Son Dakika
Warner Bros. Discovery’nin dev satışıyla ilgili bilmeniz gerekenler.
Teknoloji

Warner Bros. Discovery’nin dev satışıyla ilgili bilmeniz gerekenler.

21 Temmuz 2026 · 12 dk okuma · 5 görüntülenme · Gökyüzü Mühendisi

Medya Dünyasında Rekor Büyüklükte Birleşme: Paramount’tan Dev Hamle

Bu yılın başlarında, yayın ve eğlence sektöründe daha önce görülmemiş büyüklükte bir anlaşma gerçekleşti. Bu devasa birleşme, sadece büyüklüğüyle değil, aynı zamanda Hollywood ve medya dünyasını kökten değiştireceği öngörüsüyle de dikkat çekiyor.

Yıllardır milyarlarca dolarlık borç yükünün altında ezilen Warner Bros. Discovery, azalan yayın izleyici sayıları ve rekabetin yoğun olduğu bir dönemde, önemli stratejik değişiklikler üzerinde düşünüyordu. Bu değişiklikler arasında, eğlence varlıklarını rakiplerinden birine satmak da yer alıyordu.

Birçok büyük oyuncu, bu medya devini bünyesine katmanın potansiyelini gördü. Aralık ayında Netflix, WBD’nin stüdyolarını ve yayın platformlarını 82,7 milyar dolara satın alacağını duyurdu.

Ancak, Şubat ayının sonlarında yaşanan beklenmedik bir gelişmeyle, David Ellison yönetimindeki Paramount, bu rekabette üstünlüğü ele geçirdi. Paramount, Warner Bros. Discovery’nin tüm varlıklarını, stüdyolarını, HBO’yu, yayın platformlarını, oyunlarını ve CNN ile HGTV gibi TV kanallarını 111 milyar dolara satın almayı teklif etti. Bu arada, Paramount yakın zamanda Ellison tarafından satın alınmış ve bu devralmada babası Larry Ellison’ın (Oracle’ın başkanı, dünyanın en zengin 6. kişisi ve büyük bir Trump destekçisi) önemli desteği olmuştu.

Bu durum, aslında Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanan benzeri gelişmelerin günümüzdeki yankısı gibi. Örneğin, 17. yüzyılda Köprülü ailesinin yükselişiyle birlikte devlet yönetiminde yaşanan hızlı değişimler ve farklı siyasi grupların rekabeti, Warner Bros. Discovery’nin satın alınmasıyla ortaya çıkan karmaşık ilişkileri akla getiriyor.

.

Paramount’un teklifi, Haziran ayında ABD Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) rekabet hukuku dairesi tarafından onaylandı. Ancak, 13 Temmuz’da 12 eyaletin başsavcılarından oluşan bir koalisyonun açtığı dava üzerine, bir federal hakim bu anlaşmanın yürütülmesini geçici olarak durdurdu.

Şimdi tam olarak neler olup bittiğini, hangi konuların risk altında olduğunu ve bundan sonra ne olabileceğini inceleyelim.

Neler Gerçekleşti?

Tüm bu süreç, Ekim ayında başladı. Warner Bros. Discovery (WBD), potansiyel bir satış sürecini başlatacağını ve sektördeki büyük oyuncuların ilgisi üzerine bu konuyu değerlendirdiğini duyurdu. Bu, aslında Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemindeki benzeri bir durumun modern versiyonu gibi; farklı beyliklerin (bu durumda şirketlerin) kendi çıkarları doğrultusunda bir araya gelme veya ayrılma potansiyelini barındırıyor.

Bu süreçte, 1923’de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması gibi, farklı ekonomik ve siyasi güçlerin etkileşimi söz konusu. Bu durum, sadece şirketler arasındaki bir anlaşmazlık olmanın ötesinde, daha geniş bir ekonomik ve politik dengenin yansımasıdır.

How Apple’s big lawsuit could disrupt OpenAI’s IPO plans | Equity Podcast
Press shift question mark to access a list of keyboard shortcuts

Keyboard Shortcuts
Shortcuts Open/Close/ or ?
Play/PauseSPACE
Increase Volume
Decrease Volume
Seek Forward
Seek Backward
Captions On/Offc
Fullscreen/Exit Fullscreenf
Mute/Unmutem
Decrease Caption Size
Increase Caption Size+ or =
Seek %0-9

İhale süreci hızla rekabetçi bir hale geldi ve Paramount ile Comcast, ciddi rakipler olarak öne çıktı. Başlangıçta Paramount‘un, Warner Bros. Discovery ile birleşme konusunda ön sıralarda olduğu düşünülüyordu.

Ancak, WBD yönetim kurulu sonunda, bu devasa şirketin sadece film, televizyon ve yayın hakları için 82,7 milyar Dolar (yaklaşık 345 milyar TL) teklif eden Netflix’in teklifinin en cazip olduğuna karar verdi.

Bu durum, aslında Osmanlı İmparatorluğu döneminde sıkça karşılaşılan bir olayı akla getiriyor. Özellikle tütün ve baharat ticaretinin yoğun olduğu dönemlerde, farklı ülkeler arasındaki rekabet o kadar büyüktü ki, bazen diplomatik ilişkiler bile gerginleşiyordu. Örneğin, 18. yüzyılda İran’dan gelen ipek ve baharatların Avrupa’ya ulaşması için Osmanlı İmparatorluğu’nun izni gerekiyordu. Bu da hem Osmanlı’ya önemli gelir sağlıyor, hem de rekabeti daha da kızıştırıyordu.

Böylece, rekabetçi tekliflerin yarıştığı bir dönem başladı. Paramount, yaklaşık 108 milyar dolarlık (yaklaşık 450 milyar TL) bir değerle Warner’ın tüm varlıklarını satın alma teklifinin, Netflix’in sadece stüdyolar ve yayın platformlarına odaklanan teklifinden daha üstün olduğuna inanıyordu. Teklifini daha cazip hale getirmek için, Netflix Ocak ayında anlaşmayı yeniden düzenleyerek, Warner Bros. Discovery’nin hisse başına 27,75 dolardan (yaklaşık 116 TL) oluşan tamamen nakit bir teklif sundu. Bu hamle, yatırımcıları daha da rahatlatarak anlaşmanın ilerlemesi için zemin hazırladı.

Paramount ise WBD’yi satın alma girişimlerinden vazgeçmedi. Ancak Warner yönetim kurulu, defalarca Paramount’un tekliflerini reddetti. Reddin temelinde yatan endişeler, Paramount’un yüksek borç yükü ve teklifin beraberinde getireceği artan risklerdi. Ayrıca, Paramount’un teklifini finanse eden yatırımcılar arasında Suudi Arabistan, Katar ve Abu Dabi’nin devlet gelir fonlarının bulunması da yönetim kurulunun kaygılarını artırmıştı. Yönetim kurulu, Paramount’un teklifinin birleşmiş şirketi 87 milyar dolarlık (yaklaşık 365 milyar TL) bir borçla karşı karşıya bırakacağını ve bu riskin o dönemde kabul edilemez olduğunu belirtiyordu.

Bu durum, aslında Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaşanan benzeri rekabetleri akla getiriyor. O dönemlerde de farklı devletler, aynı toprak parçaları veya kaynaklar üzerinde nüfuz alanı kurmak için birbirleriyle yarışıyorlardı. Tıpkı günümüzdeki bu medya devlerinin mücadelesinde olduğu gibi, geçmişte de ekonomik ve politik güç odakları, kontrolü ele geçirmek için amansız bir mücadele veriyorlardı.

Ocak ayında, Paramount, dava açarak Netflix anlaşması hakkında daha fazla bilgi talep etti. Bir ay sonra, şirket, Warner Bros. hissedarlarına yönelik cazibeyi artırmak amacıyla, anlaşmanın 31 Aralık 2026’ya kadar sonuçlanmaması durumunda hisse başına 0,25 dolarlık bir “ticking fee” (sürekli artan ücret) teklif ettiğini duyurdu. Ayrıca, Warner’ın anlaşmadan geri adım atması durumunda 2,8 milyar dolarlık fesih ücretini ödeyeceğini de belirtti.

Daha sonra, Paramount, anlaşmayı sağlamak için son bir girişim olarak, Şubat ayında teklifini hisse başına 31 dolara çıkardı. Bu durum, Warner Bros. yönetim kurulu’nun, potansiyel bir anlaşma konusunda Paramount ile görüşmeleri uzatmasına neden oldu ve bu teklifin daha cazip olduğu değerlendirildi. Netflix ise, teklifini artırmayı reddetti ve müzakerelerden çekildi.

Netflix’in eş CEO’ları Ted Sarandos ve Greg Peters, 26 Şubat’ta yapılan açıklamada, “Müzakere ettiğimiz anlaşma, hissedar değeri yaratacak ve düzenleyici onay için açık bir yol sunacaktı. Ancak, her zaman disiplinli olduk ve Paramount Skydance’ın en son teklifini eşitlemek için gereken fiyatla, anlaşma artık finansal olarak cazip değil, bu nedenle Paramount Skydance’ın teklifine karşılık vermeyi reddediyoruz” dediler.

Bu durum, günümüzde sıkça karşılaşılan karmaşık şirket birleşmeleri ve satın almalarının ne kadar zorlu süreçler olabileceğini bir kez daha gösteriyor. Tarihsel olarak bakıldığında, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bile, farklı devletlerin veya beylerin topraklarını birleştirmek için yapılan anlaşmaların, siyasi entrikalarla dolu ve uzun süren müzakereler gerektirdiği bilinmektedir. Örneğin, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmeden önce yaptığı görüşmelerde, Bizans İmparatorluğu ile yapılan anlaşmaların, her iki tarafın da çıkarlarını korumaya yönelik karmaşık detaylar içerdiği tarihi kayıtlarda yer almaktadır.

Paramount’un zaten taşıdığı milyarlarca dolarlık borcun yanı sıra, şirket aynı zamanda anlaşma kapsamında Warner Bros. Discovery’nin sahip olduğu yaklaşık 33 milyar dolar tutarındaki borcu da devralacak bu anlaşma ile. Bu anlaşmanın finansmanı, Bank of America, Merrill Lynch, Citi ve Apollo Global Management’ın sağladığı 54 milyar dolarlık bir borç taahhüdü ve Larry Ellison’un katkı sağladığı 45,7 milyar dolarlık sermaye ile yapılacak.

Yasal Engeller ve Diğer Endişeler

Paramount, Warner Bros. Discovery ile yaptığı anlaşmanın finansal yükünün yanı sıra, işlemin başarısını etkileyebilecek başka sorunlarla da karşı karşıya. Bu durum, özellikle Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu döneminde sıkça karşılaştığı, farklı coğrafyalardaki imparatorlukların birleşmesi ve yönetişim zorluklarını akla getiriyor.

Örneğin, Larry Ellison’un yakın zamanda yaptığı açıklamalarda, gelecekte önemli işten çıkarmaların yaşanması beklentisi dile getirilmişti. Bu durum, eleştirmenler arasında zaten işten çıkarma ve maaş düşüşü endişeleri konusunda geniş bir tepki yaratmış durumda.

Ayrıca, Larry Ellison’un sektördeki tartışmalı kişiliği de dikkate alınması gereken bir faktör. CBS News’in sahibi olması ve Donald Trump yönetimine yakın duruşu eleştirilere yol açıyor. Ellison’un Paramount sahipliği döneminde, Trump yönetimine yönelik eleştirel haberlerin ya rafa kaldırıldığı ya da Bari Weiss gibi muhafazakar isimlerin atanmasıyla daha sıkı bir incelemeye tabi tutulduğu iddiaları bulunuyor.

Bu durum, Warner Bros. Discovery’a ait CNN’deki bazı çalışanlar arasında endişeye yol açtı. Trump, kendisi hakkında eleştirel yayın yapan haber bölümlerinden tavizler talep etti; örneğin, CBS ile 16 milyon dolarlık bir anlaşmaya vardı. FCC’nin (Federal İletişim Komisyonu) Ellison’ın Paramount’un devralımını onaylamasına rağmen, Trump’ın Netflix üzerindeki baskısı farklı bir boyutta gerçekleşti.

Netflix anlaşmadan çekilmeden önce, Trump şirketi eski Biden yönetimi yetkilisi Susan Rice’ı yönetim kurulundan çıkarması için baskı yaptı. Yeni sahiplerin altında CNN’yi kontrol altına almak istediğini açıkça belirtti.

Büyük ölçekli bir birleşmenin getirdiği düzenleyici incelemeler de önemli bir engel teşkil ediyor. Bu tür büyük anlaşmalar, doğal olarak yasama organlarının dikkatini çekiyor. Örneğin, 1071’de Malazgirt Savaşı’nda Anadolu Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Bizans İmparatoru ile yaptığı müzakereler ve ardından yaşanan savaş gibi, bu birleşme de farklı çıkar gruplarının ilgisini çekiyor.

Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta, 26 Şubat’ta yayımladığı açıklamada, “Bu iki Hollywood devinin henüz düzenleyici incelemeden geçmediğini” belirterek, Kaliforniya Adalet Bakanlığı’nın bu konuda aktif bir soruşturma yürüttüğünü ve konunun titizlikle takip edileceğini ifade etti.

Netflix’in bu anlaşmadan çekilmesi beklenirken, bir gün önce 11 eyalet başsavcısının oluşturduğu bir koalisyonun, ABD Adalet Bakanlığı’na (DOJ) başvurarak, bu birleşmenin rekabeti engelleyebileceği ve abonelik fiyatlarını artırabileceği endişeleriyle konuyu incelemesi talep ettiği ortaya çıktı. Bu gelişme, haziran ayında ABD senatörleri Elizabeth Warren, Bernie Sanders ve Richard Blumenthal’in de Adalet Bakanlığı’nın Rekabet Bölümü’ne benzer endişelerini dile getirmesinin ardından geldi. Senatörler, bu kadar büyük bir birleşmenin tüketiciler ve sektör genelinde ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Birleşmenin, yeni medya devine aşırı pazar gücü sağlayarak fiyatları artırmasına ve rekabeti engellemesine yol açabileceğini savunuyorlardı.

Adalet Bakanlığı’nın haziran ayında anlaşmayı onaylamasına rağmen, 12 eyalet başsavcısının oluşturduğu bir koalisyon, 13 Temmuz’da birleşmeyi durdurmak için dava açtı. Dava dilekçesinde, bu birleşmenin rekabeti azaltacağı ve sinemalar, kablo dağıtımcıları ve izleyiciler üzerinde olumsuz etkilere yol açacağı iddia ediliyordu. Bu koalisyona Kaliforniya liderlik ediyor; Arizona, Colorado, Connecticut, Massachusetts, Minnesota, Nevada, New Jersey, New Mexico, New York, Oregon ve Washington eyaletleri de bu girişime katılıyor.

Bu gelişmeler yaşanırken, ABD’nin Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaptığı bir diğer önemli anlaşma olan Tanzimat Fermanı da akla geliyor. 1839 yılında imzalanan bu ferman, tıpkı günümüzdeki büyük şirketler arasındaki anlaşmalar gibi, dönemin siyasi ve ekonomik dengelerini değiştirmeye yönelikti. Tıpkı Netflix-Warner Bros. Discovery birleşmesi gibi, Tanzimat Fermanı da uzun vadeli etkileri olan karmaşık bir süreç başlatmıştı.

Bu gelişmeler üzerine, ABD Bölge Yargıcı Araceli Martínez-Olguín, 14 günlük bir erteleme kararı aldı.

Anlaşmanın ne zaman tamamlanması bekleniyor?

Paramount’un, Warner Bros. Discovery’nin (WBD) satın alınması sürecini Temmuz ayında tamamlamayı hedeflemişti. Ancak, bu anlaşma şu anda 3 Ağustos tarihine kadar askıya alındı ve bir duruşma düzenlenecek; bu duruşmada, bu sürenin daha da uzatılıp uzatılmayacağına karar verilecek.

Takipte kalın…

Kaynak: Techcrunch

Paylaş