Son Dakika
Meta’nın üst düzey yöneticisi, şirketin olmadığını iddia ettiği tartışmalı yüz tanıma özelliğini detaylı olarak anlattı.
Teknoloji

Meta’nın üst düzey yöneticisi, şirketin olmadığını iddia ettiği tartışmalı yüz tanıma özelliğini detaylı olarak anlattı.

21 Temmuz 2026 · 4 dk okuma · 3 görüntülenme · Gökyüzü Mühendisi

## Meta’nın “Akıllı Gözlükleri”nde Yüz Tanıma Skandalı: Gizli Özellik mi, Yoksa Tamamen Uydurma mı?

Haziran ayında, Wired dergisinin yürüttüğü bir soruşturma, Meta’nın “AI Gözlükleri”ne gizlice yüz tanıma teknolojisi entegre ettiğini ortaya çıkardı. Bu teknoloji, giyilebilir cihazların kullanıcılarının karşılaştığı kişilerin yüzlerini tarayıp, bu verileri kullanıcının telefonunda saklanan yüz örnekleriyle eşleştirmeyi amaçlıyordu. Wired, özelliğin henüz tüketicilere sunulmamasına rağmen, “NameTag” olarak adlandırılan bu sistemin, giyen kişinin yüzünü benzersiz biyometrik özelliklere (genellikle “yüz izi” olarak bilinir) dönüştürdüğünü ve bunları kullanıcının telefonunda saklanan verilerle karşılaştırdığını belirtmişti.

Bu haber, Meta yöneticileri arasında büyük bir rahatsızlık yarattı. Şirketin geçmişte yaşanan veri gizliliği ihlalleri göz önüne alındığında, “pervert glasses” olarak da adlandırılan bu tartışmalı cihazların yüz tanıma teknolojisi kullanabileceği ortaya çıkması, zaten kötü durumda olan şirketin itibarını daha da zedeledi.

Meta’nın sözcüsü ve iletişim bölümünün başkanı Andy Stone, Wired’ın haberinin “entellektüel açıdan dürüst olmayan” ve “tıklama tuzağına düşüren bir içerik” olduğunu savundu. Ayrıca, NameTag özelliğinin tamamen uydurma olduğunu iddia etti.

Ancak, Meta’nın baş teknoloji sorumlusu Andrew “Boz” Bosworth, The Atlantic CEO’su ve podcaster Nick Thompson ile yaptığı bir röportajda, bu özelliğin aslında var olduğunu ima eden açıklamalarda bulundu. Bu durum, şirketin diğer yöneticilerinin açıklamalarıyla çelişiyordu.

Bosworth, NameTag’ın “yerel olarak cihazınıza şifrelenmiş” olacağını ve giyen kişinin “gözlükleriyle tanıştığı, kendini tanıtan veya ‘bu David, bu kişiyi hatırla’ dediğiniz kişileri” kaydedeceğini belirtti. Ayrıca, verilerin yalnızca giyen kişi tarafından erişilebilir olacağını ve merkezi bir veri tabanında saklanmayacağını vurguladı.

Bosworth, NameTag’ın “kullanıcının önünde duran birine ait olduğunu gösteren bir isim” sağlayarak, kullanıcıların sosyal ortamlarda yaşadığı “kimin olduğunu hatırlayamama” sorununa çözüm sunabileceğini ifade etti. Bu özelliğin, özellikle görme yetersizliği olan veya hafıza problemleri yaşayan kişilerin sosyal etkileşimlerini kolaylaştırabileceğini savundu.

Wired’ın haberinde, yüz tanıma teknolojisinin merkezi bir veri tabanında toplanmadığı ve özelliğin henüz kullanıcılara sunulmadığı belirtilmişti. Ancak, Meta’nın farklı zamanlarda yaptığı açıklamalar arasındaki tutarsızlıklar, şirketin şeffaflık konusunda ciddi sorunlar yaşadığını gösteriyor.

Meta, bu tartışmaların ortasında, devam eden bir tüketici zarar davasıyla karşı karşıya. İki İsveç gazetesinin araştırması, şirketin akıllı gözlük kullanıcılarının kayıtlarını topladığı ve bunları insan veri etiketleyicilere gönderdiği ortaya çıkarmıştı. Bu durum, Meta’nın gizlilik taahhütlerine rağmen kullanıcı verilerini nasıl kullandığına dair ciddi soruları gündeme getirmişti.

“Gizliliğe uygun olarak tasarlandı, sizin kontrolünüzde,” diyen Meta’nın akıllı gözlükleri için oluşturulan bir web sayfasının ironisi dikkat çekici. Bu durum, şirketin geçmişteki uygulamaları ve mevcut tartışmalar ışığında, tüketicilerin Meta’ya olan güvenini yeniden sorgulamasına neden oluyor.

Daha Fazla Bilgi: Meta Furious Over Bombshell Smart Glasses Revelation

Kaynak: Futurism

Paylaş