Son Dakika
Apple’ın OpenAI’a karşı açtığı davada şok iddialar: Gizli anlaşmalar ve çalıntı teknolojiler mi var?
Teknoloji

Apple’ın OpenAI’a karşı açtığı davada şok iddialar: Gizli anlaşmalar ve çalıntı teknolojiler mi var?

21 Temmuz 2026 · 5 dk okuma · 3 görüntülenme · Sürtünmesiz

Apple’ın OpenAI’a karşı açtığı gizli bilgilerin çalındığına dair davada yer alan iddialar, mevcut ve eski Apple çalışanlarından gizli bilgileri elde etmek için düzenlenen bir dizi koordineli girişimi ortaya koyuyor. Ancak dikkat çeken en önemli nokta, bu tür davranışların ne kadar rahat bir şekilde tanımlandığı; örneğin, “LOL, [ağ depolamasına] erişebildiğimi fark ettim, çok komik” şeklinde bir mesajın yer alması. Bu durum, 1950’li yıllarda Alan Turing’in geliştirdiği ilk yapay zeka programının, insan benzeri davranışlar sergileme potansiyeli taşımasına rağmen, o dönemdeki teknolojik sınırlamalar nedeniyle tam olarak hayata geçirilememesi gibi bir dönüm noktasını akla getiriyor.

Cuma günü açılan 41 sayfalık dava dilekçesi, bu ve benzeri birçok ayrıntılı iddiayı içeriyor. İşte dikkatimizi çeken bazı önemli noktalar:

Apple’dan OpenAI’a Karşı Açıklama: Kültürel Sorunlar ve Gizli Bilgilerin İhlali

Apple, OpenAI’a karşı açtığı davada, sadece eski çalışanların eylemlerini değil, aynı zamanda şirketin genel kültürünü ve üst düzey yönetimden gelen yönlendirmeleri hedef alarak, “Normalized and exemplified by leadership” ifadesiyle durumu özetliyor. Bu durum, OpenAI’ın sadece bireysel hatalardan değil, daha derin bir sorundan kaynaklandığını gösteriyor.

“Rotten to its core” ifadesiyle OpenAI’ın davranışlarını eleştiren Apple, aynı zamanda OpenAI’ın iPhone’a rakip olabilecek bir donanım cihazı üzerinde çalıştığına dair söylentileri de vurguluyor. Ancak Apple, bu cihazın geliştirilmesinde Apple’ın gizli bilgilerinin kullanıldığını iddia ediyor. Bu durum, OpenAI’ın etik sınırları aşarak rekabet avantajı elde etmeye çalıştığının işaretlerini taşıyor.

“This is the tip of the iceberg” ifadesiyle Apple, davanın sadece başlangıç olduğunu ve daha fazla sorunun ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Şirket, keşif sürecinde elde edilecek belgeler ve iletişimler aracılığıyla daha geniş kapsamlı bir resim çizmeyi amaçlıyor.

“LOL, I found out I can access the [network storage], so funny” mesajı, eski Apple çalışanı Chang Liu’nun, OpenAI’a geçtikten sonra Apple sistemlerine erişebildiğini ve bu durumun komik bulduğunu gösteriyor. Bu mesaj, Yu-Ting “Alyssa” Peng adlı başka bir Apple çalışanıyla paylaşıldı ve Peng’in de bu duruma hazır olduğunu belirttiği iddia ediliyor. Peng daha sonra OpenAI’a katıldı ancak davada sanık olarak yer almıyor.

“I still have another computer” mesajı, Liu’nun Apple’dan ayrılırken bile başka bir Apple bilgisayarını kullanarak gizli bilgilere erişim sağlamayı planladığını gösteriyor. Bu mesaj, Peng’in kullandığı Apple iş bilgisayarı üzerinde bulundu.

“Didn’t even know we could take those from the office” ifadesi, OpenAI’ın işe alım süreçlerinde, Apple’dan gelen adayların “actual parts” yani gerçek parçaları yanlarında getirmelerini istediği iddia ediliyor. Bu durum, Tang Yew Tan adlı eski bir Apple çalışanı tarafından yönlendirildiği belirtiliyor. Ayrıca adaylara “CAD/design artifacts” ve “prototypes” yani tasarım dosyalarını ve prototipleri de getirmeleri talep edildi.

“Avoiding the “dreaded walkout”” ifadesiyle, OpenAI’ın eski Apple çalışanlarına, Apple’ın güvenlik prosedürlerini nasıl atlayacakları konusunda rehberlik ettiği iddia ediliyor. Bu durum, gizli bilgilerin çalınmasını engellemek amacıyla uygulanan “walkout” yani derhal işten çıkarma işlemini önlemeyi amaçlıyordu.

“Let OpenAI know ‘asap’” ifadesiyle, Apple’dan ayrılan çalışanların, çıkış görüşmelerinde herhangi bir belge imzalamaları halinde bunu hemen OpenAI’a bildirmeleri ve imza atmamaları gerektiği konusunda bilgilendirildikleri iddia ediliyor.

“Over four hundred former Apple employees now working at OpenAI” ifadesiyle, Apple’dan OpenAI’a geçen çalışan sayısının yüksekliği vurgulanıyor. Bu durum, OpenAI’ın Apple’ın gizli bilgilerine erişimi olan çok sayıda çalışana sahip olduğu anlamına geliyor.

“io…access, exploited and used Apple’s secret, proprietary industrial design techniques, processes, and know-how related to metal-finishing” ifadesiyle, Jony Ive liderliğindeki ve geçtiğimiz yıl 6.5 milyar dolarlık bir anlaşmayla OpenAI tarafından satın alınan io adlı şirketin de davaya dahil edildiği belirtiliyor. Apple, bu şirketin metal kaplama teknikleri konusunda gizli bilgileri kullanarak Apple’ın partnerini yanıltmakla suçlanıyor.

“Apple is left with no choice” ifadesiyle, Apple’ın önce dava açmadan önce OpenAI ile iletişime geçtiği ancak herhangi bir yanıt alamadığı belirtiliyor. Bu durum, Apple’ın son çare olarak hukuki yola başvurmak zorunda kaldığını gösteriyor.

Yapay Zeka Analizi: Bu olay, yapay zeka alanındaki rekabetin ve etik sınırların ne kadar önemli olduğunu gösteren bir dönüm noktası. Deep Blue’nun satranç zaferi veya Turing testi gibi önceki kilometre taşları, bu davanın yarattığı etkiyle karşılaştırılabilir. Ancak bu dava, sadece teknolojik bir yarışmanın değil, aynı zamanda şirket kültürünün ve etik değerlerin de ne kadar kritik olduğunu vurguluyor.

Yapay Zeka Alanında Yeni Bir Dönem

OpenAI’ın bu hamlesi, yapay zeka alanındaki rekabetin giderek arttığının bir göstergesi. Bu durum, aslında 1950’lerde Alan Turing’in “Turing Testi”ni ortaya koyduğu zamandan beri süregelen bir yarışın yeni bir evresini temsil ediyor. Tıpkı o dönemde makine zekasının ne anlama geldiği tartışılırken, bugün de OpenAI’ın bu eyleminin etik sınırları ve potansiyel sonuçları yoğun şekilde tartışılıyor.

Şirketten yapılan açıklamada, “Diğer şirketlerin ticari sırlarına ilgi duymuyoruz. İnsanların hayatını kolaylaştıran yenilikçi teknolojiler geliştirmeye odaklanmaya devam ediyoruz” denildi. Bu açıklama, OpenAI’ın iddiaları ciddiye aldığını ancak aynı zamanda kendi vizyonundan sapmadığını göstermeye yönelik bir çaba olarak değerlendirilebilir.

Kaynak: Techcrunch

Paylaş