Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri uzay sistemlerinin daha hızlı bir şekilde konuşlandırılmasını sağlamak amacıyla 2019 yılında kurulan Uzay Geliştirme Ajansı (SDA), nihayet ilk operasyonel uydularını yörüngeye oturtmaya hazırlanıyor. Ancak, bu önemli dönüm noktasında, Pentagon’un ajansı kapatma ve onu yeniden yapılandırılmış bir tedarik sistemine entegre etme planları bulunuyor.
SDA’nın geleceği konusunda şaşkınlık yaşamak imkansız; Kongre’nin her iki kanadındaki milletvekilleri de bu yılki Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası taslaklarında ajansın kapatılmasını desteklemiş durumda. Bu durum, 1957 yılında Sovyetler Birliği tarafından fırlatılan Sputnik uydusunun ardından başlayan ve Amerika’nın uzay yarışındaki rekabeti şekillendiren dönemin karmaşıklığını akla getiriyor.
SDA’nın temel görevi, yüzlerce uyduyu içeren bir ağ oluşturmaktı. Bu uydu ağı, düşük yörüngede konuşlanacak ve balistik ve hipersonik füzelerin tespitini, takibini ve hedeflemesini sağlayacaktı. Askeri çevreler bu konstellasyona “Proliferated Warfighter Space Architecture” (PWSA) adını veriyor. Pentagon’un şu anda daha yüksek jeosenkron yörüngelerde konuşlu, eski nesil füze uyarı uydularından oluşan küçük bir filosu bulunuyor. Bu uydular maliyetli ve saldırılara karşı savunmasız; ayrıca Dünya’ya olan uzaklıkları nedeniyle daha küçük ve daha sönük füzeleri tespit etmede yetersiz kalabiliyorlar.
SDA’nın stratejisi, her iki yılda bir yeni nesil izleme ve veri “taşıma” uydularının hızlı bir şekilde tedarik edilmesini, geliştirilmesini ve hizmete alınmasını içeriyordu. Ajans, ABD uzay endüstrisindeki birçok şirketin geliştirdiği uydu ve sensörleri kullanarak geniş bir ağ oluşturmayı hedefliyordu. SDA’nın yeni uydularının fırlatılması planlanırken, yaklaşık olarak aylık bir sıklık hedeflenmişti.
Zorlu Süreçler
SDA’nın misyonunun büyük bir kısmı, farklı bir yapı altında ABD Uzay Kuvvetleri bünyesinde devam edecek. Füze uyarı ve veri iletim uyduları, Pentagon’un planladığı “Golden Dome” füze kalkanı projesinin bir parçası olacak. Bu proje, Trump yönetimi döneminde Uzay Kuvvetleri için belirlenen öncelikli hedeflerden biriydi.
Kaynak: Arstechnica