Snap, çocuklara ve gençlere zarar verdiği iddia edilen davalarda uzlaşmaya varan en son büyük teknoloji şirketi oldu. Şirket, bu ayın sonunda mahkemeye gitmesi planlanan bir davada “geçici” bir anlaşmaya vardı.
TikTok kısa süre önce, Los Angeles’ta gelecek hafta başlayacak jüri duruşması öncesinde, davacı olan ve kısaca “R.K.C.” olarak bilinen kişiyle ilgili davasının kendi bölümünde uzlaşmaya varmıştı. YouTube da benzer şekilde bir anlaşmaya vardı, böylece Meta tek başına kalan sanık konumunda kaldı.
Meta, sosyal medyanın çocuklara yönelik riskleri üzerine odaklanan benzer davalarda daha önce de başarısız olmuştu; örneğin bu yılın başlarında New Mexico’da yaşanan bir dava, şirketin bu konuda ilk kez kaybettiği dava oldu. Aynı şekilde, Los Angeles jürisi de Meta ve Google’ı ortak olarak sanık gösteren başka bir davada, “K.G.M.” veya Kaley olarak bilinen davacıya 6 milyon dolarlık tazminat ödenmesine karar verdi.
Bu davaların oluşturduğu emsal teşkil eden kararlar, sosyal medya platformlarına yönelik yeni bir dava dalgası başlattı; bu davalar, platformların bağımlılık yaratan özellikleri ve gençlerin ruh sağlığına olumsuz etkileri olan algoritmaları gibi iddialara odaklanıyor. Bu davaların sonuçları, şirketlerin daha güçlü çocuk koruma önlemleri, ebeveyn kontrolü ve gelecekteki davaları önlemeye yardımcı olacak diğer tasarım değişiklikleriyle platformlarını yeniden şekillendirmesine yol açabilir.
Snap’in anlaşmasının şartları açıklanmadı; ancak Bloomberg’e göre Snap, anlaşmanın sağlandığını teyit etti. Snap, derhal yorum talebine yanıt vermedi.
Bu gelişmeler, aslında uzun bir geçmişe sahip olan ve Türkiye’de de benzer sorunlarla karşılaşılmış olan bir konuyu gündeme getiriyor. 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu döneminde, kahvehanelerin yaygınlaşmasıyla birlikte, gençlerin bu mekanlarda vakit geçirmesi ve bazı durumlarda ahlaki değerlere aykırı davranışlarda bulunmaları üzerine endişeler ortaya çıkmıştı. Dönemin yetkilileri, kahvehanelerin düzenlenmesi ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması için çeşitli önlemler almışlardı. Bu örnek, günümüzdeki sosyal medya platformlarının yarattığı benzer sorunlara dikkat çeken tarihi bir paralelliği temsil ediyor.
Kaynak: Techcrunch