Son Dakika
Spellbook, yapay zekayı kullanarak dünya çapındaki sözleşme süreçlerini dönüştürüyor.
Teknoloji

Spellbook, yapay zekayı kullanarak dünya çapındaki sözleşme süreçlerini dönüştürüyor.

18 Temmuz 2026 · 5 dk okuma · 3 görüntülenme · bekir

Yapay Zeka Çağında Sözleşme Yönetiminde Yeni Bir Dönem: Spellbook’un Vizyonu

Her veri merkezinin, her roket fırlatışının arkasında binlerce anlaşma yatar.

“Her veri merkezinin, her roket fırlatışının arkasında binlerce anlaşma yatar.”

Scott Stevenson, Spellbook

Toronto merkezli teknoloji girişimi Spellbook, yapay zeka yazılımlarının hakimiyet kazandığı yeni dönemde sözleşmelerin taslak haline getirilme ve imzalanma süreçlerini kökten değiştirmeyi hedefliyor. Şirket, Salı günü sınırlı sayıda müşterisine “Spellbook Autonomous Contract Management” (ACM) ürününü tanıttı. Bu hamleyle amaç; sözleşme oluşturma, imzalama ve yenileme süreçlerini daha akıcı hale getirirken, şirketin yönetim kadrosunu güçlendirmek ve hukuk ekipleri için kapsamlı bir “hepsi bir arada” sözleşme yöneticisi olarak konumlanmasını sağlamak.

Spellbook’un kurucu ortağı ve CEO’su Scott Stevenson, BetaKit ile yaptığı görüşmede bu yeni aracı, kurumları birbirine bağlayan “görünmez bağ” olarak tanımlanan anlaşmaların temel altyapısı olarak nitelendiriyor. Stevenson, bu tür sözleşmelerin öneminin genellikle göz ardı edildiğini ancak aslında her büyük operasyonun kalbinde yer aldığını vurguluyor.

Başlangıçta St. John’s’da “Rally” ismiyle kurulan ve avukatlar için bir sözleşme inceleme platformu olarak yola çıkan Spellbook, bugün Khosla Ventures tarafından desteklenen ve 350 milyon dolar değerlemeye ulaşan güçlü bir oyuncu haline geldi. Şirket, şu an 80 farklı ülkede, Dropbox’ın kurum içi hukuk ekibi ve dünyanın önde gelen hukuk firmalarından Kennedys gibi devleri dahil olmak üzere 4.500’den fazla müşteriye hizmet veriyor. Ayrıca, hızla büyüyen legaltech (hukuk teknolojisi) pazarında rekabetçi konumunu sağlamlaştırmak adına Mart ayında rakiplerini bünyesine katmak için 40 milyon dolarlık bir borç finansmanı sağladı.

Şirketin sunduğu yeni araç, e-posta veya Slack verilerini kullanarak otomatik olarak bilgi çekebiliyor ve yeni sözleşme taslakları oluşturabiliyor. Bu süreçte avukatlar, sistemin hazırladığı kuyruğu sadece incelemekle görevli hale geliyor. Taslak onaylandığında Spellbook, belgeyi imzalar için ilgili taraflara dağıtıyor. İmza süreci tamamlandığında ise doküman, aranabilir bir geçmiş kaydına dahil ediliyor ve teknoloji, yaklaşan yenileme tarihlerini sürekli olarak takip ederek uyarılar gönderiyor. Stevenson, bu sistemi DocuSign gibi sadece imza odaklı araçlarla kıyaslarken, Spellbook’un yapay zeka platformunun sözleşmenin tüm yaşam döngüsünü yönetmek üzere tasarlandığını belirtiyor.

Sözleşme yönetimindeki bu dönüşüm, aslında ticari güvenin tarihsel evrimiyle paralel bir noktada duruyor. Orta Çağ Avrupa’sında tüccarların farklı bölgeler arasında ticaret yaparken birbirlerine güvenebilmeleri için geliştirdikleri “Lex Mercaria” (Ticaret Hukuku) geleneği, sözlü vaatlerden yazılı ve standartlaştırılmış kurallara geçişin ilk büyük adımıydı. Sanayi Devrimi ile birlikte bu süreç, kağıt üzerindeki hukuki metinlerin karmaşıklığına ve standardizasyonuna evrildi. Bugün Spellbook’un sunduğu teknoloji, bu tarihsel süreci bir adım öteye taşıyarak; insan hatasını minimize eden, veriye dayalı ve otomatikleşmiş bir “hukuki altyapı” inşa ediyor.

Ayrıca şirket, 2024’ün son çeyreğinde “Spellbook Radar” adlı ek bir özelliği piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Bu özellik, sözleşmeleri etkileyebilecek dış politika değişikliklerini tespit edebilecek; örneğin bir bölgedeki istihdam yasasının güncellenmesi durumunda mevcut bir sözleşme maddesinin artık geçerli olup olmadığını otomatik olarak kontrol edecek. Şirket, ilk geri bildirimleri değerlendirdikten sonra yaklaşık bir veya iki ay içinde tüm müşterileri için erişimi genişletmeyi planlıyor.

Yapay zeka yardımcılarının hukuk uygulamalarında yaygınlaşmasıyla birlikte yaşanan hatalar, ciddi eleştirilere ve hukuki sonuçlara yol açabiliyor. Geçtiğimiz aylarda bir Kanada avukatı, yapay zeka tarafından üretilen ve içeriği uydurma referanslarla dolu mahkeme belgelerini sundüğü için 30.000 dolardan fazla para cezasına çarptırıldı. Ancak sözleşme söz konusu olduğunda Spellbook, teknolojinin mevcut insan hatalarını düzelteceğine güveniyor. Şirketin yürüttüğü iç bir çalışmaya göre, SEC’e sunulan sözleşmelerin yüzde 60’ı taslak aşamasında hata içeriyor; bunların çoğu küçük olsa da her 40 sözleşmeden biri “yüksek riskli” hatalar barındırıyor.

Spellbook, kadrosuna Shopify’ın eski teknoloji yöneticisi Jean-Michel Lemieux gibi isimleri de dahil etti. Kendisini bir “yönetici kaptan” olarak tanımlayan Lemieux, ürün ve mühendislik ekiplerinin ötesinde birçok farklı alanda değer katabiliyor. Lembook’un odağının sözleşmelere yoğunlaşması, hızla büyüyen legaltech sektöründeki konumunu güçlendiriyor. Lemieux’un belirttiği gibi; ticareti hızlandırmak için sözleşme süreçlerini hızlandırmak kritik bir adım. Eğer kalite ve hız artarsa, şirketler bu süreci doğrudan iş büyümesi olarak değerlendirecekler.

Şirket şu an sadece büyük hukuk firmalarını değil, IKEA ve Panasonic gibi dev şirketlerin bünyesindeki hukuk ekiplerinin yanı sıra küçük ve orta ölçekli hukuk firmalarını da hedefliyor. Bu geniş kapsamlı yaklaşım, teknolojik dönüşümün sadece elit bir kesim için değil, ticaretin her kademesinde güveni sağlamlaştırmak için kullanılacağını gösteriyor.

Kaynak: Betakit

Paylaş