Tayvan Keelung Bölge Savcıları tarafından yürütülen soruşturmada, ABD’deki kaçakçılık iddialarının ardından, Nvidia B300 GPU’larının yasa dışı olarak Çin’e kaçak gönderilmesiyle ilgili davada dokuz kişi hakkında iddianame düzenlendi. raporuna göre, bu karmaşık soruşturma, çeşitli ihracat kısıtlamalarını aşmak için tasarlanmış beş aşamalı bir planı ortaya koyuyor.
İddianamede belirtildiği üzere, “her birimi takip etmek için tasarlanan uyum rejimi”, tedarik zincirinin farklı noktalarındaki kişilerin işbirliği sayesinde içeriden sabote edildi. Supermicro’nun Tayvan şubesi, yalnızca beyaz listeye dahil müşterilere B300 sistemlerini satıyor ve bu müşteriler, GPU’ları Çin gibi kısıtlı ülkelere yeniden ihraç etmeyeceklerine dair bir taahhütname imzalaması gerekiyor. Müşteriler, sekiz veya daha fazla sunucu sipariş ettiklerinde, her iki şirketin de temsilcilerinin katıldığı bir yerinde inceleme yapılıyor.
Rapora göre, Flying Tiger Tech adlı Tayvanlı bir sunucu ticaret firması, beyaz listeye dahil oldu ve 130 adetlik bir sipariş verdi. Bu siparişte, sunucuların kendileri tarafından kullanılacağı belirtildi. Sipariş, Supermicro’nun dağıtım ortağı olan Albatron Technology üzerinden verildi. Böylece, Supermicro’nun para kaynağını araştırması engellendi, çünkü Albatron Tayvan borsasında işlem gören ve Supermicro’nun resmi bir dağıtımcısıydı.
İncelemenin yapılabilmesi için, Flying Tiger, Chief Telecom adlı başka bir TPEx listeli firmadan kiralık alan sağladığını belirtti, ancak gerçek bir sözleşme yerine sadece bir teklif sundu. Eylül 2025’te yapılan incelemede, tesisin çalıştığı ancak 130 B300 sunucusunu çalıştırabilecek yeterli altyapıya sahip olmadığı tespit edildi. Ancak kimse bu durumu dile getirmeyerek sorunun geçiştirilmesi sağlandı.
Raporda, “içeriden” olarak nitelendirilen ve tedarik zincirinin farklı noktalarında çalışan, işlemin gerçekleşmesine yardımcı olan kişiler de yer alıyor. Nvidia Tayvan’daki bir satış yöneticisi, kota hedefini aşmak için genel merkeze başvurarak incelemenin tamamlandığını belirtti. Supermicro’nun Tayvan şubesindeki üst düzey bir satış yöneticisi ise Flying Tiger’a inceleme sürecinde rehberlik ederek Chief Telecom kiralama sözleşmesinin nasıl geçeceğine dair bilgi verdi. Başka bir Supermicro çalışanı, sunucuların nereye gittiğini öğrendikten sonra komisyon karşılığında sessiz kaldı.
Bu durumun sonucunda, Supermicro üç aşamada toplam 130 adet B300 sunucusunun satışını onayladı. İlk 74 üniteden altısı doğrudan Çin’e gönderildi. Kalan ellisi ise Endonezya üzerinden Çin’e sevk edildi. Sekiz adet ise Japon bir şirkete gönderildikten sonra Hong Kong ve ardından Çin’e götürüldü. Bu işlemlerden elde edilen karın 21,21 milyon dolar olduğu belirtiliyor.
Plan, 56 ünitenin Japonya’ya sevk edildiği ve müşteriler tarafından “stratejik yüksek teknolojili emtia ihracat izni” talep edilmesiyle ortaya çıkarıldı. Şüpheliler, Supermicro’nun web sitesinin sahte versiyonlarını oluşturarak bir izin başvurusunda bulundu. Ancak işlemlerin kamuoyuna yansıması üzerine sunucuların ülkeyi terk etmesi engellendi.
Savcılık, Albatron’un genel müdürü, bir Supermicro çalışanı ve küçük bir elektronik firmasının sahibi tarafından yürütülen ikinci bir planın da ortaya çıkarıldığını duyurdu. Bu planda, Albatron’a 39 milyon Tayvan doları değerinde sahte hizmet kurulum faturaları düzenlendi ve para şüpheliler arasında paylaştırıldı. Elektronik firmasının sahibi polise teslim oldu ve diğer şüphelileri de ihbar etti. Ancak bu kişilerin ihracat suçundan beş yıla, zimmete harcama suçundan ise altı yıla kadar hapis cezası alabileceği belirtiliyor.
Supermicro, ABD’deki kaçakçılık soruşturmasının bulgularını kamuoyuyla paylaştı ve üst düzey yöneticilerin bu durumdan haberdar olmadığı, ayrıca kontrol edilen ürünlerin kısıtlı ülkelere satıldığına dair bir kanıt bulunmadığını belirtti.
Kaynak: Tomshardware
Bu Gelişmeyi Toplulukta Değerlendirin
Haber hakkındaki düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi ve teknik sorularınızı topluluk üyeleriyle anlık olarak tartışın.
Bir yanıt yazın