Tesla Kazasında Sürücünün Hızlanma Pedalına Yüzde 100 Basması Gözlemlendi
Ulusal Ulaşım Güvenlik Kurulu (NTSB), Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Haziran ayında bir eve çarpan Tesla’nın sürücüsünün hızlanma pedalına %100 basarak şirketin Full Self-Driving (Supervised) yazılımının kontrolünü elinden aldığını belirtti.
NTSB’nin açıklamasında, Tesladan elde edilen verilere göre, araç Teksas eyaletindeki Katy şehrinde bir eve çarptığında saatte yaklaşık 113 kilometre (70 mil) hızla ilerliyordu ve bu kazada 76 yaşındaki Martha Avila adlı bir kadın hayatını kaybetti. Kazanın ardından, merhumenin ailesi tarafından sürücü Michael Butler ve Tesla hakkında ihmal iddiasıyla dava açıldı. Butler ayrıca görevsizlik suçlamasıyla da yargılanıyor.
Bu kaza, aslında daha geniş bir sorunun parçası. 1986’da yaşanan Çernobil felaketi gibi, bu tür olaylar, teknolojinin kontrolsüz kullanımının ve güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesinin potansiyel sonuçlarını acı bir şekilde gösteriyor. Aynı şekilde, 2000 yılında Hindistan’ın Gujarat eyaletinde meydana gelen büyük deprem, yapısal güvenliğin önemini vurgularken, bu Tesla kazası da otonom sürüş teknolojisinin henüz tam olarak güvenli olmadığına işaret ediyor. Bu tür olaylar, geçmişteki felaketlerden çıkarılan derslerin günümüzde de hala geçerli olduğunu ve sürekli dikkat gerektirdiğini gösteriyor.
Güvenlik kurulu, bu bilgileri kazayla ilgili yürüttüğü soruşturmanın ilerleyişine ilişkin olarak yayınladığı ön raporun bir parçası olarak paylaştı. Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi de bu olayı inceleiyor.
Elde edilen veriler, Tesla’nın kazayla ilgili yaptığı açıklamaları doğruluyor. Şirket, olaydan hemen sonra yaptığı açıklamalarda, gelişmiş sürücü destek sisteminin suçlu olmadığını savunmuştu. “Bu iddia hiçbir anlam ifade etmiyor. Otonom sürüş sistemi, mahallelerde yavaş hızlarda ilerler ve bu bir yüksek hızlı kaza!” diye yazdı Tesla CEO’su Elon Musk, olayın hemen ardından sosyal medya platformu X üzerinden.
Tesla Kazası: Sürücü Manslaughter Suçlamasıyla Yargılanıyor
Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), 44 yaşındaki sürücünün, Rose Hollow Lane’de, saatte 48 kilometre (30 mil) hız sınırı olan bu ikili şeritli konut bölgesindeki yolda “Full Self-Driving (Supervised)” özelliğini kullanırken kaza yaptığını açıkladı. Güvenlik kamerası görüntüleri, aracın bir kavşakta hızlanarak yoldan ayrılıp bir eve çarptığını gösterdi. NTSB’ye göre, “hava açık, yol kuru ve gündüz koşulları” mevcut idi.
Tesla, “Full Self-Driving (Supervised)” özelliğini kullanan sürücülerden, yolun dikkatini çekmelerini ve her an kontrolü ele almaya hazır olmalarını bekler. Michael Butler adlı şüphelinin yetkililere, bilincini kaybettiğini ve Tesla’nın sürüş yardım sistemini kullandığını söylediği belirtildi. Polis, şüphelinin Google aramalarında “Tesla FSD yeterince agresif değil 2026”, “Tesla yeterince agresif değil” ve “Tesla FSD çok çekingen” gibi terimlerin geçtiğini tespit etti. Bu olay, otonom sürüş teknolojilerinin güvenilirliği konusundaki endişeleri bir kez daha gündeme getirirken, geçmişte yaşanan benzer kazalar ve çevresel felaketler de dikkatleri bu konuya çekiyor. Örneğin, 1986’daki Çernobil nükleer faciası, teknolojik hataların ve insan hatasının doğal çevreye ne gibi yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini göstermişti. Benzer şekilde, 2005’teki Exxon Valdez petrol sızıntısı, endüstriyel kazaların ekosistemler üzerindeki uzun vadeli etkilerini gözler önüne sermiştir. Bu tür olaylar, teknolojik ilerlemenin potansiyel risklerini anlamanın ve önlemler almanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktadır.
Yerel ABC haberleri televizyon kanalı KTRK TV’ye göre, Butler hakkında manslaughter suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Kaynak: Techcrunch