Amerika Birleşik Devletleri, önümüzdeki iki yıl içinde bilimsel araştırmalar için özel bir kuantum bilgisayarının inşa edilmesi ve işletilmesi amacıyla teknolojik bir strateji duyurdu. “Quantum Genesis” olarak adlandırılan bu yeni proje, dünyanın ilk hatasız ve yüksek kararlılıklı kuantum sisteminin 2028 yılına kadar devreye alınması için kesin bir zaman çizelgesi belirliyor. Bu girişim, aslında, daha geniş bir ulusal teknoloji çerçevesi olan “Genesis Mission”in temel yapı taşı niteliğinde; bu misyonun odak noktası, federal kurumlar genelinde işlem gücünü artırmak.
“Bilimsel keşif, insanlığın gelişiminin en güçlü itici güçlerinden biridir ve kuantum bilişimin, bu keşfi önemli ölçüde hızlandırma potansiyeline sahiptir,” diye belirtti Enerji Bakanı Chris Wright.
Bu altyapı, daha geniş bir ulusal teknoloji çerçevesi olan “Genesis Mission”in temel yapı taşı niteliğinde; bu misyonun odak noktası, federal kurumlar genelinde işlem gücünü artırmak. Bu programın tanıtımı, hükümetin kamuoyundan bilgi talebi yoluyla yürütülen kapsamlı bir idari inceleme sürecinin ardından geldi. Bu düzenleyici soruşturma, sektör uzmanlarının, akademik araştırmacıların ve teknoloji şirketlerinin, hataya dayanıklı bilişim konusundaki mevcut yeteneklere ilişkin verileri sunmasına olanak tanıdı. Toplanan bu veriler, ilgili bir federal strateji olan “Kuantum Bilgisayar için Uygulama Geliştirme ve Keşif Bilimi” girişimi için operasyonel gereksinimlerin belirlenmesinde kullanıldı.
Teorik Aşamadan Pratik Mühendisliğe Geçiş
Bu proje, kuantum mekaniğinin teorik test aşamasından pratik mühendislik alanına geçişin ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Bu bağlamda, “Teleskoplar sayesinde evreni keşfetmemizi sağladığı gibi, gelişmiş kuantum bilgisayarları da, doğanın temel yasalarına eşsiz bir hassasiyetle bakmamızı sağlayacak,” diye belirtti Enerji Bakanlığı Bilimden Sorumlu Yardımcısı Darío Gil.
Amaç, geleneksel silikon tabanlı süperbilgisayarların dahi çözemediği karmaşık işlem görevlerini yerine getirebilecek gelişmiş bir donanım katmanı oluşturmak. Yetkililer, bu hedeflere ulaşmak için kamu üniversite sistemleri, özel teknoloji şirketleri ve mevcut ulusal laboratuvarlar ağının kaynaklarını paylaşan işbirliğine dayalı bir ağ oluşturmayı planlıyor.
Üç Farklı Bölüm
Enerji Bakanlığı, projeyi tek bir geliştirme hattı olarak ele almak yerine üç farklı bölüme ayırdı. İlk bölüm, “Q Yarışması” adı verilen yapılandırılmış bir teknolojik meydan okumadan oluşuyor. Bu çerçeve altında, yarışmaya katılan mühendislik ekiplerinin, 2028 son tarihine kadar belirli sayıda (yüzler mertebesinde) mantıksal kübit kullanan operasyonel kuantum donanımını başarıyla göstermesi gerekiyor. Bu sistemlerin, plazma fiziği, yüksek enerjili fizik, malzeme bilimi ve moleküler kimya gibi belirli temel bilimlerle ilgili karmaşık hesaplamaları gerçekleştirmesi bekleniyor.
İkinci bölüm ise Ulusal Kuantum Süperbilgisayar Kullanıcı Tesisinin inşa edilmesi ve açılışıyla ilgilidir. “Bu yetenekler bir araya geldiğinde, Amerika Birleşik Devletleri’ne şimdiye kadar tasarlanan en güçlü keşif platformlarından birini sağlayacak entegre bir Yüksek Performanslı Bilgi İşlem-Yapay Zeka-Kuantum Bilişim ekosistemi oluşturulmuş olacak,” diye belirtildi Enerji Bakanlığı’nın basın açıklamasında. Bu tesis, izole bir platform olarak değil, mevcut exascale süperbilgisayarlar, Energy Sciences Network gibi federal veri ağları ve veri güvenliği programlarıyla doğrudan entegre olacak şekilde tasarlanmıştır.
Projenin üçüncü bölümü ise uygulama haritalamasına ayrılmıştır. Bu bölümde, bakanlık, endüstriyel yükleniciler ve akademik departmanlarla işbirliği yaparak, bilgisayarların çözebileceği çok özel bilimsel sorunları belirleyecektir. Belirlenen bu kullanım örnekleri, teknolojinin olgunlaştıkça fiziksel donanım kurulumlarının test edilmesi, değerlendirilmesi ve iyileştirilmesi için objektif teknik ölçütler sağlayacaktır.
Kaynak: Interesting Engineering