirmesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Verinin artık en değerli varlık olduğu bu çağda, siber saldırganların kullandığı yöntemlerin karmaşıklığı, teknoloji devlerini ve sağlık kuruluşlarını her zamankinden daha dikkatli birer “dijital kale” inşa etmeye zorluyor.

Kaynak: Bleepingcomputer

Paylaş