Son Dakika
Agility, ABD için insansı robot politikalarına dair altı önemli öneri sundu.
Teknoloji

Agility, ABD için insansı robot politikalarına dair altı önemli öneri sundu.

21 Temmuz 2026 · 6 dk okuma · 2 görüntülenme · Gökyüzü Mühendisi
FacebookXLinkedInRedditPinterestPaylaş

Son yıllarda, insan görünümlü robotlar yavaş yavaş laboratuvarlardan çıkarak gerçek endüstriyel ortamlara ve işlere girmeye başladı. Bu değişimin öncülerinden olan insan görünümlü robot geliştiricisi Agility Robotics, bu tür robotların iş gücü açıklarını doldurmak için kullanılmasına inanıyor. Ancak, Amerika Birleşik Devletleri bu konuda liderlik edecek mi?

Agility’nin CEO’su Peggy Johnson, yakın zamanda yayınlanan bir videoda, ABD’nin sektör için zaten çalışan şeyleri güçlendirecek ve hızlandıracak odaklı bir politika çerçevesine ihtiyaç duyduğunu belirtti. Johnson, sağlıklı bir düzenleyici ortam yaratacağını iddia ettiği altı temel prensibi sıraladı ve bu prensiplerin insan görünümlü robot pazarını ve bu robotlarla birlikte çalışacak insanları olumlu yönde etkileyeceğini vurguladı.

1. Uluslararası Kaynaklı Bileşenlere İlişkin Açığı Kapatın

Johnson’ın ilk önerisi, insan görünümlü robot geliştiricilerinin ticari uygulamalar için ihtiyaç duyduğu temel bileşenlere odaklanıyor. Şu anda, geliştiricilerin bazı bileşenleri uluslararası kaynaklardan temin etmeleri gerekiyor.

Bu durum, özellikle 1980’lerde ve 2000’larda ortaya çıkan ilk endüstriyel robotların gelişimini hatırlatıyor. O dönemde de, Japonya ve diğer ülkelerdeki üreticiler, ABD’deki robotik şirketlerinin ihtiyaç duyduğu motorlar, sensörler ve kontrol sistemleri gibi temel bileşenlerin tedarikinde önemli bir rol oynuyordu. Bu durum, o zamanın robotik endüstrisinin gelişimini desteklemiş olsa da, günümüzde benzer bir durumun yaşanması, yerel üretim kapasitesinin geliştirilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor.

“Bu, kişisel tercihlerden ziyade, Amerikan üretim kapasitesindeki mevcut sınırlamaların bir sonucu,” dedi Johnson.

Çin, insanımsı robot bileşenleri üretimi konusunda önemli bir paya sahip.

McKinsey’den yapılan bir rapora göre, Çin şu anda robotik bileşenler üretiminde önemli bir paya sahip. Örneğin, Çin şu anda motorlardaki kalıcı mıknatısların üretiminin %90’ını karşılıyor; bu da insanımsı robotlar için kritik bir bileşen.

Politika yapıcıların, yerel üretimi güçlendirme ve uzun vadeli olarak yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltma fırsatına sahip olduğunu söyledi Johnson. Bu, gelişmekte olan Amerikan insanımsı robot endüstrisinin zaman içinde daha dirençli olmasını sağlayacak.

Bu durum, aslında oyun dünyasında da benzer bir dönüşümü beraberinde getiriyor. 1970’lerin arcade salonlarında yer alan Pac-Man gibi ikonik oyunların bileşenleri başlangıçta Japonya tarafından üretilirken, daha sonra bu üretim kapasitesi farklı ülkelere kaydı. Günümüzde ise, oyun konsollarının ve bilgisayar donanımlarının karmaşık üretim süreçleri küresel bir zincir üzerinden yürütülüyor.

2. Koordineli Bir Ulusal Robotik Stratejisi Benimsenmeli

Son yıllarda Çin, insanımsı robotların üretimi ve ticarileştirilmesi konusunda önemli yatırımlar yaptı. 2023 yılında Çin, 2025 yılına kadar insanımsı robotların seri üretimine hazır olmayı hedeflediğini duyurdu. Ülke, bir insanımsı inovasyon sistemi kurmayı, çeşitli temel teknolojilerde atılımlar yapmayı ve çekirdek bileşenlerin güvenli ve etkili tedarikini sağlamayı amaçlayan hedefleri belirledi.

Johnson, ABD’nin de federal kurumları ve sektör ortaklarını bir araya getiren koordineli bir ulusal stratejiye ihtiyaç duyduğunu söyledi.

“Alınacak bilinçli önlemler olmadan, sadece teknolojik liderliği kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmayacağız, aynı zamanda bunu destekleyen ve zaten kırılgan olan yerel sanayi tabanını da zayıflatacağız. Bu durumun ulusal güvenlik üzerinde açık etkileri olacak,” diye belirtti.

AGIBOT G2 robotları, Longcheer’in tablet üretim hatlarında çalışıyor.

3. Standartlara Öncelik Verin ve Sektör Tarafından Oluşturulan Güvenlik Çerçevelerini Benimseyin

İnsanlarla birlikte çalışan her bir insansı robotun güvenli ve öngörülebilir olması önemlidir. Aynı zamanda, katı düzenlemeler inovasyonu engelleyebilir. Bu dengeyi sağlamak için Johnson, gönüllü standartların geliştirilmesine ve sektör tarafından oluşturulan güvenlik çerçevelerinin benimsenmesine öncelik verilmesini öneriyor. Bu yaklaşım, kamuoyunun güvenini korurken inovasyonun ilerlemesine olanak sağlayacaktır.

Bu noktada, 1980’lerde ortaya çıkan ve özellikle video oyun endüstrisinde büyük bir etki yaratan “arcade” oyunları akla geliyor. Arcade salonları, oyunculara rekabetçi bir ortam sunarken aynı zamanda yeni oyun mekanikleri ve teknolojilerin denendiği bir platform görevi görüyordu. Benzer şekilde, robotik sektöründe de gönüllü standartlar ve endüstri liderliğindeki güvenlik çerçeveleri, inovasyonun güvenli bir şekilde ilerlemesini sağlayabilir.

4. İşgücü Gelişimini Destekleyen Federal Politikalar Oluşturun

İnsansı robotların işgücüne giderek daha fazla entegre edilmesiyle birlikte, robotların çalışanları işten çıkarma endişesi artıyor. Ancak araştırmalar gösteriyor ki robotlar genellikle insan çalışanları değiştirmek yerine onları tamamlıyor. Johnson, ABD’nin bu durumu desteklemek için işgücü gelişimini teşvik eden politikalar uygulaması gerektiğini vurguluyor. Bu politikalar, teknik uzmanlara yönelik eğitimlerin yaygınlaştırılmasını, çıraklık programlarının genişletilmesini ve yükseköğretim kurumları ile teknik okullarla ortaklıkların kurulmasını içermeli.

Agility Robotics’in Digit insansı robotu, GXO Logistics’te çalışırken.

5. Küçük Üreticilerin Otomasyona Erişmesini Kolaylaştırın

Şu anda, maliyet otomasyonu benimsemenin en büyük engellerinden biridir. Bu özellikle insansı robotlar için geçerlidir, çünkü bunların üretimi ve bakımı pahalıdır.

Johnson, politika yapıcıların hedefli teşvikler, erken dönem kullanıcı programları ve giriş engellerini düşüren finansman araçları gibi önlemleri değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Bu sayede tüm üreticiler otomasyonun faydalarını görebilir ve küçük ile orta ölçekli işletmelerin geride kalması engellenir. Bu durum, aslında 1980’lerde arcade oyunlarının yükselişinde de görüldü; o dönemde bile, daha ucuz ve erişilebilir makineler sayesinde birçok küçük işletme bu alana girebildi ve rekabet ortamı oluştu.

6. Açık Tedarik Yollarını Belirleyin

Johnson’a göre insansı robotlar lojistik, tedarik zinciri operasyonları ve savunma alanlarında önemli uygulamalara sahiptir.

“Açık tedarik yollarının belirlenmesi ve silahlanmamış insansı robotların endüstriyel girişimlere entegre edilmesi sadece hükümetin yeteneklerini güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda daha geniş çaplı ticari kullanımın da önünü açacaktır” dedi Johnson. Bu yaklaşım, aslında 1990’larda kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasına benzer bir etki yaratabilir; o dönemde bile, hükümetin desteklediği programlar sayesinde birçok kişi ve kurum bu teknolojiyi daha kolay benimseyebildi.

Kaynak: Therobotreport

Paylaş