Son Dakika

Küba füzesi krizi Nedir?

19 Temmuz 2026 · 4 dk okuma · 2 görüntülenme · bekir

Küba Füzesi Krizi

Küba Füzesi Krizi (İspanyolca: Crisis de Octubre, Rusça: Карибский кризис), 16-28 Ekim 1962 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği hükümetleri arasında yaşanan, Soğuk Savaş döneminin nükleer bir savaşa dönüşmeye en çok yaklaştığı an olarak kabul edilen 13 günlük gerilim sürecidir. Karayip Krizi veya Ekim Krizi olarak da adlandırılan bu olay, her iki süper gücün birbirine karşı stratejik konumlarını güçlendirme çabalarının doruk noktasına ulaştığı bir dönemi temsil eder.

Küba Füzesi Krizi illustration
Küba Füzesi Krizi illustration

Krizin kökenleri, 1950’lerin sonundaki nükleer yarışa ve her iki gücün Avrupa üzerindeki hakimiyet arayışına dayanmaktadır. ABD, 1959 yılında İngiltere’de “Project Emily” kapsamında Thor nükleer füzelerini konuşlandırmış; 1961 yılında ise İtalya ve Türkiye’ye Jupiter nükleer füzeleri yerleştirmiştir. Bu füzelerin Moskova’yı vurabilecek menzilde olması, Sovyetler Birliği için ciddi bir tehdit oluşturmaktaydı. Aynı dönemde Küba’da Fidel Castro liderliğindeki hükümetin yükselişi ve Sovyetlerin Çin ile gerilen ilişkileri, Sovyet yönetimi tarafından stratejik birer değişken olarak değerlendirilmiştir. Bu faktörlere karşılık olarak, Nikita Kruşçev ve Fidel Castro arasındaki görüşmeler neticesinde, 1962 yılında Küba’ya nükleer füzeler yerleştirilmesi kararlaştırılmış ve ABD’nin olası bir işgal girişimine karşı caydırıcı bir güç oluşturulmak istenmiştir.

Ekim ayı başında bir U-2 casus uçağının çektiği fotoğraflar, Küba’da orta ve uzun menzilli füze tesislerinin inşa edildiğini kanıtlayarak krizi tırmandırmıştır. ABD Başkanı John F. Kennedy, bu gelişme üzerine Ulusal Güvenlik Konseyi üyeleri ve kilit danışmanlardan oluşan Executive Committee (EXCOMM) grubunu toplamıştır. Kennedy’ye başlangıçta Küba topraklarına yönelik bir hava saldırısı ve ardından gelen bir kara harekatı önerilmiş olsa da, başkan doğrudan bir savaş ilanı riskini azaltmak adına daha az agresif bir yol seçmiştir. 22 Ekim’de Kennedy, Sovyet füzelerinin adaya ulaşmasını engellemek amacıyla “blokaj” yerine diplomatik olarak daha esnek bir terim olan “karantina” (hapsedilme) yöntemini içeren bir deniz karantinası ilan etmiştir.

525th Fighter-Interceptor Squadron Convair F-102 Delta Dagger Four-Ship formation
525th Fighter-Interceptor Squadron Convair F-102 Delta Dagger Four-Ship formation

Krizin çözümü, Kennedy ve Kruşçev arasında varılan kritik bir uzlaşı ile mümkün olmuştur. Sovyetler Birliği, BM denetimi altında Küba’daki saldırgan silahlarını sökme taahhüdünde bulunurken; ABD karşılığında Küba’ya asla saldırmayacağını kamuoyuna açıklamış ve gizli bir anlaşma dahilinde Türkiye ve İtalya’daki nükleer füzelerini kaldırmayı kabul etmiştir. İngiltere’deki Thor füzeleri ise 1963 yılına kadar tamamen devreden çıkarılmıştır. Karşılıklı çekilmeler tamamlanana kadar deniz karantinası devam etmiş ve 20 Kasım 1962’de tüm saldırı silahlarının Küba’dan çekilmesiyle resmi olarak sona ermiştir.

Adlai Stevenson II shows aerial photos of Russian missiles in Cuba to the United Nations Security...
Adlai Stevenson II shows aerial photos of Russian missiles in Cuba to the United Nations Security…

Krizin hemen ardından, iki süper güç arasındaki doğrudan iletişimin hayati önemini kavramak amacıyla Moskova-Washington sıcak hattı (hotline) kurulmuştur. Bu durum, gelecekteki olası yanlış anlaşılmaları önlemek adına kritik bir diplomatik adım olmuştur. Ancak uzlaşmanın içeriği Sovyetler Birliği için bazı siyasi sonuçlar doğurmuştur; ABD’nin Türkiye ve İtalya’daki füzelerini çekme kararı gizli tutulduğu için Kruşçev, kamuoyu nezdinde geri adım atmış gibi görünmüş ve bu durumun yarattığı prestij kaybı, onun 1964 yılında iktidardan düşmesinde önemli bir faktör olarak değerlendirilmiştir.


Görsel Kaynağı: Wikimedia Commons

Paylaş